Sivas’ta Aşk’a Karşı Ateş ve Ateş-i Aşk

Cazim GÜRBÜZ

Murtaza Demir, Madımak yangınından kurtulup da yanmaya devam edenlerden...
Demir, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı olarak 2 Temmuz 1993’te düzenlediği Pir Sultan Abdal Şenliği’nin “Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak” haykırışlarıyla bir “toplu öldürüm” harekâtına dönüşmesini, bütün yönleriyle yazıp kitap haline getirmiş. 
Sivas’ta o gün neler olup bitmişti?.. Bunu herkes, -ne yazık ki- kendi mezhebi, meşrebi, siyasal duruşuna göre algıladı, aktardı ve anlattı. Ben olayın gerçek öyküsünü 3-4 gün sonra kardeşim Macit Gürbüz’den dinledim. O zaman çalıştığı Milliyet gazetesi adına gitmiş, tüm yetkili ve tarafları dinleyerek işin aslını öğrenmişti. Birkaç ay sonra “Edebiyatçılar Derneği”, oldukça kalın bir  “Sivas Kitabı”  çıkarmıştı, onu da okudum.
Sonra çok şey yazıldı, köprülerin altından çok sular geçti... Geçti ya, yürek yangınları geçmiyor... Murtaza Demir, olayın dehşetini, vahşetini yaşamış; yetkililerin kasıt ve çaresizliklerine tanıklık etmiş, mahkemelerin yanlı tutumunu görmüş bir insan olarak kaleme almış  “Ateş-i Aşk”  adlı kitabını (Kırmızıkedi Yayınları).
İlginç ve önemli başlıklar vereyim bu kitaptan yerim yettiğince:
-Murtaza Demir, Madımak Oteli’nden çıkmayı başarıyor, arkadaşları ile kaleme aldıkları ve otel önünde biriken kalabalıkların gerçek niyetlerinin anlatıldığı bir bildiriyi valinin makamına götürüp valiye veriyor. Odada Temeltepe Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk, Emniyet Müdürü Doğukan Öner ve kim olduğu belli olmayan bir  “karanlık kişi”  var, Vali, çaresiz geveliyor, öyle anlaşılıyor ki, iş ondan çıkmış bütün ipler o karanlık kişide, onun ağzına bakıyorlar öbürleri de... Kimdi o kişi acaba?
-Kalabalığı tahrik ve idare eden “yeşil cübbeli”  biri vardı, kimdi o, hâlâ ondan bir ses yok’85
-O günün DYP-SHP Hükümeti ve Bakanları (Başta Erdal İnönü olmak üzere) bu olayı durdurmayı neden başaramadılar? General, askere neden müdahale ettirmedi, Sivas’a takviye olarak gelen emniyet güçleri neden engellendi?
-Bu katliamda; cami, diyanet ve cemaatlerin rolü ne idi, bu hiç araştırılmadı?
-Tayyip Erdoğan,  “Beni Alevi hakimler mahkum etti”  demiş, insan yakan katillere  “Minareler süngü, mahkemeler kalkan”  bunun için mi oldu?
Şenal Sarıhan’ın uzun bir şiiri var bu kitapta, oradan dizelerle bitireyim: “Çığlığı susmuş, patlayacak bir yürek/Suyun susuşunu bilir misiniz?/Gülün yangınını/Karanfil oylumunda yükselir yaz.../Yangın!!!”

 

Tartışmaya açık bir kitap

 

Berfin Yayınları yeni bir Arif Tekin kitabı yayımladı. Konu yine İslam... “İslam’da İçki” konusunu incelemiş Arif Tekin, kitap tam 230 sayfa.
Yazdıklarının tamamını Ayet, Hadis, tarihsel ve İslamî kaynaklara dayandırmış Arif Tekin, kendi deyimiyle “Güvenilir İslami eserlerden ciltler dolusu kaynak gözden geçirmiş” . Öyle ilginç ve çarpıcı bilgiler var ki, ağzım açıkta kaldı. Kaldı da, ilahiyatçı olmadığımız için, bu kitapta yazılanları olumlamak ya da reddetmek durumunda ve konumunda değilim. Ancak şu olur, başka ilahiyatçılar bu kitaba eleştiriler hatta reddiyeler yazarlar, özgürce tartışılır her şey, biz de karşılaştırırız bunları, bir kanı ve yargıya varırız.
Arif Tekin, “Biz bunları kendi aramızda tartışalım da avama demeyelim” diyenlerden değil belli ki, bu bakımdan da kutlamak gerek.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş