Son padişahın Pembe İncili Kaftanlı sefiri

İsrafil K.KUMBASAR
Bölgede ‘liderlik’ve dünyada ‘itibar’ için dış politikaya yeni rota çizen AKP iktidarı, diplomasi tarihine geçecek bir kara lekeye daha imza atmayı başardı.
Kimse kalkıp da “Danny densizlik yaptıysa, Tayyip Erdoğan’ın suçu ne?” savunmasına geçmesin.
Davos’ta ‘One minute’ gösterisi yapıp içeride prim toplarken, bugün yaşananları da hesaba katmak gerekirdi herhalde.
Devlet idaresinin bir ‘tuluat’ olmadığını, bugünden yarını görmek gerektiğini bilen bilir.
Yıllarını bu devlete hizmet için harcamış hariciye mensuplarını bir anda ‘monşer’ diye karalayıp kenara atarsan, ‘fanteziler’ ile yatıp kalkanları kendine rehber edinirsen, daha çook Danny’ler çıkar karşına.
Görünen o ki, AKP önce ‘gerginlik’ çıkarıp, sonra ‘mağduru’ oynamayı çok sevdi.
İçeride malzeme bitince de, gözünü dışarı çevirdi.
Daha doğrusu, ‘çok yönlü’ oyunu renklendirdi.
Bakın yandaş ve yanaşma kalemlere, ‘açılımın’ ektiği nefret tohumlarını şimdiden MOSSAD’a yıkmaya başladılar bile.
Döndük başa, giydik ‘milli görüş’ gömleğini.
Ayakları taşa takılsa Yahudi’den bilecekler.

* * *

Kolay değil yılların alışkanlığını terk etmek.
Ama akıllarına bile gelmez daha düne kadar Yahudi lobilerinden ‘cesaret ödülü’ aldıkları, İsrail ile Cumhuriyet tarihinin en fazla ‘işbirliği anlaşması’ yaptıkları, sınırdaki ‘mayınlı arazileri’ bile İsrail’e peşkeş çekmeye çalıştıkları.
Hadi onlar unuttu, peki ya siz?
Bugün çalakalem densiz Danny üzerinden İsrail’e çullananlar. Hatırlamıyor musunuz ‘mayınlı arazi’ hadisesini.
Aloo orada mısınız?
Açılım sarpa sarıp, millet oyunu görünce koro halinde türküye başladı hizaya sokulmuş basının ‘asil’ muharrirleri.
Bakın düne kadar bunlara destek veren ‘liboşlardan’ bir kaçı arada birkaç kelam düzgün söz söyleyince nasıl aforoz edildiler.
Vay sen misin “sivil vesayet” lafı eden?
Anında defterler dürüldü.

* * *

Bütün bunlar Tayyip Bey’in kusuru değil.
O çıkıp da  “Beni padişah gibi görün, Fatih ilan edin”  demedi, birileri öyle istedi! Tamam, bazen kendini frenleyemedi işçiyi, köylüyü, esnafı ve de öğrenciyi fırçaladı. Sert ve hükümran sesiyle payladıkları oldu.
Meclis Başkanı’na dönüp,  “Siz mi susturursunuz, ben mi susturayım”  siteminde de bulundu.
Fakat o asla bir ‘padişahlık’ düşü kurmadı.
Fakat şu densiz Danny bütün dengeleri alt üst etti işte. Millet tam ‘gönlünün sultanını’ bulmuşken, bir anda ortalık karıştı.
Kendini bilmezin biri, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, büyükelçimizi hakir gördü.
‘Skandal’ lafının bile çok hafif kalacağı, bir rezalete imza attı çirkin Danny.
Kendisi çıktı yüksekçe bir koltuğa, bayrağını da koydu önündeki masaya.
Başına ‘çuval’ geçirilen elçinin gıkı çıkmadı.
Özür, rezaletin üzerini örtmeye yeter mi?

* * *

‘Padişah’ peşinde koşma hülyasına kapılanların büyük bir bölümü şimdilerde sahafların yolunu tutmuş diyorlar.
Kimseye çaktırmadan dükkan dükkan dolaşıp, Ömer Seyfettin’in kitaplarını arıyorlarmış.
Hepsini değil elbette, içerisinde  “Pembe İncili Kaftan” hikayesinin olduğu kitabı.
‘Tuluat’ ile ‘hakikat’arasındaki o çok ince farkı anlayabilmek için.
Acaba Dışişleri’nde var mıdır bu kitaptan?
Ne dersiniz?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş