Soğuk savaş metodu

Selcan TAŞÇI

Yargı üzerinden yürütülen iktidar kavgasıyla ilgili yorumlar, çift kutuplu medya düzenini de eleverdi. Muhalif olan isimler gelişmeleri kaygıyla izlerken, iktidara yakın isimlerin köşelerinden “Bir daha, bir daha” tezahüratları yükseldi

Türkiye cinnet getiriyor
Polisimizin askerimizi yakalaması, emniyet kuvvetlerimizin güvenlik kuvvetlerimizi basması, mahkememizin adliyemizi dinletmesi, hakimimizin yargıcımızı tutuklamasından sonra... Önceki gün; polisimiz savcımızı yakaladı...
Peşinden; Erzurum Başsavcımız, Erzincan Başsavcımızı gözaltına aldırdı... Ve hakimimiz, savcımızı tutukladı....
Bunun üzerine...
Yargımız, adliyemizin yetkisini elinden aldı....
Tüm bunlar:
Ordumuzun devletimizi yıkması...
Demokrasimizin cumhuriyetimizi yok etmesi...
Hükümetimizin devletimize savaş açması üzerine oluyor....
Böyle olunca; yargımız adaletimize, emniyet kuvvetlerimiz güvenlik kuvvetlerimize girdi.
Gücümüz ile kuvvetimiz savaşıyor...
“Neler oluyor?” derseniz...
Cinnet...
Türkiye cinnet getiriyor...
Hani baskılar, bunalımlar, eziyetler, sorunlar üst üste bindiğinde... İşin içinden çıkamadığında insan, nasıl cinnet getirirse öyle... Kendi saçını başını nasıl yolarsa... Üstünü başını nasıl paralarsa... Kafasını yerden yere nasıl çalarsa...
Cumhuriyet Türkiye’si; kaybetmekte olduğu kimliği, değiştirilmek istenen ruhu, silinmekte olan belleği, ele geçirilen şuuru karşısında cinnet getirmekte...
Kendi kendini paralıyor...
Saçını başını yoluyor....
Eli dizini dövüyor.... Aklımız fikrimiz aldığı için, gücümüz kuvvetimizi bititrirken, mevcudiyetimiz varlığımızı yok ediyor....
Son noktadır bu: Cinnet...
 l Bekir Coşkun / HaberTurk

* * *

Hollywood bile bunu yapmadı
Tango and Cash: Adamlar polistir... Bi karambol olur, iftira atılır, zart diye içeri tıkılırlar. The Last Castle: Generaldir... Irak’ta Bosna’da acayip işler başarmış kahraman komutanken, bi katakulli olur, suçsuz yere içeri tıkılır.  Prison Break: FBI ajanıdır... Derin devletin kucağına düşer, neticede içeri girer.  A Few Good Men: Subay avukattırlar... Cinayetten içeri tıkılan erleri savunurken, askeri yargı davası memleket meselesi haline gelir, çarşı karışır. 24: ABD Başkanı’dır... Aslında başkan yardımcısıdır, hükümet darbesi yapar, başkan olur, teröristlere kitle imha silahı satar, haysiyetsiz bi arkadaş olduğu ortaya çıkınca, yargılama bile yapılmadan ömür boyu ev hapsine mahkûm edilir.
Film icabı bile olsa, tutup içeri tıktıkları  “Başsavcı” var mı? “Avatar”ı hayal etmeyi başaran senaristler, böyle bi şeyi hayal edememişler... “E yok artık!” demişler. Gerçekçi olmaz çünkü. Komedi filminde bile olmaz.  l Yılmaz Özdil / Hürriyet

* * *

Çift kale maça benziyor
Bugünkü gazetelerin manşetlerine bakın.. Yorumlara!..  Bölünmüşlüğün fotoğrafını göreceksiniz.. Yargının siyasallaşması bu demek! Aslında dünkü bazı gazeteler de aynıydı.. Erzincan Başsavcısı gözaltında diye göbek atma durumu vardı!.. Tutuklanması da, tutuklanmasına yapılan itirazın reddedilmesi de aynı şekilde değerlendirilecek.. Çift kale maç gibi..
Çetelerden korkmayın, cuntacılardan da, mafyadan da, despot yönetimlerden de, zalim yöneticilerden de, zulmedenlerden de, hakkınızı yiyenlerden de korkmayın.. Hatta polis siyasallaşsa bile korkmayın.. Bir şekilde baş edersiniz! Sığınacağınız liman vardır, hakkınızı arayacağınız kapı.. Yargıdır o..
Bir süre önce Adalet Bakanlığı müfettişlerinin başvurusuyla 56 kadar hâkim ve savcının telefonlarının dinlendiği ortaya çıktı..
Ergenekoncu diye ağır şüphe duyulduğu için dinlenen kişiler savcıydı, hâkimdi, başsavcıydı.. Önemsenmedi.. Devamı geldi.. Bir savcı, bir başsavcıyı önce gözaltına aldı, sonra tutuklattı.. Neyse ki önemsendi.. Kimse başsavcılar soruşturulamaz, yargılanamaz demiyor.. Hoyratlığa karşı çıkıyor..
 l Mehmet Tezkan / Milliyet

* * *

Bakan kavgaya tüy dikti
Adalet Bakanı Ergin’in gece yaptığı açıklama kavganın üzerine tüy dikecek nitelikte.
Bir savcının, bir başka üstelik de daha alt düzeyde bri savcı tarafından bu şekilde soruşturulabiliyor olması, HSYK kararından daha fazla rahatsız edicidir.
Bu yolla “keyfine göre bir savcı” bulan herkes, istediği her türlü baskıyı, istediği her türlü makam üzerinde, ki buna yargı da dahildir, kurabilecektir.
 l Fatih Altaylı / HaberTurk

* * *

CNNTürk dünkü gelişmeleri “yargıda deprem”  başlığı altında verdi. Ama durum daha vahimdir. Adalet gerçekten devletin temeli ise depremin merkez üssü devlettir çünkü!
 
          l Güngör Mengi / Vatan

* * *

Müfettişler doğrudan Adalet Bakanı’na bağlı olduğu sürece, yargının üzerinde Demokles’in kılıcı sallanır. İktidarı rahatsız eden savcı ve hâkimin hayatını karartabilir.
l Güneri Civaoğlu / Milliyet

* * *

Tutuklanarak Erzurum Cezaevi’ne konulan, İlhan Cihaner isimli Başsavcı değil, doğrudan doğruya “hukuk”tur. Hedef de Atatürk Cumhuriyeti’ni Cemaat Cumhuriyeti yapmaktır. l Oktay Ekşi / Hürriyet

* * *

GÜNÜN SORUSU
“HSYK’nın ve Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yüksek mahkemelerin üyelerinin çoğunu Meclis seçsin” isteğinin nedenini ve bunun gerçekleştirilmemesinin önemini anlayabildiniz mi?..  l Ruhat Mengi / Vatan

* * *

Bunlar reform yapacak da...
Yargıtay, Danıştay, HSYK dahil tüm yüksek yargının, kısacası kendinden başka kimsenin görüşünü beğenmeyen bir iktidar yargı reformu yapacak da... Ülke bu yoldan tarafsız ve bağımsız bir yargıya kavuşacak. Vayyy! Bu arada herkes yetki gaspı yapıyor, herkes adaleti engelliyor da... Erzurum Savcısı’nın kendinden daha kıdemli Erzincan Savcısı’nı hapse atması hiç yargıya müdahale sayılmıyor. Başbakan Yardımcısı Çiçek’in geçen şubat ayında Erzincan Savcısı’na telefon açıp tutuklu cemaatçileri serbest bırakmasını istemesi de öyle... l Melih Aşık  / Milliyet

* * *

Cami duvarına işeyince
Yargıyı ellerine geçirip hamur gibi yoğurmaya, oyuncak gibi kullanmaya, kendi siyasetinin nalıncı keseri yapmaya yeltenen, “hayali darbe iddiaları” üretip gözaltı ve tutuklamalarla hem milyonlarca yurtsever insanımızı, hem de bir türlü ele geçiremedikleri Türk Ordusu’nu korkutup sindirmeye kalkışan bu iktidardan, yaptıklarının hesabı bir gün mutlaka sorulmalı... Ve elbette sorulacak. Cami duvarına işemek öyle kolay değil. l Emin Çölaşan / Sözcü

* * *

Yeni dalga yolda
Yeni bir Ergenekon dalgası olabilir. Bireysel tüketici kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 677 bin 78 kişiye yükseliyor.
Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 1 milyon 343 bin 758 kişi.  Konut, taşıt gibi tüketici kredileri ile kredi
kartı borcunu ödeyemeyenlerin toplamı bir yılda tam iki kat artıyor. 29 Ocak 2010 itibariyle, ödenemeyen tüketici kredi miktarı 8 milyar 264 milyon lira. Gerçek gündem bu.
Bu durumda gerginlik yaratmak gerek. Gerginlik korkuyla besleniyor. Bu demokrasi filan değil. Bu sivil otoriter rejimin ayak sesleri.
 l Yalçın Doğan / Hürriyet

* * *

Hukuk arafta duruyor
Başbuğ’a  cevap gecikmedi, hatta cevaplar peş peşe aktı. 3.Ordu Komutanı şüpheli sıfatı ile ifade vermeye çağrıldı.
Bazı cemaatleri soruşturan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner tutuklandı.  İki amiral Ergenekon Soruşturması kapsamında  ifade verdiler. Bunlar sadece son bir-iki günde oldu.  Türkiye toz duman! Haliyle Türkiye’de fikir/yorum üretenler de toz duman.
“Ben hep hukukun üstünlüğünü savunuyorum” dediğimde hemen kimse anlamıyor, “tarafını belli et!” diyorlar.
Hukuk denilen kutsal kavram ülkemizde hep arafta duruyor!
Birilerinin hukuku diğerlerinin hukukunu devamlı dövüyor! l Cüneyt Ülsever / Hürriyet

* * *

Takımı rövanşı almış fanatikler gibiydiler
Camia dayanışması
“Yargıya darbe” den bahsedeceksek, bu darbe, HSYK’nın belirli davalardaki bu ’taraflı’ tutumudur. Yargıtay’ın, kendi 5. Daire kararına rağmen, HSYK’ya destek vermesi ancak “camia dayanışması” duygusuyla yorumlanabilir. 
 l Taha Akyol / Milliyet

* * *

HSYK yetkisini aştı
HSYK, idari bir merci olmasına rağmen, yürüyen bir davaya müdahalede bulunmuştur. Yetkisini aşan aslında HSYK’dır. HSYK, yargı bağımsızlığını teminat altına almıyor. Aksine, dünkü uygulamasıyla, yargı bağımsızlığını tehdit ediyor.
l Nazlı Ilıcak / Sabah

* * *

Yeni devlet eskiye karşı
“Ergenekon”  üzerinden  “yeni devlet-eski devlet”  kavgası yaşanıyor... Bundan sonra ne olur?
Uluslararası konjonktür, yeni devlet iradesi, bu değişimin var gücüyle arkasında... Tek parti hukuku buna ne kadar direnebilir ki?    
 l Mehmet Altan / Star

* * *

Kimse engelleyemez
İç içe geçen soruşturmalarda yollar Ergenekon’a çıkıyor! Ne Genelkurmay Başkanı’nın Silahlı Kuvvetler’in elindeki bilgileri açıklama tehdidi, ne de muhalefetin iktidara yönelik sert çıkışları “Gladio” benzeri süreci, yeni soruşturmaları ve ek iddianame hazırlıklarını engelleyebiliyor. Bu kadar çok üst düzey subayın adının karıştığı davalar zinciri cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş. Türkiye bu süreçten “hukuk ve demokrasi” yi birlikte güçlendirerek çıkabilir.
 l Derya Sazak / Milliyet

* * *

Doksandan çaktı
HSYK, futbol tabiriyle, öyle karamboldan falan değil, göstere göstere doksandan golü lamba gibi çaktı.
Daha vahimi, Ergenekon davası ve soruşturması, daha güçlü şekilde baskı altına alınmıştır. Hükümete de lafım şudur; siz biraz daha oyalanın, parmak hesabı yapın, yargı reformunu unutun. Haberiniz olsun, atı alan Üsküdar’ı geçiyor.         l Şamil Tayyar / Star

* * *

Alışırsınız....
Darbe ve sabotaj planları açığa çıkmasaydı daha mı doğru olurdu?
Söyleyecek tek söz var bu gibi durumlara karşı:
- Alışırsınız, alışırsınız...
 l Mehmet Barlas / Sabah

* * *

MİNİ YORUM
Accık, ucundan....

Teşbihte hata olmaz; Taha Akyol, Erzurum Savcısının tavrını makulleştirmeye çalışırken -hemen hemen- böyle demiş; lafa bakın: “Savcı yetki aşımı yapmamıştır, yetkisini biraz aşmıştır...” Accık, ucundan yani. Bir iki hokkabaz çağırıp, dikkati dağıtmayı başarırsak, o harala gürele de, kimse canının yandığını hissedemeden “hallederiz”... İyiymiş valla; garantisi 70 milyonca tescilli...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş