Sırtlanlara atılan gladyatörler

Altemur KILIÇ
YAŞ sonucunu bu cümleyle ifade etmek mümkün; bu ‘arenada’, “gladyatörler” - Komutanlar- “İmparatorun” parmak işaretiyle, “sırtlanların” önüne atıldılar ve feda edildiler! Fakat daha acısı, uzlaşma uğruna, TSK’nın teamülleri bozuldu, geleneksel içyapısı alt üst oldu...
Erdoğan, açıkça  “TSK’da artık teamül, gelenek yok TSK’da tayinler ve terfiler Tapu İdaresi’nde ve diğer devlet dairelerinde olduğu gibi olacak” dedi kısacası. Ve Hasan Iğsız Paşa gibiler de tasfiye edilecek! Teamül olmayacak da ne olacak? Liyakat yerine iltimas -oduda da yandaşlık- liyakatleri teğmenliklerinden beri sicillerinde belirlenmiş komutanların partizan tercihlerle “münasip” makamlara tayinleri veya tasfiye edilmeleri... Bundan sonra olacaklar bu!
Yabancılardan al haberi
Yabancı gözlemciler, YAŞ’da olanları daha iyi objektif ve cesurane yorumluyorlar. Ortak değerlendirme özetle şöyle: “Türk generalleri AKP hükümetiyle mücadelelerinde kaybettiler... Pazarlıklar yapıldı. 30 Ağustos’ta emekli olacak Orgeneral Başbuğ’un başarısı Orgeneral Işık Koşaner’in Genelkurmay başkanlığına getirilmesi... İktidar yanlıları sonucu, Erdoğan’ın” rest “demesini- kararlılığını- övüyorlar... Malum takımdan Mehmet Baransu, Erdoğan’ın kararlılığı darbeci generalleri dize getirdi demiş.”
Gerçek; Askeri Şura toplantısında, pazarlıkların sonucunda Hasan Iğsız Paşa, bunalımı çözmek için feda edildi -bu savaşçı (günah keçisi demeye dilim varmıyor) - ( “Aslanlarıma” diyemeyeceğim) çakalların önüne atıldı... Yani Hasan Iğsız Paşa ve diğer “şüpheliler” artık yeniden görüldükleri yerde  “yakalanabilecekler” !
Hatırlatalım Iğsız Paşanın suçu, daha doğrusu, suçlandırılma bahanesi, O’nun talimatıyla, AK Parti hükümetini yıpratmak ve kara propaganda yapmak amacıyla Genelkurmay tarafından, internet siteleri kurulmuş!
Gelinen son noktada Ordunun teamülleri, gelenekleri alt üst edildi, kimyası bozuldu... Bunlar, teknoloji ile yeri doldurulamayacak, para pulla yeniden geriye alınmayacak, -Orduyu güçlü- vatanı da güçlü kılan, başka ülkelerde olmayan hassas değerler. Özet olarak: TSK böylece hizaya getirilince, Türk Ordusu artık hiç eskisi gibi olmayacak.
Bütün bunlar karşısında “genç subaylar”  ne diyor? Bunu sormak zorundayım, çünkü onlar da, bu değerlerin, ölçütlerin yok edilmesiyle, “önümüz açılacak, yandaşlıkla, partizanlıkla terfi edileceğiz” diye düşünmeye başlarlarsa, vay ordunun haline!
Hayra alamet başka şeyler de var. Mesela Taraf gazetesi yeni Komuta Kademesi’nin PKK’nın “eylemsizlik” kararını olumlu karşıladıklarını ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini yazıyor. Bazı generalleri özellikle övüyor. Hatta Işık Koşaner Paşa’nın da arkasını sıvazlıyor! Onlar da YAŞ’da olanları TSK’nın dize getirilmesini övüyorlarsa vay halimize!
Velhasıl TSK karşıtları, asimetrik savaşın bu safhasından muzaffer çıktılar. Ordunun “vesayetinden” şikayet eden Başbakan, orduya siyaseti karıştırdı ve TSK’yı vesayeti altına aldı. Orgeneral Atilla Işık’ın emekliliğini istemesi bir işaret idi, ibret alınması gereken bir emsaldi!
YAŞ’ta, “pazarlık” neticesi terfi ettirilmeyenlerden Deniz Harp Okulu Komutanı Tuğamiral Türker Ertürk’ün istifası, onurlu olmaktan da öte. Veda konuşmasında söyledikleri, olanların içyüzünü anlatması çok anlamlı...
Ertürk; teyit etti: “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı asimetrik psikolojik harekat icra edilmektedir. Ve Deniz Kuvvetleri bu harekatın tam merkezindedir ve hedeftir!”
Bağrı yanık Amiral Ertürk soruyor: “Peki bu mücadelede yeterince destek alabildim mi? Buna verilecek cevap; hayır’dır” diyor ve ekliyor: “Deniz top ateş desteği alamadım... Dost ateşine maruz kaldım.”
Beni başka hiçbir iddia, savunma, gerekçe Amiralin anlattıkları kadar alakadar etmiyor. Ben, Silahlı Kuvvetler’in mayası ve kimyası bozulduğu için isyan ediyorum!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş