Siyasî üslûp

Ahmet SEVGİ
Sosyal ilişkilerde üslûp çok önemlidir. Olması gereken bir işin, yakışık almayan bir üslûp yüzünden nasıl çıkmaza girdiğine son zamanlarda sıkça rastlıyoruz. Yapılan bir üslûp hatası bakıyorsunuz bir anda mümkünü imkânsız hale sokuyor... Tabii bunun aksi de varittir. Yani yerinde ve düşünülerek, ölçülüp tartılarak söylenilen sözlerin de açamayacağı kapı yoktur. Bakınız Yunus Emre ne güzel söylemiş: Söz ola kese savaşı//Söz ola kestire başı//Söz ola ağulu aşı//Bal ile yağ ede bir söz.  
Bizleri idare etmeye talip siyasilerimizin yaptıkları gafı yahut kırdıkları potu gördükçe insan kahroluyor. Uzlaşmayı baltalayan ve partiler arasındaki mesafeyi uçuruma çeviren bu yakışıksız üslûptan siyasîlerimiz bir an önce vazgeçmelidirler. Bunları söylerken partiler fikirlerinden yahut prensiplerinden taviz versinler demek istemiyoruz. Çok partili siyasî hayatta iktidar da olacak muhalefet de... İktidarın bazı icraatlarını tabii ki muhalefet eleştirecek. İktidar mensupları da buna cevap verecekler. Nihayet bu bir hizmet yarışıdır. Ama bütün bunlar yapılırken üslûba çok dikkat edilmeli ve kullanılan kelimeler seçilerek sarf edilmelidir.
Konu bu noktaya gelmişken  “Kâbûsnâme” de yer alan bir hikâyeyi nakletmek istiyorum: Harun Reşit, bir gece rüyasında dişlerinin hep dökülmüş olduğunu görür. Bunun üzerine bir rüya tabircisi çağırır. Tabirci. “Halifemizin ömrü uzun olsun, ne kadar akrabanız varsa sizden evvel ölecekledir” der. Halife bu şahsa çok kızar ve cezalandırılmasını ister. Bir başka yorumcu çağırırlar. Halîfe düşünü anlatır. Yorumcu:  “Halîfe hazretleri bütün akrabalarından çok yaşayacaktır. Onların ömründen sizin ömrünüz uzun olacaktır”  der. Halîfe bu tabiri beğenir ve yorumcunun yüz altınla ödüllendirilmesini emreder “.
Dikkat edilirse her iki yorumcunun da söyledikleri aynı, fakat söyleyiş şekilleri farklı. Bu yüzden biri cezalandırılırken diğeri mükâfatlandırılıyor. Demek ki aynı düşünceyi değişik bir üslûpla ifade etmek netîceyi yüzde yüz değiştirebiliyor. Siyasîlerimizin bu kıssadan hisse almaları gerekmez mi?
Bu arada medya da sorumluluğunu bilmelidir. Yangına körükle gitmek kime ne kazandıracak?.. Kaynayan kazanın altına iki odun daha atmak yahut reyting uğruna siyasîlere ekranda kavga ettirmek vatanseverlikle bağdaşır mı?..
Tabii, siyasîlerimiz de bu tip tahriklere âlet olmamalıdır. ” Keskin sirke küpüne zarar “ demişler. Etrafımızdakilerin alkışlarına aldanarak dolduruşa gelip ölçüp tartmadan sarf edeceğiniz sözler yarın aleyhinize dönebilir.
Siyaset biraz da neyin, nerede, nasıl söyleneceğini bilme sanatıdır. Siyasîlerimizin bunu bilmemeleri imkansız. Keşke bir de uygulayabilseler...
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş