Siyasi iki yüzlülük!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Türkiye’de siyasetçinin dürüstü, ilkelisi ve tutarlısının siyasetten dışlanması için elden gelen her şey yapılmaktadır. Siyaseti parsellemiş olan oligarşi kendi mülkü olarak kabul ettiği siyasi alana, nitelikli ve etkili yeteneklilerin girmesine izin vermemektedir. Onun için de Türk siyasi hayatı kötü siyasetçinin iyisini kovduğu bir arena halini almıştır. Türk siyasi hayatındaki C takımının egemenliği, sanıldığı gibi bir istisna değil bir gelenektir.
Siyasetin baş aktörleri -çoğu kez zorunluluktan olsa gerek- rastlantı sonucu kısa bir süre siyasi hayata dahil olmuş, bazı ilkeli ve dürüst insanların rakip olmaktan çıkmasının ardından, çok güzel sözler etmektedir. Siyaset yaparken her türden iftira, karalama ve kötüleme türünden söylenmedik söz bırakmayanlar, adam siyaset dışı kalınca ya da ölünce ardından methiyeler düzmektedir. Siyasi kişilik sağ ve aktif iken yerden yere vurulur. Siyasi yönden etkin olmaması için akla gelmedik entrikalar çevrilir. Ölünce de inanılmaz iki yüzlülükle meziyetleri sayıp dökülür. “Kör ölür, badem gözlü olur” sözü sanki bu tür siyasi riyakârlıklar için söylenmiştir.
Son yıllarda vefat eden her siyasi liderlerin ardından, hep benzer şeyler söylenmesi tesadüf değildir. İnanılmaz övgülerle merhumların ne denli önemli, değerli, nitelikli ve büyük insanlar oldukları anlatılır. Elbette bu sanal övgüler İslam anlayışındaki “ölülerinizi hayırla yad ediniz” hassasiyetinden kaynaklanmaz. Ölüyü bile siyasete alet etmek gibi bitmek bilmeyen bir hırstan kaynaklanır. Merhumlar sağ ve aktif siyasette iken aşırı yergi; ölünce de en aşırısından övgüler almaktadır.
Merhum Erdal İnönü’nün vefatının ardından söylenenler de bu ikiyüzlü tavrın tipik fotoğraflarıdır. Erdal İnönü için  “Bilge Kişi”, “Kucaklayıcı”, “Vatanperver”, “Sözde değil özde demokrat”, “Centilmen”, “Uygar”, “Saygın” gibi akla gelen ne kadar olumlu değer varsa kullanılmıştır. Onu; “üslubu, kendine has çizgisi, dürüst ve ilkeli siyaset anlayışıyla her zaman örnek alınması gereken bir kişilik”, “Türk siyasetindeki sevgi, hoşgörü ve espri eksikliğini gideren” insan, “kendisine özgü mizah duygusu ve gürültüsüz gösterişsiz bir üslup içinde, sebatkâr ve kararlı takipçiliğiyle bütünleşen siyasi kimlik” diye tarif etmişlerdir.
Adama, rahmetli madem bu kadar nitelikli ve donanımlı bir insandı da ondan bu ülkenin daha fazla yararlanması için niçin gayret göstermediniz? diye sorarlar. Hatta devamla; madem merhum bu denli meziyetlerle yaratılmış özel bir insandı da niye onu siyasette tutmak için hiç bir gayret göstermediniz? Hatta bu insan bu kadar yetenekliydi de tam aksi bir tutumla onu siyasetten dışlamak için neden elden gelen her gayreti gösterdiniz? Yoksa bu siyaset baronları; o ve onun gibileri “dürüstlük, ilkelilik, bilge, kucaklayıcı, uygar, saygın, vatanperver vb..” kavramları siyasetten soyutlamak için mi bu türden siyasetçileri siyaset dışına iterler?
Erdal İnönü için söylenenlerin tamamı bir yana, yüzde yirmisi bile gerçekse bu insanı Türk siyasetinin daha etkili bir biçimde değerlendirmemiş olması, büyük bir kayıp değil midir? Erdal İnönü aktif siyasette iken, bugün övgü yağdıranların büyük bir kısmı, dün tam tersi ne kadar negatif değer varsa merhumu onunla tarif ediyorlardı. Yalvar yakar getirildiği siyasette, kendisine yapılmadık kalmamıştır.
Kuşkusuz siyasette bir takım insanların övgüleri de sövgüleri de konjonktüreldir. Ağızlardan dökülenin de gözlerden sökülenin de bu günlerde (ölüm anında) fazla önemi olmaz. Siyasiler her zaman timsah gözyaşları dökerler. (Bilindiği gibi timsah avını yerken ağlarmış. Halen bilimsel olarak timsahın avının yerken niçin ağladığı anlaşılmış değildir.)
Siyasiler kendilerine mecbur olan seçmene “kimi seçse beni seçmiş oluyor” rahatlığı içinde ülke adına dürüst, ilkeli ve iddialı iş yapma yeteneği olanlara fazla önem vermiyorlar. Bunun sonucu olarak siyaset vasatların uğraş alanı olmaya devam ediyor! Onun için siyasi alanda karşılaşılan sorunları yenmek için önce siyasi ikiyüzlülüğü yenmek gerekir. Ölümlü dünyadaki ölümlerden dahi siyasi rant elde etmeye çalışanlar için de söylenecek fazla söz olmasa gerek!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları