‘Silineceksiniz, silineceksiniz’

A+A-
Afet ILGAZ

En çok Başbakan’da ve Bülent Arınç’ta görülen sinir bozucu bir “aşağılama” eğilimi var iktidarda. İşini iyi yapan saygın bir iktidar kadrosunda böyle bir tavrın görülmesi mümkün olmazdı çünkü buna ihtiyaç duyulmazdı. Bu kifayetsizliklerini bastırmak için geliştirdikleri bir kompleks olsa gerek. Aşağılık kompleksi diyeceğim diyemiyorum, hicap ediyorum.
Mustafa Özbek için, Arınç’ın kullandığı tabir ve takındığı parmak sallama tavrı bir kere Özbek’in yaşından dolayı uygunsuz bir haldir. “Bunlar” yaşı göz önünde tutarlar gibi bir intiba uyandırmaya gayret ederler. Şimon Perez’e de;
 “Yaşlısın,...” gibilerden bir başlangıç yapmıştı Başbakan. Bu yaşa, yaşlılığa saygıdan çok kendi gençliğiyle övünme eğilimiydi ama bunu çok yaparlar. İslami terbiyede yaşlılara saygı gözetilir ya!
İki sene içeride yatmış, daha iddianamesi hazırlanmamış, duruşmaya çıkıp savunma yapmamış, üstelik de Türk sendikacılığında şerefli bir yer edinmiş, suçu Türkü ve Türklüğü çok sevmekten, Cumhuriyete, vatana ve vatanın asli kurumlarına bağlılığını dile getirmekten ibaret olan bir zat iki yılını doldurmuş ve çıkmış; ailesi ve arkadaşlarıyla mütevazı bir karşılama töreni yapıyor ve ülkesine sevgisini, bağlılığını dile getiriyor, sendikacılığı bıraktığını söylüyor. Bu hüzün, bu tavır, bu terbiye, sizin tavırlarınızdaki kibri ve haksızlığı daha da görünür kılıyor ve üzücü oluyor.

* * *

Bir de şuna dikkat ediyorum üç yıldır, bu tutuklamalar başladığından beri. Sanıklar hiç taşkınlık yapmadan, sadece bu işin hukuksuzluğunu vurgulayarak giderler hapesane arabalarına doğru. Terbiyelerini o duruma yakışır bir soyluluğu asla unutmazlar. İçeride de bunu muhafaza ederler. Harika savunmalar yapıp, Türk hukukuna eşsiz metinler hediye ederler. Orası bir üniversite, akademi gibi olmuştur. Orada daha verimli olunur ve şartlara alıştıktan sonra kitaplar yazılmaya başlanır. Bu  “yüksek düzeyli tutukluluk”  halinden sonra tahliye edilenler, bazıları yaşadıkları hukuksuzlukları tahlil edici konuşmalar yapmak için TV’lere davet edilirler. Arınç’a bu batmış herhalde. Ebedi suskunluk... Arınç’ın istediği ebedi suskunluk, ebedi ürkeklik, ebedi korku... Ebedi bitmişlik yani. Ne kişiliğinizden, ne kimliğinizden, ne fikirlerinizden, ne acılarınızdan, ne çektiklerinizden, ne kayıplarınızdan bir iz bırakacaksınız. Silineceksiniz, silineceksiniz...
Bülent Arınç acıyı tatmış biridir. Vaktiyle “muhalefet” teyken, özellikle başörtü konusunda yaptığı dik çıkışlarla da tanınır, takdir görürdü. O zaman, onlara, hiç böyle yukarıdan bakılan, bıyık altından gülünen acayip laflarla had bildirmeye çalışılan bir tavır olmazdı. Yani iktidarlar, onların kişilikleriyle oyanamazlardı, hele özellikle kibir mizansenli gözdağı sahneleri düzenlemezlerdi. İşbu durum yeni çıktı. “Bunlar”la çıktı.

* * *

Mustafa Balbay’ın ikinci kere içeri alınışı gibi “tekrar” girersiniz ha... yollu, Bülent bey’in bir kaşını kaldırarak yaptığı her zamanki tehditlerden farklı, alaycı, bu sessizlikle dalga geçen, ıstırap nedir, haksızlığa maruz kalmış, olmak nedir bilmeyenlerin haliyle, eğlenen, sözde mizah yapan bir hal. Hukuku falan bir yana koydum, Müslümanlığı da bir yana koymak zorundayım, onlar Müslümanlıklarına laf söyletmezler, ama bu insanlığa hiç uygun bir durum değil, hiç yakışmıyor.

Yazarın Diğer Yazıları