"SINIR"LARI ZORLAMAK!..

Hulki CEVİZOĞLU

Avrupa Birliği ve ABD sınırlarımızı zorluyor.
Zorlanan sınırlar hem Türkiye
Ermenistan “sınırı”, hem de ilişkilerdeki “
sınırlar.”
 İki önceki yazımda “Türkiye’nin bir kez daha dostlarını küstürüp, düşmanlarını sevindirdiği bir durumla karşı karşıyayız” demiştim.
Bu durum gerginleşerek devam ediyor.


ONLAR “BİRLEŞİK”, BİZLER İSE “AYRIK!..”
 Ermenistan’la olan sınırımızı açmamız için baskı yapanlar kim?
Biri AB. Yani, Avrupa’nın “Birliği.”
Diğeri kim?
ABD. Yani, Amerika’nın “Birleşik” Devletleri.
Her ikisi de “birleşmiş bir güç.”
İlki Avrupa’daki devletlerin “siyasal” olarak birleşmesinden; ikincisi ise 50 tane eyaletin birleşmesinden oluşmuş.
Şimdi bizden istedikleri ise “Türkler’in birleşmemesi!..”
Türkiye Türkleri ile Azerbaycan Türkler’i birleşmeyecek, Ermenistan ile birleşeceğiz!..
O da gerçek değil ya.
Kapıyı açsan da Ermenistan “soykırım iddialarından” bir milim geri adım atmıyor!.. Bunu resmen de açıkladılar.
E öyleyse, bu yapılmak istenen nedir ve niçindir?
Teknik ayrıntılar bir yana, Avrupa ve Amerika “birleşmişken”, Türkler niçin “ayrık” duruyor; aralarına “ayrılık”          sokuluyor?
Herhalde bir nedeni vardır!..
Bakalım Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti (AKP), her iki ülkeyi de memnun edecek -Türkiye’nin ulusal çıkarlarına en uygun olan-  çözümü üretebilecek mi?


KAPILARA ATILAN ÇARPILAR!..
Bu tartışma gerilerek devam ediyor. Azerbaycan’dan milletvekilleri, parti başkan ve yetkilileri ülkemize geliyor, sorunu ayrıntılı biçimde bizlere anlatıyorlar. (Anamuhalefet partisi Musavat’ın Genel Başkanı İsa Gamber bugün Ceviz Kabuğu canlı yayınına da katılacak.)
Ülke gündemindeki diğer önemli tartışma ise, Ergenekon’daki 12. dalga operasyonları. Yani, bir kısım üniversitenin eski ve yeni rektörleri ile ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) yetkililerinin gözaltına alınması.
Görüyoruz ki, herkes “kendi kapısı çalındığında” bağırmaya başlıyor!..
 “Güneşi Beklerken” adlı son kitabıma baktım da, iki yıl önce, üç yıl önce, dört yıl önce neler yazmışım; ne tespitlerde bulunmuşum!..
Artık bunları tekrar etmenin anlamı var mı?.. Anla(ya)mayana bir kez daha söylemek yararlı olur mu? (Sivrisinekle saz yapılmadı, davul zurna çalınmıştı.)
 “Kapısı çalınmayanlar” bugüne kadar sesini çıkarmadı. Demek ki, Türk devletleri arasında “birlik” olmadığı gibi, içimizde de “birlik” yok. Oysa, sesini çıkarmayanların kapılarının üzerine çarpılar çoktan atılmıştı. Atılmaya da devam ediyor.
Ama, Ermenistan sınır kapısında durum farklı.


3F’YE KARŞI 2E FORMÜLÜ!..
Biz bunları tartışırken, yeterince üzerinde durulmayan gerçek, “işsizlikte tarihi rekor” kırılması.
Nisan ayı ortalarındayız ama, ancak Ocak ayının rakamları açıklanabildi. 4 ay öncesinin durumu vahim.
İşsizlik yüzde 15,5’e ulaştı. Bütçe açığında AKP Hükümeti’nin            hedefinin yüzde 40’ı üç ayda geçildi!.. Hükümetin revize hedefleri 2 gün içinde yerle bir oldu.
Bakanlar gerekçe olarak “dünya ekonomik krizini” gösteriyor. Oysa Başbakan Erdoğan “krizin bize teğet geçtiğini” açıklamamış mıydı?..
Bu durum dünyada ilk değil. Millet uyanmasın diye çözüm çoktan bulunmuştu: 3F.
Yani Futbol, Fiesta ve Festival.
Biz de ise, 2E!..
Yani, Ergenekon ve Ermenistan!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş