Şifrelerin geçersiz olduğu birkaç sual

İsrafil K.KUMBASAR

Millet düştü ’çoktan seçmeli’ama ’cevabı belli’ YGS skandalının peşine.
Cevap anahtarında ’şifre’ var mı, varsa ’kimlere’ sızdırıldı?
Ne acıdır ki, her işte olduğu gibi bu konuda da bir ’yöntem’ sorunu ile karşı karşıyayız.
Kamuoyunu yanıltan, tartışmayı ’farklı mecralara’taşıyan ve ’kafa karıştıran’ bu tür olaylarda daha en başta sorulması gereken soru şudur:
- “Cennet için her yol mübah mı?”
KPSSfiyaskosundan tutun da ’sürgün’ve ’atamalara’kadar hemen ’her alanda’sorulması gereken asıl soru budur.
Devamında ’soruları’ve ’cevap şıklarını’peşpeşe sıralayıp olan bitene yorum getirmeye çalışabiliriz.
Hadi ikinci soruyu da verelim:
- “Emaneti ehline veriniz” diye buyurulurken, burada ’ehilden’ kast edilen aşağıdakilerden hangisidir?
a) Cenaze levazımatçısı.
b) İHL’den sınıf arkadaşları.
c) Çocuğa burs veren işadamı.
d) Bazı ’STK’(!) liderlerinin işaret ettiği
şahıslar.
e) ’Tüyü bitmemiş yetim’dışında kalan
herkes.

***


Manzara bir tıkanmışlığın, duvara toslamanın, çaresizlik içinde debelenip durmanın aynalara yansımasıdır.
Dini ta başından beri ’ona buna sövmenin’ ve ’dünya-ukba saadetinin’aracı olarak görürseniz, başınıza gelecek budur.
Yerkürenin bir kenar mahallesinde, sanki ’evren kendileri için yaratılmış’pozuna bürünüp, diğer insanları ’hasım’ görenlerin marazi yapısı bizi bugünlere taşımıştır.
Onları İslam’ın ’evrensel’ boyutundan çok, ’büyük dedelerinin’ ellerinden alınan postları, ’bîat’orduları, ’çıkar’kanalları ilgilendirir.
Ama bu düşünce öyle bir kamufle edilir, öyle bir gizlenir ki, millete ’bir lokma, bir hırka’vaaz edenlerin birden bire ’trilyonlar’ ile oynamaları her seferinde gözden kaçırılır.
Boğazından kestiği üç beş kuruşla çocuğunu dersaneye gönderen anne-babalar sorar:
- “Acaba YGS’de bir şaibe var mı?”
Ah be teyzeciğim keşke bir tek YGS’de olsa şaibe. Keşke sadece ’üniversite kapılarında’kesilse çocuğunun önü.
De ki, bütün engelleri atlatıp sonunda üniversiteye girdi.
Ne olacak, KPSS’yi ne yapacaksın?

***

Hadi KPSS’yi de bir şekilde çözdük.
Atama bekleyen öğretmenlere inat, ’40 bin ithal öğretmen’ucubesini de mi duymadın hanım teyze?
Hani ’karpuz gibi’orta yerinden böldüler insanları, ’onlar’ve ’biz’diye benzetmesi yapacağız, ama değil. Bırakın karpuzun yarısı olmayı, bir ’incir çekirdeği’kadar bile yoklar.
Ama baştan da söyledik ya, ’milli-manevi değerleri’öyle güzel işleyip, öyle güzel efsunluyorlar ki milleti.
Organize durumdalar, o ’öbürünün’damadı, biri ’ötekinin’ kuzeni, bir başkası ’hanımannenin’yakını.
Alnı ’secdeden’ kalkmayan, üç kuruş bulunca Hicaz’ın yolunu tutan amcamız bile  “Yahu sen de mi görmüyorsun şu olup biteni?”  diye sorduğumuzda cevabı yapıştırıyor:
- “Yahu yeğenim, çalmayan mı var?”
Gelip dayandığımız yer burası işte.
’Hayatlar’ çalınıyor, ’örgütlü’bir şekilde milletin malının ve geleceğinin üzerine abanıyor birileri.
Millet oturmuş YGS’yi tartışıyor:
- “Şifre var mı, yok mu?”
Velev ki var, ne olmuş?

***

’Hayat sınavında’kündeye getirilmiş bir toplum, arada bir ’gözünü açar’gibi oluyor. Soruyor, sorguluyor tam ’sonuca’ulaşacak gibi oluyor.
Davudi bir ses yukardan çemkiriyor:
- “80 yılın tahribatını temizliyoruz. Şükredin, ’Elhamdülillah’deyin, ki biz varız.”
İyi ki varsınız (!)
Yalnız merak ediyoruz, ne kadarsınız, ‘ne zaman’ doyarsınız, ’ar damarınız’ ne durumdadır?
Hadi bu soruların cevaplarını da ’şifreleyin’de görelim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş