Sıra "Türklüğe hakaret"te

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

Türklüğe hakaret,  “düşünce ve ifade hürriyetinin önünde engel”miş. Onun için TCK 301’deki  “Türklük” ifadesi yerine  “Türk Milleti”  konacakmış. Israrla  “değiştir”  dediklerine göre, bu elbette en çok Ermeniler’i, AB ve ABD’yi mutlu edecek. Niye? Onlar ve içerideki beslemeleri rahat rahat  “Türklüğe”  sövecek de ondan. Peki Türk Milleti’nin buna da diyecek bir şeyi yok mu? Hakarete müstahak(!) olmaktan, haysiyetine tecavüz edilmesinden rahatsızlık duymayacak mı? Herhalde,  “Millet bize yetki verdi, ne istersek onu yaparız”  diyenler, Türk Milleti’nin rahatsız olmayacağını düşünüyor ki, vicdanları sızlamadan, şeref ve gururları incinmeden bu değişikliği yapmaya hazırlanıyor. Birileri,  “Canım Türk Milleti’ne hakaret yine suç olacak, değişen bir şey yok”   diyor. Bir şey yoksa, acaba bu kadar gürültü niye koparılıyor, haçlılar neden tepemize biniyor? Kültürleri veya idrakleri mi yetmiyor? Birilerine göre de,  “Türklüğün anlamı çok genişmiş, ifade muğlakmış, ta Kazak Türk’ü bile kapsama giriyormuş, onun için suç Türkiye sınırları içinde tutulmalı”  imiş. Pes doğrusu. Hangi mahkemede, hangi Kazak Türk’üne hakaret davası görülmüş, bir örneği var mı, yok. O halde bu kadarı da fazla olmuyor mu? Biz işin esasına gelelim. Bu mesele nereden çıktı?  “Pamuk” lara sarılmış biri çıkıp,  “1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürdü kestik”  dedi. Nobel ödülü aldı, çok para kazandı, patronun ülkesinde malikane sahibi olup,  “keyfini”  sürüyor. Bir diğeri çıktı, Türklerin nasıl   “soykırım”  yaptığına dair konferans düzenledi. Bir başkası aynı günahın(!) romanını yazdı. Savcılar soruşturma açtı, ama en tepeden imdatlarına koşuldu. Hepsinin söylediği, yazdığı yanına kâr kaldığı gibi, şöhretleri(!) dünyaya yayıldı. Hepsinin faturası, bundan da yeni postlar çıkarılmak üzere bir tek kişinin üzerine bırakıldı. Sembolik de olsa hem ceza aldı, hem de suikasta uğradı.   İşte kıyamet böylece koparıldı. Ne savcı,  ne mahkeme dinlemeden, veryansın kampanyası başlatıldı. Hem de bize  “Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğüne saygı, medeniyet ve Batı değerlerinin en başında gelir” diye ders veren emperyalistlerin güdümünde. “Provokasyon tezgahının”  işlemesinden sonra efendilerden, “Bunlar TCK 301’deki ’Türklüğe’ hakaretin suç sayılmasından çıkıyor, değiştirin” talimatı yağmaya başladı. Komiser Olli Rehn,  “Bu bizim için sembol oldu”  dedi. İkilimiz, önce TCK müzakerelerinde, Adalet Komisyonunda oturan AB Büyükelçisi Kretchmer’e,  “301 böyle düzenlenirse uygun mu?” diye sorduk, O da onayladı. Hem de, bağımsızlıkmış,  “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin” miş, aldırmadan. Görüldüğü gibi  “Bizim bir kusurumuz yok”  savunması da kâr etmedi,  “gözden kaçmış düzeltin”  buyruğu geldi. Aslında, ikilimiz bu muamelelere pek alışık. Hemen  “Hay hay” dedi, o gün bugündür de çalışıyorlar. Nihayet formül bulunmuş!..  “Türklük”  yerine,  “Türk Milleti”  yazılarak  “sorun”  halledilecekmiş. 

Ne alâ.(!) Artık  “Türklüğe”  hakaret ve iftirası suç olmayacak. Çünkü kanuna göre, “Türklük”, Türk Milleti demek değil, ayrı bir varlık. Gizli ajandalar uğruna neler icat ediliyor Ya Rab!?..
Aklımız pek karışsa da biz yine soralım; acaba bu  “Türk Milleti”  1923’den sonra mı dünyaya geldi? Öyle ya, soykırım iftirasına karşı savcılar,  “O tarihte Türk Milleti yoktu” , deyip dava açamayacak. Böylece, Osmanlı-Selçuklu devlet ve medeniyeti, Türk Milleti’nin eseri sayılamayacağına göre, inkâr edip, onlardan da kurtulacağız(!) öyle mi? Komik bile değil.
Değişiklikte bir başka şifre daha var. Türk Milleti’ne iftira ve hakaret yapılınca savcı, Adalet Bakanlığı’ndan izin isteyecek. İzin verilirse, dava açabilecek. Yani, önce  “bu siyaset”  karar verecek. Sonra belki  “adalet”.

Bütün bunlar oyun falan değil, düpedüz devlet idaresi!...  Evet; eşyaya, toprağa, bitkiye, hayvana, kişiye hakaret suç da, Türklüğe değil. Hale bakın, şu garip Türklüğümüze bir yer bulamadık.
Gazanız(!) mübarek ola... 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları