"Sınırlar değişecek!"

"Sınırlar değişecek!"

Suriye'de çarpışan kahraman Mehmetçik, El Bab kasabasının önemli bir

bölümünü ele geçirdi ama IŞİD militanları hâlâ direniyor ve bölgeyi terk etmiyor.

Terör çetesi, zaman zaman bomba yüklü araçlarla intihar saldırıları yaparak askerlerimizi püskürtmek istiyor ama başaramıyor.

Peki, Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede düşmanı silindir gibi ezip geçmesi

gerekirken neden böyle zorlanıyor?

Koskoca ordunun tüm gücü bu kadar mı? Değil tabii ki...

O halde Suriye'ye yeterli kuvvet göndermemişiz demektir.

Bu durunu, eski dönemin bakanlarından ve CHP eski milletvekili Ali Topuz, HalkTV'de yapılan bir programda dile getirerek:

"Niye El Bab'a daha büyük bir güçle gitmiyoruz?" diye sordu.

Türk Ordusu, IŞİD militanları karşısında zorlanacak bir ordu mu? Neden ufak birliklerle IŞİD üzerine gidip, bazı askerlerimizi onların eline esir düşürüyoruz?

***

Aynı programda, Büyük Atatürk'ün, "Dış politikada başarılı olmanın yolu, iç politikada birliği sağlamaktır" dediğini hatırlatan eski bakanlardan ve CHP milletvekili Alev Coşkun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Birlik" denilince herkesin kendisiyle aynı görüşte olmasını istediğini, bu nedenle ülke insanlarının kutuplaştığını belirterek şu önemli hatırlatmayı yaptı:

"Amerika'nın Dışişleri eski Bakanı Condeleezza Rice açıkça Orta Doğu'da 22 devletin sınırları değişecek' demişti. Bugün yaşanan savaşların nedeni budur. Batılıların hedefi Orta Doğu'da ülkelerin sınırlarını yeniden çizmektir. Bunu unutmamak gerekiyor."

Alev Coşkun bu hatırlatmayı neden yaptı?

Sınırları değiştirilmek istenen ülkeler arasında Türkiye de var da ondan!

Emperyalist devletler, gözlerini topraklarımıza dikmiş bulunuyor. Kısır koltuk çekişmelerini bırakarak artık kendimize gelelim!

Rahmi Turan Sözcü

----

Rejimin kaderi yedek vekillikte

***

21 maddelik anayasa değişikliği komisyonda görüşülüyor..

Tümü üzerinde görüşmeler bitti, maddelere geçildi..

Her madde için kim ne düşünüyor..

Kim neyi savunuyor..

Kim neden karşı çıkıyor; göreceğiz, bileceğiz, anlayacağız..

***

Kulislere sızan haberlere göre iki değişikliğe itiraz ediyorlarmış..

Biri yedek milletvekilliği..

Öteki milletvekili yaşının 18'e indirilmesi..

***

Anlaşılan o ki, Meclis'in tekliflerinin budanmasına, yasamanın yürütmeyi denetleyememesine, rejim değişikliğine, Türkiye'nin tek adam yönetimine geçmesine, HSYK ve Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir kişi tarafından belirlenmesine, devletin bir kişi tarafından yeniden dizayn edilmesine fazla bir itiraz yok..

***

Haksızlık etmeyelim bazı milletvekilleri Başbakan'a rahatsızlık duydukları konuları iletmişti ama bir adım atılmadı..

Atılması da beklenmiyor...

Çünkü maçın sonucu başlamadan ilan edildi..

AKP'li tüm vekiller anayasa değişikliğini görmeden imzayı bastıkları an iş bitti..

Mızıkçılık yapacak halleri kalmadı...

***

Zaten o maddelere çok da itiraz yok.. Vekillerin derdi; yedek vekillik ve seçilme yaşının 18'e indirilmesiyle..

Yani koltukla..

Yedek vekilliğin huzurlarını bozacağını düşünüyorlar.. İllerindeki, ilçelerindeki yedekleri nedeniyle Ankara'da rahat oturamayacaklarına inanıyorlar..

Bu sebeple rejimden çok, onları yedek vekillik ilgilendiriyor..

İş dönüp dolaşıp yedek vekillikte takılıyor.. İktidarın hükümet kanadı yedek vekillik konusunda taviz verirse gerisi çorap söküğü gibi gelecek..

Diğer maddeler tıkır tıkır geçecek!..

Mehmet Tezkan Milliyet

----

Bahçeli ne demek istedi?

***

Devlet Bahçeli, Erdoğan'ı "tek adamlığa" oturtma mücadelesinde coştukça coşuyor. Bahçeli'nin şimdiki destek hamlesi El Bab konusunda. Bahçeli El Bab'da tarihi bir destan yazıldığını söylüyor, ama nedense endişesini de dile getiriyor ve El Bab'ın kaybedilmesi halinde sıranın Diyarbakır ve Ankara'ya geleceğini söylüyor.

İnanılır gibi değil.

Türkiye bu kadar aciz durumda mı? Bir grup çapulcu teröristin işgal ettiği El Bab denilen bir köyün ele geçirilememesi nasıl olur da Diyarbakır ve Ankara'nın elimizden gitmesine yol açabilir.

İktidarın bu vahim suçlamaya bir cevap vermesi gerekir. Haydi iktidar zaten kontrolü kaybetti, ne olup bittiğinin farkında bile değil, Genelkurmay da mı bir açıklama yapamaz?

Bahçeli'nin Erdoğan aşkı demek ki bu vatanı bu kadar rencide edecek

açıklamalar yapmaya bile itiyor.

Yazık.

Can Ataklı Korkusuz

----

Orta Doğu'dan dünya savaşı çıkmaz

***

(...) Bazı görüşler var: Üçüncü Dünya Savaşı zaten dünyanın çeşitli yerlerinde bölgesel olarak sürüyor gibi. Bu her zaman vardı. 3. Savaş derken topyekûn bir savaştan bahsediyoruz. Artık topyekûn bir savaş olmaz, gibi bir mutlaklığı savunamayız!

Üçüncü Savaş'a mı gidiyor dünya? Değil, bunun işaretleri büyük bir silahlanma ve mevzilenme hamlesi olur. Bunu da zaten herkes okur.

Peki üçüncü bir büyük savaşa gider mi dünya? Mutlaklık yok. Kapitalizmin kâr hadlerinin iyice düşmesi ve tıkanmasıyla, üretim fazlasını tüketemeyip bir savaşla ortadan kaldırma zorunluluğu ve "yaratıcı yıkım" ile her şeye yeniden başlayacağı gibi tezlerin gerçekleşeceğini sanmak da, bir tür mutlaklık içerir.

Mutlaklığa karşıyım!

...

Peki Çin'i nasıl engelleyecek ABD, buradan bir savaş ürer mi?

*

1- Cumhurbaşkanı, vatan-millet olabilmek için şehit kanı gerekir gibi acayip sözler söyledi. Hayret! Biz bu kanı Kurtuluş Savaşı ile döktüğümüzü sanıyorduk. Atatürk bir millet yaratmak için çalıştı. Demek bu arada vatan elden gitmiş ki şehit kanlarıyla geri kazanacağız! Öyle şey olur mu?

2- Rize'de Atatürk heykelinin kaldırılması şüphesiz ki iktidarın bilgisi ve desteği sayesinde oldu. şüpheniz mi var? Paradan Atatürk resmi de kaldırılıyor mu?!

Orhan Bursalı Cumhuriyet

-------------------------------------------------------------------------

Yeni dünya düzeni yok

***

Dünya kaos içinde. ABD, Rusya ile soğuk savaşın bitmesinin ardından elde ettiği büyük gücü, koruyamadı. Dünya ülkelerindeki milliyetçi akımlar, küreselleşmeye karşı beklenenin üstünde direnç gösterdi. Avrupa, kültürel gücünü, sevimliliğini, güvenilirliğini kaybetti. Obama, kendisinin de itiraf ettiği gibi, Suriye sorununu halletmekte beceriksizlik gösterdi. Yeni ABD Başkanı Trump ise, her şeyin pazarlık teknikleri ile halledilebileceğini; ülke yönetimlerinin rasyonel davranacaklarını sanıyor.

(...)

Orta Doğu, Çin ve Rusya uyuşmazlıklarının taraflarının bir araya gelip, ciddi kararlar almaları gerekiyor. Asya, Avrupa ve Orta Doğu'da tek bir gücün hakim olmasını kimse istemiyor. Hatta, bu olanaksız. İster devlet gücü, ister din gücü, ister ekonomik güç ve isterse kültürel güç olsun, tek bir gücün, bir kıtaya veya bölgeye tek başına hakim olmaya çalışması artık kabul edilemiyor.

Sınıf savaşları, artık sadece alt-orta-üst sınıflar arasında değil; devletler, dinler, ekonomiler ve kültürler arasında da devam ediyor; devam edecek.

Sorun, yeni bir dünya düzeninin kurulamamasından kaynaklanıyor. Yeni düzenin oluşturulma sorumluluğunun, kaçınılmaz olarak ABD'ye verilmiş sayılması ve ABD'nin de bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirememesi, tüm dünyada ABD karşıtlığı gittikçe büyüyor.

Yaman Törüner Milliyet

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş