Siyasetin kitaplardaki yeri

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

Türk basınının çınarı Hasan Pulur, bir yazısında kravat için “Hiç sevmedik ama hep taktık” demişti. Biz de bu siyaseti hiç sevmedik ama hep yaptık. Önce MHP’de, sonra da HEPAR’da deyim yerindeyse “her işi yaptım” , almadığım görev bir Genel Başkanlık kaldı. Sandık başında parti müşahitliği ile başladım 1969 yılında; parti kuruculuğu, milletvekili adaylığı, değişik alanlarda genel başkan yardımcılığı, teftiş kurulu başkanlığına kadar gittim. Hâlâ da devam... Ben sevmesem de, siyaset beni sevdi, bırakmıyor yakamı.
Bunca yıl partilerin değişik kademelerinde görev alınca, tabii ki çok şeyler öğreniyorsunuz. Zaten bana göre siyasetin mektebi yoktur; sahada, işin içinde öğrenilir. Bizim ülkemizdeki eksiklik, siyasetçiler birikimlerini, yaşadıklarını yazmıyorlar. Şu sözlü kültür geleneğinden bir türlü kurtulamadık.
Siyasete dair bilimsel eserler yayımlanıyor ama ülkemizde. Bendeniz okuma oburu bir adam olarak bunları da okuyor ve yararlanmaya çalışıyorum. Bugünkü yazımda bu alanda yazılmış dört kitaptan söz edeceğim.
İlk kitabı Ahmet Kalender yazmış. Adı: “Siyasal İletişim/Seçmenler ve İkna Stratejileri”. Yayınevi: Çizgi.
Kuramsal bilgilerle dolu bir kitap değil, bulgular ve olgulara dayalı olarak edinilmiş tespitler, bilimsel öneriler halinde okura sunuluyor. İşte onlardan bir demet:
- Seçmen tercihlerinde ideolojinin rolü, seçmen tercihlerine teorik ve ampirik yaklaşımlar.
- Seçmen tercihlerini etkileyebilecek propaganda ve iletişim faktörleri, mesaj ve ikna stratejileri.
- Seçmen tipleri ve parti adayının kazanma ihtimali
- Canvassing (yüzyüze oy toplama)
- Gündem kurma teorisi, kapıyı aralama tekniği
İkinci kitap “Siyaset Bilimine Giriş ve Siyasal Düşünceler Tarihi” adını taşıyor, Dikey Yayınları çıkarmış, yazarı: Tahir Erdoğan. Bize göre, önemli başlıklar şunlardır bu kitaptan:
- Siyasal kültür
- Demokratik yönetim biçimleri
- Üniter, federe, konfedere devletler
- Kitle partileri, kadro partileri, ideolojik partiler, kişi partileri
- Siyasetin güç odakları
- Türklerde Kurultay, İslam ve Yönetim
Ünlü toplumbilimci Maurice Duverger’in iki kitabı ile sonlandıralım yazımızı. İlk kitap “Siyasal Rejimler”, Sosyal Yayınlar arasından çıkmış.
“Yönetenlerle yönetilenler arasındaki ayrımın aldığı biçime siyasal rejim” diyor Duverger. Siyasal rejimleri hükümet organlarının yapısına göre üçe ayırıyor: 1-Monokratik, 2-Direktuvar, 3-İkili (düalist) rejimler. Siyasal demokrasi, sosyal demokrasi, karma rejimler, meclisler, yasama-yürütme-yargı ve güçlerin işbirliği ilkesi de bu kitapta anlatılmakta.
Ve Duverger’in ülkemizde çok bilinen ve okunan eseri: “Siyaset Sosyolojisi”. Varlık Yayınlarınca çıkarılan bu eserde çok şey var, biz yalnızca bazı kesitler sunabiliyoruz:
- Sosyoloji ve siyaset... Siyaset sosyolojisi devlet bilimi mi, iktidar bilimi mi?
- Siyasal kültür ve norm nedir? Tanıma, duygu, yargı... Yöresel kültür, uyrukluk kültürü, katılımcı kültür, yurttaşlık kültürü, ulusal kültür ve sınıfsal alt kültürler.
- Kültür aşılama... İnsanlara demokrasinin kurulabilmesi için gerekli olan yurttaşlık erdemini zorla benimsetmeye çalışan Jakobinler.
- Eşitlikçi ve eşitlikçi olmayan ilişkiler, eşitsizlik ve iktidar.
- Toplumsal yapılar: Örgüt, hiyerarşi, iktidar. 
- Siyasal otorite nedir?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları