Sıkı durun! Ok yaydan çıktı

Kürşad ZORLU

Sanki bir kurbağa bedenindeyiz ve kaynatılmakta olan suyun içerisinde yavaş yavaş belli bir sonuca götürülüyoruz. Acaba kaçımız ülkemizde cereyan eden bazı olayların bir büyük projenin parçası olduğunu düşünüyor. Oysa Türkiye değişiyor, gelişiyor ve demokratikleşiyor! Baksanıza önceleri “Kürt” kavramı Türklüğün bir parçasıydı. Bizi tarif ederken “et ve kemik” yaklaşımı kullanılıyordu. Şimdilerde “Kürtler ayrı bir millet değildir” şeklindeki değerlendirmeler ırkçılık sayılıyor. Artık Türk ve Kürt dediğimiz gerçeklik iki ayrı “etnisiteyi” vurgulamak için kullanılıyor. Bunu başta bazı iktidar yetkilileri seslendiriyor ve topluma etnik temelli bir Cumhuriyetin işaretlerini veriyor. Geçenlerde bir TV programında Hüseyin Çelik diyor ki: “Kürtçe isimler kullanılsın ne var bunda...” Önemli değil... Onu da tartışalım. Ancak inanın bunun bir sonu yok. Hesaplar çok açık. Bütün hedef ve özlem “demokratik özerklik” tir. Üstelik bu yeni şekillenmiş bir arayış da değildir. Kapatılan DTP’nin parti programında vardır. Bölücü başı Öcalan’ın vaat ettiği temel bir enstrümandır. Çünkü Türk kavramı bu ülkenin yönetim şekli içerisinde birleştirici olmaktan çıkıp bir “etnisitenin” ifade biçimi haline geldiğinde “demokratik özerklik” talep ve arzusunun meşruiyeti tartışmasız bir konuma oturmaktadır. O zaman Türkiye’de kendisini Türk hissetmeyen ne kadar kitle varsa hepsine “etnik” kökeninden dolayı özerklik verelim. Öyle ya bu ülkede sadece Kürtler mi yaşıyor. Merak edilen diğer bir husus da “demokratik özerklik” verildiği takdirde bu bölgeye ülkenin çeşitli yerlerinden o etnisiteye mensup ne kadar insanın gidip yerleşme isteğinde olduğudur.

Yeni söylem, yeni dönem
Taşlar bir bir yerine oturmaktadır. ABD bir yandan Irak’tan çekilmekte, bir yandan da Kürdistan’a ışık yakmaktadır. BOP için Türkiye’nin tanzimi istenmektedir. Artık süslü cümleler kurmaya ve demokrasi kelimesini evirip çevirmeye lüzum yoktur. Ok yaydan çıktı bir kere. Birkaç gün arayla önce Osman Baydemir açıkladı ve ardından Ahmet Türk... Çok açık bir şekilde  “demokratik özerklik” istediklerini ortaya koydular. Bu istek bugüne kadar seslendirilenlerin ötesinde bir durum meydana getirmektedir. Çünkü özerklik denilen şey “ulus devlet” in fiili olarak sonudur. Gerçi Kürtlerin, daha Türkler Anadolu’ya gelmeden önce bu toprakların sahibi olduğunu düşünen “özerklik” cephesi mensupları bu değerlendirmemizin “asimilasyon” demek olduğunu vurgulamaktadır. Önümüzdeki dönemde dil, eğitim ve kültür gibi başlıklar yerine doğrudan demokratik özerklik tartışılacak ve bu kavramın içi doldurulmaya çalışılacaktır.

Toplum hazırlanıyor
Ne kadar düşündürücü değil mi? Toplumun geniş kesimlerinde bir bıkkınlık havası esmekte ve artık “ne olacaksa olsun” yaklaşımları su yüzüne çıkmaktadır. İnsanlar birbirlerinin yüzüne bakarken şüphe duyabilmekte, bu “şundan” dır;  o “bundan” diyerek suçlayabilmektedir. Her şehit haberi sonunda yapılan sıradanlaşmış açıklamaların ülke insanının çoğunluğu tarafından kabul görmeyişi ise toplumdaki güvensizliğin tipik bir yansımasıdır. Öyle görülüyor ki eskisine göre toplum, daha makul ve daha kabul edebilir hale gelmektedir. “Hayır” demeyin sakın. Çünkü biz bu oyunu daha önce de görmüştük.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş