Silahla olmadıysa ekonomiyle olsun!

Özcan YENİÇERİ

                Siyasi kargaşa ya da darbelerden önce insanların yaşamları sürdürülebilir olmaktan çıkmaktadır. Ekonomik istikrarsızlık darbe, çatışma ve krizlerin ilk şartıdır. Oktay Akbal'ın deyişiyle "önce ekmekler" bozuluyor, sonra da "her şey" bozulmuş oluyor. 

                Asgari düzeyde de olsa bir yerde insanların büyük çoğunluğu hayatından ve gidişattan memnun ise orada halkı sokağa dökmek ya da kışkırtmak mümkün olmaz. Sokağa dökülecek insanların "zincirlerinden başka kaybedecekleri" bir şeylerinin olmaması gerekir.

Bu yüzden insanları sokağa dökmek ve kargaşa çıkarmak isteyen odaklar, ekonominin kötüleşmesini fırsat olarak kullanırlar.

Güçlü ekonomi aynı zamanda güçlü istikrar ve demokrasi demektir!

Yabancılaşmış yerli hareketi!

                Türkiye özelinde hemen hemen bütün darbelerden önce ekonomik kriz ve kaosun yaşanması rastlantı değildi!

                15 Temmuz'da darbeye kalkışan yabancılaşmış yerlilerin hesaba katmadıkları hususlardan birisi buydu. Ortada halkın darbecilerin peşlerine takılması için başta ekonomik üzere hiçbir neden yoktu.

Darbeciler ellerindeki silahlarla bir millete diz çöktüreceklerini düşünmüşlerdi. Halkın gücünü hesaba katmamışlardı. Çünkü halktan kopuklardı.

CIA'nın aklıyla harekete geçen cuntacılar halka, millî iradeye ve ülkeye büyük zararlar vermiştir.

15 Temmuz yabancılaşmış yerli hareketiydi. Halkın kanında boğulmuştur!

Silahla yapılamayanı ekonomiyle yapmak!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan Moody's'in Küresel Ülke Riskleri Birimi Kıdemli Müdürü Alastair Wilson, Türkiye'nin "Başarısız darbe girişiminin ekonomide yarattığı şok etkisi büyük ölçüde bertaraf edildi" diyor. Bu açıklamanın üzerinden üç-beş gün bile geçmeden Moody's Türkiye'nin notunu düşürüyor ve yatırım yapılabilir ülke olmaktan çıktığını açıklıyor.

Moody's gibi kuruluşların sırf ekonomik göstergelerle hareket ettiğini söylemek fazla iyimserlik olur. Ekonomik derecelendirme kuruluşlarının siyasi yönlendirmelerle hareket ettiği çeşitli olaylarla kanıtlanmıştır. Örneğin Moody's'in Brezilya, Rusya ve İrlanda gibi ülkelerle ilgili yanıltıcı değerlendirmeler yaptığı ve verdiği notlarla bu ülkelerin ekonomilerinde ciddi kayıplara neden olduğu bilinmektedir. Spekülasyona neden olmaktan dolayı bu kuruluşla ilgili soruşturma yürütüldüğü de bilinmektedir.

Moody's'in Türkiye'yle ilgili açıklamasının siyasi amaçla yapılmış olduğu yüksek ihtimaldir. Bu açıklamalar esas itibariyle Türkiye ekonomisini hedef almıştır. Bu açıklamanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'de dünyanın kaderine hükmeden ülkelere karşı yaptığı konuşmanın ardından gelmesi ilginçtir. Cumhurbaşkanı'nın ABD'yi PYD ile olan ilişkileri dolayısıyla eleştirmesi, Dahası Türkiye'nin Cerablus harekâtı, dünyanın efendilerinin Moody's'li bürokratları harekete geçirmesine neden olmuş olabilir.

Moody's'in yaptığı silahla yapılamayanın ekonomiyle yapılmasını sağlamak olduğu açıktır.

Türkiye ekonomisinin birçok sorunu vardır!

Durgunluk yaşayan dünya ekonomisine karşın Türkiye'nin ilk altı ayda %4'e yakın bir büyümeyi gerçekleştirmesi gelişmelerin olumlu yönde olduğunu söylemek için yeterli değildir.

Derecelendirme kuruluşlarının belirttiği gibi Türkiye ekonomisinin yüksek dış finansman ihtiyacı, düşük tasarruf oranları ve dış kredi ihtiyacının büyük ölçüde "sıcak para" ile finanse edilmesi elbette önemli handikaplardır. Ancak bunlar bugün ortaya çıkmış değil, dün de Türkiye ekonomisi aynı yapısal sorunlarla karşı karşıyaydı.

Moody's ve benzeri derecelendirme kuruluşları, uluslararası güçlerin ekonomisi güçlü olamayan ülkeleri terbiye etme aracı olarak kullanıldığı açıktır. Bunun farkında olmak şarttır. Türkiye'yi darbeyle hizaya sokamayanlar ekonomiyle bunu yapmaya çalışacaklardır. Bunu böyle anlamak ve ona göre de gereğini yapmak şarttır.

Dosta ve düşmana en iyi verilecek cevap ekonomide üretimi, verimliliği ve etkinliği artırmaktır. Bunun için de Türkiye bir an önce tüketim yerine üretime, ithalat yerine ihracata, taklit yerine icada yönelmelidir.

                Siyasi istikrar ekonomiye, ekonomi de güvene dayalıdır. Ekonomide muhtaç olunan her kaynak ülkenin kullanılmayan, atıl kalan ve israf edilen doğasında vardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş