Sorular cevapsız kaldı

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

KAZA İLE İLGİLİ ŞÜPHELER YAŞANAN ACIYI DA İSYANI DA KATMERLEDİ
Sorular cevapsız kaldı

Şahinkayası’nda son bulan yolculuk ve arama-kurtarma çalışmalarına dair kırk altı saat boyunca gelen her bilgi bir öncekiyle çelişti. Dünkü köşe yazılarına ölüme terk edişe duyulan öfke damgasını vurdu

ARADIĞINIZ TEKNOLOJİYE
ŞU ANDA ULAŞILAMIYOR!
İkinci gün, saat 16.00’ya geliyor, helikopter henüz bulunmuş değil...
Oysa diyordu ki teknik takipçi:
“Teknik takipte olan rüyasında konuşsa, bunu dinleme ve kaydetme imkanımız var...”
 “...?”
 “Diyelim ki adım attı...”
 “...?”
 “Yani paşa tuvalete gitse tespit edilir...”
Ama koca helikopteri bulamadılar...
Yarım milyar dolarlık dinleme-izleme aleti satın aldılar. Yedi tane, dinleme-izleme aracı Başbakanlık’a bağlı dolanıyor AKP karşıtlarının peşinde...
Hastane odalarını dinliyorlar...
Sofraları dinliyorlar...
Fısıltıları dinliyorlar...
Ama düşen koca helikopterin yerini bulamıyorlar... Kapalı telefonları dinleme cihazı haline getiriyorlar... Radyonuzu, televizyonunuzu, müzik setinizi sizin ’muhbiriniz’ haline getirebiliyorlar...
Bir hesaba göre 3 milyon, bir itirafa göre aynı anda yarım milyon insanı üstün teknolojileri ile izleyebiliyorlar...
Telekulak anlatıyor:
“Yani muhalif yellense, uydu üzerinden kaydederiz...” Ama bu yazı yazıldığında 24 saat geçmişti üzerinden, henüz helikopter bulunmuş değil...  Niçin? Çünkü ilkellik ve çağdaşlığın farkıdır bu... Devletin ayrılmış bütçesini, haberleşme kurumlarını, uzmanlarını muhalif cadı avına yönlendirirseniz... Aklınız yatak odalarına olursa... Teknolojiyi insanları sindirmekte kullanırsanız... Teknik kadrolara ispiyoncuları doldurursanız...
İşte böyle bir partinin genel başkanının düşen helikopterini bulamazsınız... Rezil olursunuz dünyaya...
Bekir Coşkun / Hürriyet

+++

Sorumlulara yine
ceza verİlmeyecek
Kazanın meydana gelmiş olması muhtemel yer, uzay değil, bu ülkenin topraklarının üzerinde. Bu işin sorumluları her kimlerse bugüne kadar işlerini iyi yaptıklarını söyleyebilecek durumda değiliz. Ama göreceğiz ki işini iyi yapamadığı i çin kimse ceza görmeyecek. Herkes aynı koltuğunda oturmaya, snaki bu kaza hiç olmamış gibi davranmaya devam edecek.   
Mehmet Y. Yılmaz / Hürriyet

+++

AKIL ALIR
GİBİ DEĞİL
İnsanın aklı almıyor doğrusu! Bu çağda ülkemiz sınırları içinde helikopter düşüyor ve 24 saatte ulaşılamıyor. Arazinin konumu, kar yağışı, sis tamam da, Amerika’nın uydularından yeri tespit edilemez miydi?         
Yalçın Bayer / Hürriyet

+++

İKİNCİ “YAZICIOĞLU” VAKASI
Hatırlayacağınız gibi, 6 yıl önce, 2 Eylül 2003’te bir başka Yazıcıoğlu, Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu Ankara’ya gelirken makam otomobili ilginç bir kaza yapmış ve Yazıcıoğlu vefat etmişti...
Yazıcıoğlu’ların kaderi deyip geçebilir miyiz?..
Bu mu çağ atlamış Türkiye?..  Bu mu Türkiye’nin arama kurtarma becerisi?.. Bu mu bu kadar trilyonlar harcayan bakanlıkların refleksi, yeteneği?.. Bu mu Türkiye’nin teknik altyapısı?..
Bahane üstüne bahane...
Bu durumumuzla iyi ki bir savaşa
girmemişiz!.. İyi ki!..
BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır’ı cep telefonundan aradım. Helikopterin düştüğü bölgede arama-kurtarma çalışması yaparken buldum kendisini. Ve çok ilginçtir ki, cep telefonundan sesi çok net geliyordu. Bunu kendisine hatırlattım ve genel başkanları ile arkadaşlarının cep telefonlarına nasıl ulaşılamadığını, kapalıyken bile sinyal veren cep telefonlarından nasıl sinyal alınamadığını, yer tespitinin yapılamadığını konuştuk.
Hulki Cevizoğlu/ Yeniçağ

+++

SİSTEM VAR ama İŞE  YARAMIYOR
Geçen ay başlarında Bolu civarında düşen helikopterin yerinin Fransa tarafından bildirildiği haberi yayımlandı gazetelerde. Bunun üzerine bir uzmanın ağzından şunları yazmıştık:
 “Deniz ve hava araçlarında olağanüstü durumlarda (çarpma - çarpışma - suya batma - vs) devreye giren ve ilgili aracın bulunduğu mevkii bildiren (GPS bilgisi kodlanmış) cihazlar vardır. Olağanüstü durumlarda bu cihazların sinyalleri uydu üzerinden yer istasyonlarına iletilir ve bu sinyaller değerlendirilerek yer tespiti yapılır, devamında arama kurtarma birimleri harekete geçirilir.
2004 - 05 yıllarında bu sistem ülkemize kurulmuştur. Olağanüstü durumlarda tüm bilgiler kaza mahallinden uydu vasıtasıyla Denizcilik Müsteşarlığı’na iletilir.
Şimdi soru:
1. Helikopterden tehlike ve yer bilgisi sinyali yayınlandığına göre yer tespitini neden biz yapamadık ve arama kurtarma hizmetlerini ivedilikle başlatamadık?
Devlet Hava Meydanları İşletmesi bu yazımız üzerine bir açıklama gönderdi ve helikopterin yerinin Fransa’dan bildirildiğini yalanlayarak şöyle dedi:
” Yer tespiti, ülkemizdeki uyduya dayalı Arama - Kurtarma (COSPAS-SARSAT) Sistemimiz tarafından belirlenmiştir. “
Eeeee peki şimdi? 24 saati aşkın süre geçti Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterden hâlâ haber yoktu... 
Neden çalışmıyor sistem?
Melih Aşık / Milliyet

+++

Kazadan
sonra cinayet

156  arandığında veya ’neredeyim’ yazıp 2222’ye gönderildiğinde anında telefonun yeri koordinatlarıyla veriliyor. Sadece bunu yapmak bile yeter...
Her şeyi çok iyi (!) bilen Ulaştırma Bakanı, 112 Acil Servis, Jandarma hâlâ bunu bilmiyor mu ki 3000 kişi karda kör gibi yönünü bilmeden arama yapıyor?
Ayrıca ”SPOT Acil Yardım ve Kişi Takip Cihazı“ denilen son derece önemli ve yararlı bir cihaz var. Bu aleti Ulaştırma Bakanlığı’nın veya herhangi birinin önerdiğini, halkı bilgilendirdiğini hiç duydunuz mu?
”Hızlı tren “ faciasındaki ihmaller, denetimsizlik anlatılırken Ulaştırma Bakanı Yıldırım ”Takdiri ilahi“ demişti. Buna da deyiverir, onda sorun yok. Asıl sorun ”Takdiri ilahi“ dedikleri olayların neden aralıksız şekilde Türkiye’de olduğunu sormayanlarda... Hesap sorma zahmetine katlanmadan her şeye susanlarada... Bize de yazıklar olsun!   
Ruhat Mengi / Vatan

+++

MUHALİF AYARLI
TEKNİK TAKİP
Hani; teknoloji çok gelişmişti ve birileri, sokakta yürürken burnunuzu karıştırmanızı bile izleyebiliyordu?
Hani; cep telefonu kapalı bile olsa sinyalleri sayesinde kaybolmayı olanaksız hale getiriyordu?
İyi de o zaman BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun Kahramanmaraş’ta düşen helikopteri neden bir türlü bulunamadı?
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bu ilkelliğe gerekçe olarak ”hava koşulları“nı gösteriyor...
İyi de telefonları dinlenen, sinyal takibiyle attıkları her adım izlenen milyonlarca kişi; hep ”güneşli“ yerlerde mi dolaştı?
Yoksa...
Bir bu ülkedeki bütün izleme aletleri, sadece ”muhalif“lerden gelen sinyallere mi
ayarlı? 
Mustafa Mutlu / Vatan

+++

ÖRT Kİ
ÖLEM DEDİLER
Turkcell kazadan dakikalar sonra olay yerinin koordinatlarının Ulaştırma Bakanlığı’na ulaştırıldığı iddiasında.
Bu kadar mı zor bulmak?
Cep telefonları kapalıymış. İyi de kapalı cep telefonundan ortam dinlemesi bile yapılıyor da, yer tespiti mi yapılamıyor?
Ya 112 rezaletine ne demeli?
Bu gibi durumlarda ne yapması gerektiği konusunda en ufak bir eğitim almadığı belli olan bir kız, saçmalayıp duruyor.
“Ört ki ölem” derler ya. Tam o durum.
Zaten helikopterdekiler de aynen öyle yaptılar.
Fatih Altaylı / Haberturk

+++

Yıllardır aralanamayan sis perdesi
Dündar Taşer: MHP’nin kurucularındandı. MHP Genel Başkanvekiliydi Alpaslan Türkeş’in sağ koluydu. 13 haziran 1972’de trafik kazasında yaşamını kaybetti.
Cengiz Gökçek: MHP’nin önde gelen isimlerindendi. Gaziantep milletvekilliği ve 1977 ’de Milliyetçi  Cephe Hükümeti’nde Sağlık Bakanlığı yaptı. Gelecekte MHP’nin başına geleceği konuşuluyordu. Trafik kazasında vefat etti.
(Keza Gün Sazak kimin yaptığı tam anlaşılamayan bir suikast sonucu hayatını kaybetti.)
Mustafa Taşar: ANAP’ın ülkücü kökenli isimlerindendi. Yeni parti arayışları sırasında iki yıl önce trafik kazasında vefat etti.
Prof. Mehmet Cihat Özönder: Yakın gelecekte MHP yönetiminde söz sahibi olacağına kesin gözüyle bakılan milletvekiliydi. Trafik kazasında vefat etti. (Trafik kazasından ölen bir diğer MHP milletvekili Kadir Görmez’dir.) Bu listeye;  Recep Yazıcıoğlu’ndan Adnan Kahveci’ye kadar hala tartışılan ve komplolar üretilen benzeri trafik kazaları konulacaktır.  Seval Türkeş’in eşi Alpaslan Türkeş’in ani ölümü üzerine ortaya attığı iddialar tekrar gündeme getirilecektir. Görünen o ki, önümüzdeki günlerde Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasını çok konuşup tartışacağız.
Kim bilir belki de “nur topu gibi” bir Ergenekon’umuz daha ortaya çıkar!!!!  
Odatv.com

+++

MİNİ YORUM
Heryer karanlık
Hem helikoptere ulaşıldı, yaralılar hastaneye kaldırıldı, hem de iki gündür akıbetleri belli değil. Hem devletin bütün imkanları seferber edildi, hem NASA’yı BBP’lilerin eşleri dostları devreye sokuyor. Hem sinyal cihazı yok, hem var. Hem şarj bitti sinyal alamıyoruz, hem dört mühendis koordinat belirliyor. Hem ulaşılamaz durumdalar, hem köylerin ortasında. Bir şey var bu kazada, bembeyaz karın ortasında büyük bir karanlık var. Göz gözü görmüyor. Şimdi Allah rahmet eylesin deme zamanı. Ama herşey öyle inanılmaz ki; acaba diyoruz ‘ölüm’ haberleri de az sonra yalanlanır mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları