Sizin kutsalınız ve doğrularınız yok mu?

Ahmet GÜRSOY

Haydin diyelim, HSYK sizin dediğiniz gibi ideolojik bir kurum, çok önyargılılar ve “Ergenekoncuları kurtarmak istiyor.”
Haydin diyelim, “Susurluk’u onlar örtbas etti.”
Van savcısını “kasten azlettiler.” Bu sebepten adam mağdur oldu. Öyle sayalım.
Peki, sizin masumiyetinize dair hangi deliliniz var? Sizin neyiniz iyi de size güvenip geleceğimizi teslim edeceğiz?
Habur’da hakim ve savcıyı PKK’nın ayağına kim gönderdi?
Diyeceksiniz ki yapmadık!
Van’da “HSYK tarafından kasten görevden atıldı” dediğiniz savcının mahkeme karşısına çıkarmak istediği paşayı kim onurlandırarak emekli olurken altına trilyonluk araba çekti?
Diyeceksiniz ki yapmadık! O öyle değildi.
Affedersiniz HSYK da öyle diyor: “Biz öyle yapmadık.”
Siz, sizinkileri, onlar da iddia ettiklerinizi yapmadıysa, bunlar da benim ülkemde tastamam olup bittiyse, peki bunları kim yaptı?
Devam edelim.
Büyükanıt  Paşa’ya geçilen kıyağa dönelim. Gazetelerde HSYK’yı suçlamak için kara liste olaylar dizisinde gösterdiğiniz Van Savcısıyla ilgili meselede temel konu olan eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt değil miydi? Savcıyı makamından eden onunla ilgili iddia değil miydi?
Her ikisinin cevabı da evet. Öyle ise çok savunduğunuz savcının görevden azledilmesine sebep olan malum savcının iddianamesinde de Şemdinli olayları ile ilgisi olduğundan söz edilen o paşa ile kim gizli görüşmeler yaptı da sonra ben bunları mezara kadar saklarım dedi?
Söyleyin kim?
... ...
Devam edelim.
Olup bitmiş gerçek darbeler dururken, olmamış bitmemiş, tasarlandığı söylenen darbeleri, olmuş bitmiş ve gerçekleşmiş gibi kim gazete ve televizyonlarında anlattı? Ve halen daha anlatmağa devam ediyor?
Siz!
Peki, siz, HSYK’ya yaptığınız suçlamaların aynısının sizin için de geçerli olduğunu, iradesini çok sevdiğiniz seçmene söylüyor musunuz?
Söylemiyorsunuz.
Niye?
Başkalarını dürüst olmamakla suçlamak Müslümanlığın neresine uyuyor?
Deveye sormuşlar: “neren eğri” diye.
Neresi doğru ki.
Tam da o hesap.
Kardeşim, daha dün sizin Bülent Arınç üstadınız, kaç aydır içerde yatan gazeteciler Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan için açıklama yaparak bir anlamda masumiyet telakkisinde bulunmadı mı?
Bulundu.
Bülent Arınç Beyle, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin Bey’in açıkladıkları birbirine ters mi?
Değil.
Peki, bu iki önemli kişi, Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan davasında açıklama yaparken hangi mahkemeye gönderme yapmış oluyor?
Silivri.
İddianıza göre HSYK hangi mahkemenin adaletinden şikâyet ederek, yine iddianıza göre gizli emel peşinde koşuyor?
Sizin yazıp çizdiklerinize göre o da Silivri.
Bu durumda Arınç ve Şahin’in temennileri neyin nesi oluyor?
Siz nasıl insanlarsınız? Sizin doğrularınız, değerleriniz, tüm zamanlar için geçerli olan manevi kutsallarınız yok mu?
HSYK’yı ele geçirip Habur’a “gel-geç hakimi”, terörist başına “af hakimi”, memleketi bölelim, bayrakları çiftleyelim diyenlere de sus hakimi mi tayin edeceksiniz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş