Şike davası ve karınca...

A+A-

Hep böyle yapıyorum! Sonra da dostlarımın bile çıkıp bana; “Şunun tamamını yazsana” diye sitem etmelerine neden oluyorum.
Ben de çıkıp onlara; “Lafın tamamı deliye bile değil, salağa denir” diye de 3-5 kelime bile edemiyorum. Onun için, bu kez sonu beklemeden net bir şekilde belirtiyorum:
“Şike davası, karıncanın Hac’ca gitmesine hesabına benzerse hiç kimse şaşırmasın.”
***
Ben diyeyim “Şike hesabı”, siz söyleyin “şike davası”, onlar desin; “Hukuk meselesi.” Her ne ise, ha Adem, ha Ali, olmadı Veli.
Her kim olursa olsun, yasama gücünü elinde bulunduranlar eliyle, yargı gücünün bile “erteleme moduna” tabii tutulmaya çalışıldığı bir ülkede, Trabzonspor, hatta Trabzon cephesinde bu iş hukuk zaferine dönüştürülmek isteniyor ise, hayal aleminde geziniliyor demektir.
Çünkü, bu ülkede hukukun, devlet-i aliyenin tepesindeki ekabirlerin deyimi ile nasıl “guguka dönüştürüldüğü” ortadadır ve de yargının en tepesindekiler tarafından da yüksek perdeden seslendirilmektedir. Haa!.. Böyle bir mücadeleye “yanlıştır” diyemem. Dersem, gerçeğe değilse bile, doğruya ihanet etmiş olurum.
Ama; “Bu ülkede, böyle bir  mücadele neye benziyor?” diye sorarsanız, hemen aklıma karıncanın Hac’ca gitme kıssası gelir.
***
Karıncanın  yola revan olduğunu görenler, “Nereye gidiyorsun?” diye sormuşlar.
Karınca da; “Mekke, Medine’ye, Hac’ca” cevabını vermiş.
“Sen bu adımlarla Hac’ca gidemezsin ki” denilince de, “Gidemez isem, yolunda da ölemem mi?” karşılığını vermiş.
***
Trabzonspor hesabına şike davasının özeti de, gidişatı da (her şey ortada ama yine de göreceksiniz diyorum), sonucu da budur.
Onun için, “Aman haaa! Sakın ha...” diyorum.
***
Hele hele, bu işi birileri “suni gündem yaratmak”, kimileri “iyi veya  kötü olsun, ama reklam olsun”, bazıları “gündemi meşgul etmek”, kendi çıkarlarına hesabı büyük olanlar da “Trabzonspor’u geçmişi ile oyalayıp, geleceğini elinden almak için” hesabıyla kullanıyor ise,çok ama pek çok uyanık olunmalıdır. Bugünkü Trabzonspor camiasının tersi bir şekilde...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları