Son bir yılda kazananlar ve kaybedenler?

A+A-
Esfender KORKMAZ

Nisandan nisana son bir yılda Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE), yüzde 11.14 oldu. TÜFE oranı, doğrudan satın alma gücünü etkiler. Paranın reel satın alma gücü düşer. Söz gelimi ortalama bir malın fiyatı geçen sene nisan ayında 10 lira idiyse, bu sene 11 lira 14 kuruş oldu demektir.   Geçen sene elimizdeki yüz lira ile bu maldan 10 adet satın alırken, bu sene nisan ayında aynı maldan ancak 89.8 adet alıyoruz.
Bu demektir ki eğer paramızı bir finansal yatırım aracına yatırmışsak, en az yüzde 11.14 nominal gelir elde etmemiz gerekiyor. Aksi halde paramız eriyor. 
Son bir yılda, finansal yatırım araçları içinde altın ve dolar reel getiri sağladı. Mevduat faizi, borsa ve euro ise reel kayıp getirdi.
Aylık olarak, nisan ayında ise enflasyon yüzde 1.52 oranında yüksek çıkınca, tüm finansal yatırım araçları zarar getirdi.
                    

   
Nisandan nisana son bir yılda finansal
yatırım araçlarının reel getirisi (TÜFE’ye göre)

                                   Nisan ayı        Son bir yıl
Mevduat faizi (Brüt)        -1.01            -3.61
İMKB (Borsa)                  -1.79           -19.53
Dolar                                     -1.63             5.56
Euro                               -1.96            -3.84
Altın                               -3.15            17.59

 

1) Parasını mevduata yatıranların nisan ayında brüt yüzde 1.01 ve son bir yılda ise yüzde 3.61 oranında reel kayıpları oldu. Mevduat faizi enflasyonun altında olduğu için paraları eridi. Mevduattaki her 100 liranın satın alma gücü bir yıl sonra yaklaşık 96 liraya geriledi. Mevduat faizi üzerindeki yüzde 15 gelir vergisi stopajından sonra ise reel kayıp daha fazla oldu. Eksi faiz, tüketimin artmasını körüklüyor. Kimse parasının erimesini istemiyor. Bu nedenle de kimse tasarruf etmek istemiyor. Tüketim artıyor.
Bu eksi faiz banka kredilerini de ucuzlatmıyor. Zira bankalar adeta kartelleşmiştir. Kredi faizleri, mevduat faizinin iki, üç katı kadardır.
2) İMKB de yine hem aylık, hem de yıllık bazda reel kayıp getirdi. Borsada yatırım yapanların, ortalama olarak nisan ayında yüzde 1.79 ve son bir yılda ise yüzde 19.53 oranında reel kayıpları oldu.
Oysa ki geçen yıl nisan ayında aynı borsa yüzde 13 reel getiri sağlamıştı. Arada 33 puan fark var. Bu fark borsada kırılganlığın ve spekülasyonun  çok yüksek olduğunu gösteriyor. Bunun içindir ki biz “küçük tasarrufların borsada kazanması çok zordur” diyoruz. Bir zamanlar, Anadolu’da KOBİ borsaları tartışılıyordu. KOBİ borsalarının daha az kırılgan olacağı açıktır. Zira Anadolu’da KOBİ’leri herkes yakından tanıyor. Küçük tasarrufların spekülatif amaçlı yönlendirilmesi de çok zor olur.
3) Geçen yıla kadar parasını hem euro, hem de dolara bağlayanların çoğunlukla reel kayıpları oldu. Çünkü, sıcak para girişi ve Merkez  Bankası politikaları kurun düşük kalmasına neden oluyordu. Son bir yılda euro, yine reel olarak yüzde 3.84 oranında zarar getirdi. Dolar ise yüzde 5.56 reel getiri sağladı.
MB’nin enflasyonla mücadelede kurları çıpa olarak kullanması, TL’nin aşırı değerlenmesine ve sonuçta cari açığa neden oluyor. Buna rağmen enflasyon 2004 yılından bugüne aşağı yukarı, yüzde 10 düzeyinde devam ediyor. Bu durum, MB’nin enflasyon teşhisinin ve enflasyonla mücadele yolunun yanlış olduğunu gösteriyor.
4) Altın nisan ayında düşmeye başladı. Yine de son bir yılda yüzde 17.59 oranında en yüksek reel getiri sağladı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları