Son bir tavsiye, ama aramızda kalsın…

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Servet Avcı, "Bu bir devrim, geciktirilebilir, ama engellenemez" diye yazdığında tam olarak bunu söylüyordu, mesele bir MHP kongresi meselesi olmaktan çıktı, artık Türkiye'nin meselesi hâline geldi…

MHP Genel Başkan adayı Merâl Akşener'in Karadeniz gezisi ve ardından Kırşehir'de yaptığı miting bunun 'kör gözüm parmağına' fotoğraflarını verdi…

Ortada seçim yok, milletvekili değil…

Yağmur altında binlerce insan meydanlarda Karadeniz'de…

Yol güzergâhında gece yarılarında yolu kesiliyor, binlerce insan bekliyor…

İktidârın oy depolarında geniş kitleler Merâl Akşener'i dinlemek için meydanları dolduruyor.

Fatsa fevc fevc akıyor meydana, çerçeveye sığmıyor Fatsalı, hem Merâl Akşener'i karşılıyor coşkuyla hem de hem kendi evlâdına sâhip çıkıyor, balkonlardan üç hilâlli bayraklar sallanıyor, Fatsa kırmızı- beyaza boyanıyor…

Karadeniz'in dalgaları Kırşehir'e vuruyor… On binlerce Kırşehirli büyük bir içtimâ veriyor, şehir meydanlarından bir ses yükseliyor…

Bu ses ülkücülerin sesi, fakat daha da önemlisi on dört yıldır reyine ipotek konan seçmenin sesi. Muhalefetsizliğe mahkûm olan seçmenin sesi, alternatifsizliğe mahkûm olan seçmenin sesi, yani Türk milletinin sesi yükseliyor şehirlerimizin meydanlarından…

Rehine krizinde olduğu gibi, canının selâmetini devletin kolluk kuvvetlerinde değil, teröristin insâfında gören rehinenin, yani seçmenin umudu yükseliyor şehirlerimizin meydanlarından…

Tek adam diktasına doğru yürüyen ülkede, bir adam mutlu olsun diye, bir adam kendini güvende hissetsin diye, topyekûn mutsuz edilen ve topyekûn güvenlik hissi zedelenen Türkiye'de, meydanlar haksızlığa, yolsuzluğa, liyakatsizliğe, adâletsizliğe karşı "yeter…" diye ses veriyor Merâl  Akşener'e…

İktidârın bakanlık teklifini reddederek meydanlara inen Merâl Akşener, artık yalnızca ülkücülerin 'abla'sı değil, Türkiye'nin umudu oluyor. Meydanlarda toplanan on binler, Merâl Akşener'e hatır senedi imzalayıp veriyor ve Merâl Akşener ülkücülere yönelen bu güveni imzalıyor meydanlarda…

Meydanlardan yükselen yalnızca iktidârın sesi değil, ülkücülere güvenin sesi…

Meydanlar çok şey söylüyor…

Balgat ise kendilerini de seçen delegeye ve ülkücü irâdeye saygı duymak yerine hâlâ oyun peşinde.. hâlâ katakulli peşinde..  üyelik silme peşinde.. Kaleleri düşmüş, filleri düşmüş, at düşmüş, elinde üç piyon kalmış bir de tâkâtsiz ve çâresiz bir vezir, mat olduğunun farkında değil…

Balgat Beyi, MHP'nin ve ülkücü hareketin önünde deruhte ettiğin baraj kapağı vazifen de sona eriyor artık, ya istifân ile sonlanacak ya da o baraj kapağını artık görevden almalarla, teşkilât kapatmalarla önüne set çekemeyeceğin, önleyemeyeceğin delege, yani ülkücü irâde patlatacak, farkında değil misin hâlâ? 

Bize değil yanında kalan o iki-üç piyonuna inanıyorsan sen bilirsin, fakat bizden bir son tavsiye sana; hani sahaya inecektin ya aylardır, sahaya inme, o meydanlardan birinde tebdil-i kıyâfet kalabalıkların arasına karış istersen,   tüm gerçeği orada kendi gözlerinle görecek, kendi kulaklarınla duyacaksın,  emin ol!

  • Yorumlar 19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları