Soğansız değil domatessiz menemen!

A+A-
Burhan AYERİ

Ülkede son tartışma "Menemen soğanlı mı, soğansız mı yapılır?" Oysa menemenin ana maddesi domates fiyatlarındaki artış inanılır gibi değil. Migros'ta dün sabah kilosu 9,95 idi. Genelde Çanakkale'de yetiştirilen pembe domatesin kilosu 12 lirayı geçti.

Her hâlde yeni tartışma "domatessiz menemen" olacak. Geçenlerde de yazdım, bu işi salçayla da götürmek zorlaştı. Yine Migros'ta Tat marka 710 gramlık salça 10,90'a satılmakta. Bu şartlarda en iyi formül menemenden tamamen vazgeçmek olacak. Ne mi yapacağız? Soğan-ekmek yiyeceğiz. Neyse ki onun fiyatı biraz ucuzladı. Rahmetli Mahsuni Şerif'in dediği gibi: "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana"...

Şaşırttılar

BİM'in salı günü yayımladığı ilanında birkaç yenilik gördüm. Uzun süre sonra ana yiyeceklere ve şarküteri ürünlerine yer verilmişti. Sucuğun yarım kilosu 24,95, kavurmanın 250 gramı 16,95. kilo olarak hesaplarsanız çok ucuz sayılmaz. Önemli olan görmezden gelmekten vazgeçilmesi.

Bal, reçel ve süt ürünlerini hesaba katmıyorum. Hele kilosu 26,50 liralık taze kaşar peynirine bulaşmak istemiyorum. Pahalı bile olsa, ana ürünlere yer verilmesi önemli. Darısı pirinç ve bakliyatın başına.

***

Sansürlemek

Yandaş ekranlarda kuşaklar başladı; "Buğday ve arpaya destek yüzde yüz artırıldı". "Helal olsun" dedim. Sonra merak ettim. "Ne kadardı, ne oldu?". Beklemem fazla uzun sürmedi. İlk önce Halk TV verdi; "Buğday ve arpadaki destek 5 kuruştan 10 kuruşa çıkarıldı". İşin başında -onda da değilim- yandaş medyadaki veriliş tarzı için ne söyleyeceğimi bulamıyorum.

Hemen aklıma "çocuğuna pantolon alamayınca intihar eden baba" geldi. Adamcağız kendini astı. Yapılan haberler hep aynı tarzda. Kimine göre "psikolojik rahatsızlığı vardı". Bazıları da "bu ailenin parasal sıkıntısı yoktu".

Anlayacağınız, ölümler bile sınıflanmaya sokulup ona göre değerlendiriliyor...

***

Ye-ne-mez

Ahmet Yabuloğlu kardeşim sordu; "Abi maç ne olur?" İyi Fenerbahçeli ama takımından mutlu değil. Soruş tarzından bunu anladım. "Korkma yenilmezsiniz" dedim. Bu defa "Neden" dedi. Başladım anlatmaya:

"Şenol Güneş'li Beşiktaş'ın Kadıköy'de galibiyet şansı yok. Bu sadece siyah-beyazlılarla sınırlı değil. Trabzon dâhil yönettiği tüm takımlardaki durumunu inceleyin. Bugünkü adıyla Ülker Stadı'nda yine üç puanı çıkaramayacaktır".

Sanırım Yabuloğlu 1-1'lik sonuçla söylediklerimi hatırlamıştır. Hatta maç 0-1 devam ederken benim falcılığım onun için umut kaynağı olmuştur.

Biliyorum şimdi bir sürü mesaj alacağım "Bu defa sahiden yeniyorduk"şeklinde. 30 yıldır bu hayalleri kuran Şenol Güneş'e gerçekten inanmıyorum. Hiç kusura bakmasın. Tabii onu savunanlar da.

Pankart

Güneş'in Beşiktaş'a geldiği ilk ay aktardığım bir anımı tekrarlamak isitiyorum:

"Olay adam Ortega'nın Fenerbahçe'de oynadığı dönemde Beşiktaş amigoları bir pankart hazırladılar. Üstünde bu futbolcunun büyük boy resmi ve yanında İspanyolca koca bir yazı vardı. Fenerli tribün liderleri anlamını sorunca 'En büyük Ortega başka büyük yok' anlamını taşıdığı söylendi. Onlar da bu pankartı Fenerbahçe stadının en gösterişli yerine astılar. Tezgâh ertesi gün ortaya çıktı. O yazılarda 'Korkak tavuk Ortega' deniyordu!"

Biraz da analiz

Maç, doğal olarak beIN Sports'dan verildi. Ercan Taner'i dinledikçe, en akıllı transfer diyorum.

Bir kaç küçük çekim arızası dışında 10 üstünden 7'lik yayındı. İsim vermek istemiyorum ama kimi yorumcuların niye alındığını hâlâ çözebilmiş değilim.

Analiz denilince hemen Yüz Yüze Futbol'u çağrıştırıyorum. Şu anda TRT'nin elindeki en iyi maç anlatıcı Erdoğan Arıkan ile en gerçekçi yorumcu Ömer Üründül'ün iş birliği "mükemmel ötesi". Üründül'ün teknik ve taktik analizlerine laf yok. Başarılıları tespiti ise özel ayrıcalığı.

"Son yılların en centilmen maçıydı" demesi bir milattı. Bunda Ali Koç'un katkısının olduğunu söylemesi çok şık durdu.

En iyiler

Hasan Ali Kaldırım'ın sahanın en iyisi olduğu görüşüne katılıyorum. Buna 12. adam Fenerbahçe taraftarını ekleyebiliriz. En kötüyü de ilave etmek istiyorum; Caner Erkin. Bu futbolcunun mutlaka psikolojik tedavi görmesi şart.

Hatta hakem Fırat Aydınus'la birlikte...

***

Medyanın dili

Hüseyin Günay, Erdoğan'ın Amerika temaslarını aktarıyor; "Kırgız ressam Cengiz Aytmatov sergisi de ziyaret edildi".

Ben Aytmatov'un yazar olduğunu biliyorum. Ressam(!) yanını yeni öğrendim. "NTV, 24.09.2018/00.00".

...

GÜNÜN SÖZÜ

Muzaffer olduğu zaman kendini de yenen, iki kere galip demektir. P. Syrus

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları