Son Osmanlı padişahı milli iradeye toslarken

İsrafil K.KUMBASAR

Son Osmanlı Padişahı 1. Recep Tayyip Erdoğan’ın tahtı sallanmaya başladı.
Davos’ta gerçekleştirdiği ’çakma’ fetihten sonra, “Milli irade benim” diye tutturup, mağrur bir komutan edasıyla ortalıkta dolaşmaya başlayan AKP Sultanı, “Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var, olmaz böyle şey, one minute”  diyen milletin ilk seçimde yaptığı ’balans ayarı’ karşısında, ’Osmanlı tokadı’ yemiş gibi neye uğradığını şaşırdı.
Derhal ’AKP Sarayı’nın balkonuna çıkan Son Padişah, suratındaki acının verdiği ürkeklikle, “Sonuçlardan tatmin olmadık, gerekli mesajı aldık, dersimizi farklı çalışacağız” diye ferman buyurdu.
Padişah Hazretleri’nin ’mesajı’ nasıl aldığını, ’dersini’ nasıl farklı çalışacağı henüz belli değil.
Belli olan şu ki, bir taraftan ’kabinede’ ve ’parti yönetiminde’ değişikliğe giderken, diğer taraftan IMF ile imzalayacağı anlaşma çerçevesinde ’yeni ekonomik tedbirler’ paketini yürürlüğüne sokacak.
Ancak, ’liboş’ devşirmelerin beklediği o ’Anayasa değişikliği’ paketini artık öyle kolay kolay gündeme getiremeyecek.
MGK toplantılarında da büyük sıkıntı yaşayacak.

***

Elindeki iktidar imkânlarını sınırsız bir şekilde, sonuna kadar kullanan, zaman zaman “Eğer bize oy vermezseniz, hizmet alamazsınız” şantajına başvuran AKP, 29 Mart 2004 yerel seçimlerine göre ’yüzde 3’, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerine göre ise ’yüzde 8’ oranında oy kaybetti.
Karadeniz’de havlu attı, Akdeniz ve Ege sahillerinde silindi, Adana, Antalya, Manisa ve Isparta gibi vilayetler başta olmak üzere, elindeki irili, ufaklı belediyelerden önemli bir bölümünü kaybetti.
Bütün planlarını, en az ’yüzde 50’ oy alıp muhalefetin kalelerini ele geçirmek üzerine kuran AKP için, ’güven tazeleme’ niteliğindeki psikolojik alt sınır ’yüzde 40’ idi.
29 Mart 2009 yerel seçimlerinde aldığı ’yüzde 39.2’ oy, ciddi bir ’kırılma’ noktası haline geldi.
Zihinlere yerleştirilmek istenen “AKP sandıkta yenilemez” efsanesi ortadan kalktı.
AKP’de ’gerileme’ dönemi başladı.
’Toplumsal muhalefetin’ dozunun artması ve ekonomik krizin iyice belirginleşmeye başlaması ’çöküş’ sürecini daha da tetikleyecektir.
AKP, ağabeyi ANAP gibi ilk seçimde ’siyaset mezarlığındaki’ yerini alacaktır.

***

“Alt kimlik/üst kimlik” edebiyatı yaparak, “Kürt sorununu tanıyoruz” diyerek, ’Kürdoloji enstitüleri’ kurarak, TRT’den ’24 saat’ Kürtçe yayın yaparak Güneydoğu’dan oy patlaması bekleyen Tayyip Erdoğan’ın, Talabani ve Barzani ile kurduğu sıcak ilişkiler de, teröristlere ’genel af’ için başlattığı girişimler de, Abdullah Gül’e söylettiği ’Kürdistan’ da herhangi bir işe yaramadı.
- “Vuran kazanıyor” düşüncesine kapılan bölge halkı, AKP yerine topyekün PKK’nın ’siyasi kanadı’ olan DTP’ye yöneldi.
Diyarbakır, oylarını yüzde 70’in üzerine çıkaran Osman Baydemir’e yeniden hediye edildi.
Erdoğan’ı milletvekili seçip Başbakanlığa taşıyan Siirt ve Van da DTP’ye teslim edildi.
PKK, Erdoğan’ın politikaları sayesinde Türkiye’nin ’4’üncü büyük partisi’ haline geldi.
Erdoğan’ın Van’da “Ben buradayım, Baykal nerede?”, Diyarbakır’da “Diğerleri Sivas’ın ötesine geçemiyorlar” efelenmesine birileri  “Al sana Baykal!..”, “Al sana Sivas’ın ötesi” cevabını verdi.
Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak işte buna derler.
Yüzü ’AK’ mıdır bilemiyoruz.

***

Son Osmanlı Padişahı 1. Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde artık iki yol var:
Ya yaptıklarının hesabını vermek üzere yakında ’Yüce Divan’ın karşısına çıkacak,
Ya da bir gece yarısı ’ABD vapuruna’ atladığı gibi Türkiye’den kaçacak.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş