Silivri’de güldüren sorular...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Yazılarını takip ediyorum. Silivri’yi senin kadar yazan yok. Bize ne zaman uğrar diyordum. İyi ki geldin...” diyen Mustafa Balbay sadece duruşmaya çıkmıyor. Okuyucularıyla buluşuyor mahkemede. Heyetin ara vermesi ile beraber davayı takip etmeye gelenlere kitabını imzalıyor tek tek...Yazar için de, okuyucu için de en zor şey okunamamak... Ama her iki kesim uzaktan konuşmayı, işaret diliyle anlaşabilmeyi kavramışlar. Hapishanede ziyaretçi beklemek zordur. Ankara’dan gelişime sevinmiş Balbay. Yakınlarına, okuyucularına tanıştırdıktan sonra, “Yavuz Selim, bizim yargılandığımız davada en fazla aleyhimizde konuşan, hukukçu kimliğine rağmen mahkemeyi etkilemeye çalışan Bakan Hayati Yazıcı’nın düştüğü duruma ne dersin? Allah’ın sopası yok ki...” sözleri ile ÖSYM Başkanına gönderildiği iddia edilen e-postayı hatırlattı.
özel Kuvvetlerin efsanesi Em. Alb. Levent Göktaş’ın çapraz sorgusu yapıldı. Savcılık şilt, plaket gibi uzun uzun sorular yöneltti. Dava ile ilgisi olmamasına rağmen sabırla cevaplayan Levent Albay’a destek Prof. Dr. Yalçın Küçük’ten geldi. Göktaş ile Metris cezaevinde tanışmalarına rağmen 40 yıl öncesinden hissettiğini belirten Küçük, “O bir kahramandır. Ama Göktaş’a polis şefleri ‘Biz PKK ile savaşırken komutanlarımız bizi arkadan vurdu’derseniz buradan çıkar gidersinizdediler. Bu soruyu bir de mahkeme heyeti olarak siz yöneltin” dedi.
Bu arada savcı Yalçın Küçük’e, “Siz Göktaş’ı tanımıyorum diyorsunuz. Ama Haymana Zindanı isimli notlarınızda Levent Gök ve Albaydan bahsediyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Önce kahkaha atan Küçük,  “Çok gülünç... Levent Gök CHP’nin eski il başkanı ve şimdi Ankara milletvekili adayıdır. Albay ise emekli denizci yargıç ve benim avukatımdır. Yani Levent Göktaş değildir. Güldürmeyin insanı” dedi.
Teğmen Mehmet Ali Çelebi’den benim gibi hayranları da tahliye talep konuşması bekliyordu. Ancak haftaya bırakılmış. 
İnsanlık ve hukuk dramının yaşandığı Silivri’de daha duruşma başlamadan söz alan İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun, “Ben hekimim, Hipokrat yemini ettim. Burada gördüğüm iki olayı anlatmak istiyorum. İlki; Av. Yusuf Erikel (iki ay önce sağlık sebepleri yüzünden tahliye edildi) Erikel, geniz tümörlü bir hasta, bir yıl boyunca hastaneye sevk edilmedi. Erikel’in 30 yılı elinden alındı. İkincisi ise; Haberal’ın durumu. Harward Üniversitesinin makalesini heyetinize sunuyorum. Ventriküler taşikardiyle ilgili olarak eşittir ani kalp ölümü yazıyor. Bu raporun önünde Hipokrat yemini etmiş bütün hekimlerin eğilmesi gerekir. Özellikle de ilgili raporu hazırlayan hekimlerin” sözleri manidardı.
Tutuklu sanıklardan Hasan Yıldırım da söz alarak Levent Göktaş’ın sağlık durumunu gündeme getirdi. “Göktaş ileri derecede tansiyon hastası. Üç defa bayıldı. Ama hastaneye sevk edilmiyor. 112 Acil servis bile içeri alınmıyor. Günlerdir uyuyamıyorum. Sanki Türkiye işgal edilmiş. Biz de işgal mahkemesi tarafından yargılanıyoruz hissine kapılıyorum” dedi.
Zir vadisi aramaları iddiasıyla tutuklu bulunan Yarbay Mustafa Dönmez’in uzun savunmasını iletti avukatları. Dönmez’de ele geçirildiği iddia edilen silah aramasına dair görüntüleri yayınladığı için Oda tv’nin başına gelenler hatırlatıldı. Dönmez’in savunması gerçekten çok ilginç. Silivri’ye her gelişimde ayrı kitap konuları ile karşılaşıyorum. Aynı olan tek şey Başkan Köksal Şengün’ün karşı oyuna rağmen tutukluluğun devamına olan karar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları