Siyasi atışmalar

A+A-
Altemur KILIÇ

Siyasi tarihimize “Yemin krizi” olarak geçecek
-Türkiye’yi kilitleyen- bunalımın “karakolda” bitmeden çözülmesi gerekiyordu ve sonunda, umut ettiğim gibi, öncelikle yeni TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in basireti ve dirayetiyle çözüldü...
Tabii bunalım latifeye gelmeyecek kadar ciddi idi, ama ben “Ağa ile marabası” fıkrasını hatırladım. Teşbihte hata, zurnada peşrev olmaz diyerek özetleyeyim:

***

Ağayla marabası, ağanın en güzel atının koşulduğu en süslü arabayla çarşıya inmektedirler. Yol uzun olunca ağa maraba ile kafa yapmak ister... Ağa arabadadır, maraba ise arabanın yanında yürümektedir. Köy yolunda ilerlerken ağa yerde taze bir tezek kümesi görür. Üzerinde sineklerle etrafa koku salmaktadır. Ağa, marabasıyla alay etmek ister; “Maraba” der, “Şu tezeği ye, Ağa sensin, at da senin, araba da senin. Sen bineceksin, ben yürüyeceğim.” Maraba çok şaşırır, şöyle bir düşünür. Bir sağa bakar, bir sola bakar; ata bakar, arabaya bakar. Ağaya da zaten gıcıktır. Hem kim görecek kim bilecek ki “tamam ağam” der... Oturur, midesi bulana bulana tezeği yer. Ağa çok şaşırır; içinden hayıflanıp söverek sözünü tutar. Ağa ya!.. Ağa iner, maraba sahip olduğu arabaya biner. “Sür ulan maraba” der. Ağa çok bozuktur. Durduk yerde en güzel atını, en güzel arabasını, ağalığı marabaya kaptırmıştır... Çarşı pazar ihtiyaçlar görülüp köye dönüş başladığında her ikisini bir telaş alır. Ağa köylüye ne diyeceğini, nasıl izah edeceğini düşünür... Maraba da bozuktur. Durduk yerde tezeği yemiştir. Ağanın daha güzel atlar alacak parası, daha güzel arabalar alacak imkanı vardır. Kendisinin ne ata, ne de arabaya bakacak parası vardır. Hem köylüye ne diyecek, nasıl izah edecek, kara kara düşünür... Dönüş yolunda maraba okkalı bir tezek görür, her ikisinin de beklediği andır aslında. Maraba intikam almak ister, ağa namını, atını, arabasını almak ister. Maraba, ağam der. At senin, araba senin, şan senin. Ağalık bizim neyimize; hem sen, hem de ben köylüye ne deriz. Kim inanır, kim dinler beni. “Ağa, ağa” der, “Gel sen şu tezeği ye, şan da senin olsun, at da senin olsun, arabayı da geri al.” Ağanın beklediği de böyle bir fırsattır...Ağa gayriihtiyari bir sağa bakar, bir sola bakar. O da oturur tezeği bir güzel yer. Arabaya kurulur, deh deyip atı kamçılar, yürü ulan maraba der...Tutarlar köyün yolunu. Köye girerlerken bu durum marabanın zoruna gider, ağaya seslenir: “Ağam köyden çıkarken ağa sendin, araba senin, at senindi. Yürüyen de bendim. Köye giriyoruz. Ağa sensin, araba senin, at da senin. Yürüyen yine benim. Ağam iyi de biz bu tezeği niye yedik?” Evet teşpihte hata olmaz... Latife latif gerek... Sürçü lisan eyledikse af ola!..

Siyasi fıkralar
Bütün dünyada siyasi fıkralar, özdeyişler vardır. Ancak siyasette öfke, şiddet ve ağız bozukluğu Türkiye’de şimdiye kadar bu ölçüde olmamıştı. Ülkede seviyeyi baştakiler belirler. At sahibine göre kişniyor! 
Önce Osmanlı Meclisi Mebusanı’ndan bir fıkra: Hararetli müzakereler oluyor... Mebuslardan biri galeyana gelmiş. Kürsüden “Bu meclis azalarının çoğu budaladır” demiş... Ortalık karışmış; bütün mebuslar feveran halinde... Yalnız tek kişi aldırış etmeden oturuyor... Biri “Yahu, adam bize budala dedi, senin kılın kıpırdamıyor” demiş... Adam gene fütursuzca “Ben azınlığa dahilim” diye cevap vermiş..

Churchill’den
Clemet Attlee İngiltere Başbakanı, eski başbakan Sir Winston Churchill ise muhalefette. Avam Kamarasında özelleştirmeler tartışılıyor... Churchill lavaboya gitmiş. Bakmış Attlee ayakta işini görüyor. Ta uzaktaki pisuara gitmiş. Attlee seslenmiş: “Winston içeride kavga ediyoruz ama gel yanıma sohbet edelim.” Churchill cevap vermiş: “Gelemem; sen hep iyi işleyen şeye el koyuyorsun!..”
Bu da Nef’i’den
Şair Nef’i’nin meşhur taşlaması:
 “Tahir efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir,
Maliki mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp tahirdir.”
“Kelp” köpek demek... “Tahir” de hem isim, hem “temiz” demek. Anlaşılan Nef’i, Maliki mezhebinden. Ve bu mezhebe göre
köpek mekruh değil. Yani cinasla demek istiyor ki Tahir efendi köpektir!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları