Şike-mike

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU
Bu haftanın “Anayasa değişikliği” dışındaki diğer tartışma konusu “futbolda şike” idi.
Şike yaptıkları iddiasıyla pek çok kişiye operasyon yapıldı, çok sayıda tutuklamalar oldu.
Bunları görüp, suçlanan bir futbolcunun da, “Bataklıktaki sivrisinekleri bıraksınlar, timsahları yakalasınlar” sözlerini dinleyince; timsahların asla yakalanamayacağını düşündüm.
Gelin hep birlikte düşünelim ve
hatırlayalım.
Şike yalnızca futbolda mı yapılıyor?
Medyada, siyasette, ekonomide ve hatta yargıda şike olmuyor mu?
Devleti (devletleri) yönetenler şike yapmıyor mu?
Hükümettekiler halka açık şike uygulamıyor mu?
Uyguluyor.
Ama hepsinin bir adı var.
Eğer “şike” yerine başka bir ad bulursanız (şikenin adı mike olursa), alkış da alıyorsunuz!
Diyeceksiniz ki mike de ne?
 “Mike” her şey olabilir. Aşağıda örnekler veriyorum.
Önce şike ne demek, sözlükler nasıl tanımlıyor ana bakalım.
Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde şikenin tanımı şöyle:
Şike: 1- Maddi veya manevî bir çıkar karşılığı anlaşma ile bir maçın sonucunu değiştirme, danışık spor karşılaşması yapma.
2- Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak
bir iş yapma, aldatma.
3- Bir çıkar karşılığı anlaşarak
bir işi yapmak.
Hepimizin bildiği “Mike”ler...
Yani, şike yalnızca sporda maçı satmak demek değilmiş. “Anlaşarak” ya da “uzlaşarak” bir herhangi bir iş yapmak veya “aldatmak” da şikenin kapsama alanında imiş. Mutlaka ortada para olması gerekmiyor, “manevi bir çıkar” da şike sayılıyormuş. Aslında sadece “işi yapmak” değil, bazen “yapılması gerekeni yapmamak” da
şike sayılır.
Şimdi örnekler verelim.
Medyadaki şikenin adı “çanak soru” sormak, ya da “danışıklı program” yapmak. Veya tam tersi, “sorulması gereken soruyu sormamak” da şike. Hani bugün birçok parti genel başkanı şikeye karşı ya!.. Ama bir kısmı çıktıkları televizyon tartışma programlarına gitmeden önce, “nelerin sorulmayacağını” ya da “sorulmasını istediklerini” önceden kesinleştiriyorlar. Karşısına oturup soru saracak program dışı gazeteci varsa, onların isimlerini de kendisi onaylıyor. Alın size medyadan “açık bir şike” örneği. Bunların kim olduğunu, “Ceviz Kabuğu” programına gelmeyen politikacılardan çıkarabilirsiniz.
Siyasetteki şikenin adı  “taviz vermek” değil mi? Oy olmak için “halk dalkavukluğu” yaparak, aslında yapılmaması gerekeni yapmak, örneğin aşiret ve cemaatlere taviz ermek, oy almak için teröristi davul zurnayla karşılamak, ayaklarına hakim göndermek, partilerin seçim öncesi -yasal şikeyle- aralarında anlaşması, “hülle” yapmaları birer şike değil mi? Alın size çok sayıda “mike” örneği. Hepsinin adı farklı değil mi?
Hadi bakalım kolay gelsin!
Ekonomi ve yargıdaki şikenin adlarını siz bulun, ben başımı derde sokmayayım!..
Devlet adamlarının şikesine hep birlikte dünya tanık olmuyor mu?  Örneğin, “futbol diplomasisi” ve “dostluk maçı” kavramları sizce neyi anlatıyor? “Spora siyaset girmesin” diyenler ve sporun dibine kadar siyaset sokanlar yine onlar değil mi? Son bir örnek, Diyarbakırspor’un ligden düşürülmemesi için gösterilen onca çaba, parti genel başkanlarının “Düşürülmese iyi olur” biçimindeki açıklamaları, Futbol Federasyonu’nun tavrı, kesinlikle “şike” değil değil mi? Bunlar olsa olsa “mike” sayılır!
Hükümetin “halka açık” şikesi  “Sana erzak vereyim, sen de bana oy ver” uygulaması değil mi? Halka AB konusu ve ekonomideki krizler dahil yalan söylemesi şike değil mi?..Referandumda tek soru sormak yerine, aklını karıştırarak onlarca soruyu aynı anda oylatması, ve, kafa karıştırarak siyaset maçında istediği sonucu almak istemesi şike değil mi?
Ne demişti futbolcu?
 “Bataklıktaki sivrisinekleri bıraksınlar, timsahları yakalasınlar.”
Hadi bakalım kolay gelsin! İyi pazarlar...
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları