Sinsi tezgah..!

A+A-
Behiç KILIÇ

Onur Öymen’e karşı atağa kalkanların kimliklerine bakınız... Öymen, 10 Kasım günü TBMM’de konuşurken, tepki gösterenlerden başlayalım...
O güne dönelim tutanaklara         bakalım..
“ONUR ÖYMEN (Devamla) - Atatürk’ün ölüm yıldönümünde yapılan iş, aslında maalesef, Türkiye için üzüntü vericidir, ibret vericidir ve çok hazindir.
Atatürk Şeyh Sait’le müzakere mi etti? Dersim isyanını yapanlarla müzakere mi etti?
ŞERAFETTİN HALİS (Tunceli) - Dersim’de isyan yoktu Sayın Hatip.
SIRRI SAKIK (Muş) - Dersim’de katliam oldu, katliam.
Kimdir bunlar?.. PKK muhibi DTP’li muhteremler... TBMM salonundaki ağızlarından dökülen tepki bugün slogan..! Kimlerin sloganı.. PKK-Soros çetelerinin...
Bu bir oyundur.. Oynanan oyunla Onur Öymen’in sözleri aynı zamana geldi.. Yoksa, zaten bir “Dersim kalkışması planlanmıştı”...
Bakın sağduyu sahibi Alevi vatandaşlar bu oyunun dışındadır..
Oyunun aktörleri kim.. PKK eşkıyası, Kürtçü unsurlar, Cumhuriyete karşı kalkışma halindeki Sevr işbirlikçisi Sorosçular...
Neden?.. Çünkü 1937 PKK’lısı Seyit Rıza eşkıyası, Alevi bile olmayan bir Kürtçü aşiret başı..
Türkiye’de yaratılmak istenen bir ” Alevi PKK’sı “ tezgahı Avrupa’da kotarılıyor... Cumhuriyete, Atatürk’e bağlı Alevi cemaati de devşirilip dönüştürülmek, Sosrosçulara entegre edilmek isteniyor... Plan budur...
Bu amaçla, Brüksel’de AP’de toplantı düzenlendi, toplantıya Türkiye’nin ruhu, kalemi, beyni satılık tipleri de taşındı.. Bunlar ne için kullanılıyor?..
“Dersim’de katliam oldu!!” dedirtmek için..
Onur Öymen’e de işte bu alçaklar, en başta saldırıyorlar..
Oysa Öymen, son derece doğru konuşmuştu.. Konuşma neden o yönde gelişmişti hatırlıyor musunuz?!.. “Açılım”ı savunup liderine yaranmak isteyen iktidar sözcüsü hızını alamayıp; “Atatürkçülük PKK’yı dağdan indirmektir! “ demişti... Bu sapla samanı karıştıran adama cevap verirken Öymen, “Onların temsilcilerinin sınırlardan elini kolunu sallayarak girmesine müsaade mi etti? Yoksa kararlılıkla mı mücadele etti? Yoksa terör örgütü mensuplarını kıskıvrak yakalayıp adalete mi teslim etti ve cezalandırılmasını mı sağladı? Atatürk sizin yaptığınızı mı yaptı?..”
Devamı da, çok doğru şu sözlerle gelmişti; ” Atatürk Şeyh Sait’le müzakere mi etti? Dersim isyanını yapanlarla müzakere mi etti? Onların sözcüleriyle, temsilcileriyle masaya mı oturdu? “
Yalan mı bu sözler?.. Bu sözleri bir Türkiye Cumhuriyeti sevdalısı yargılayabilir mi?!.. Kim karşı çıkar?.. Düşman, Seyit Rıza haininin, Şeyh Sait haininin hayal alemindeki torunları karşı çıkar...
Seyit Rıza denilen eşkıya, hem Alevi değildi hem de ruhunu İngilizlere kote etmiş bir alçaktı.. Eylül 1937’deki İngilizlere yazdığı mektubu bilinmektedir... Orada şöyle diyor..
“Büyük Britanya Dışişleri Bakanlığı’na,
Ülkelerinde bulunan 3 milyon Kürt, barış içinde yaşamak, özgür, kendi ırkını, dilini, geleceğini, kültürünü ve uygarlığını korumak istiyor; benim sesimle ekselanslarınızdan maruz bulunduğu zulüm ve adaletsizliğe son vermek için, Kürt halkını hükümetinizin yüksek ahlakî etkisinden yararlandırmanızı diliyor. Sayın Bakan, en derin saygılarımızı sunmaktan onur duyarım.
Seyit Rıza Dersim Başkomutanı “
Gördünüz mü ” Dersim başkomutanıymış “.. Belasını bulmuş işte.. O zaman İmralı kimsenin aklına gelmemiş!.. Neden!!?

Yazarın Diğer Yazıları