Sorular ve cevaplar: Türklük

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

Soru: Türk kimdir?    
Cevap: Türk milletine mensubiyet şuuru taşıyan insandır.
Soru: Mensubiyet şuurunun kaynağı nedir?                    
Cevap: Aynı millete mensup diğer fertlerle ortak/benzer olan özelliklerdir. Ortak soy, ortak dil, ortak tarih, ortak din, ortak vatan, ortak kültür, ortak devlet gibi.
Soru: Mensubiyet şuuru için, saydığınız özelliklerin hepsi şart mıdır?
Cevap: Hayır, bunlardan biri bile mensubiyet şuuru için kâfi gelebilir. Gerçekten “millî” bir eğitim, bu şuurun oluşmasında önemli rol oynar. Eğitim “millî” olmazsa birçok ortak özellik dahi mensubiyet şuuru için kâfi gelmeyebilir.
Soru: Türkiye dışındaki soydaşlarımız da kendilerini Türk kabul ediyorlar mı?        
Cevap: Vaktiyle Osmanlı sınırları içinde olup şimdi dışarıda kalanlar kendilerini Türk kabul ediyor. Balkan, Suriye, Irak, Ahıska Türkleri gibi. Diğerleri kendilerini Özbek, Kazak gibi isimlerle adlandırıyorlar.
Soru: O zaman onları niçin Türk olarak adlandırıyoruz?            
Cevap: Onların Kazak, Kırgız vb. boy adlarını, millet adı olarak kabul etmeleri, tabiî bir gelişmenin sonucu değildir; Çarlık ve Sovyet dönemlerinde uygulanan zora dayalı eğitim ve kültür politikalarının sonucudur. Onları Türk kavramının dışında kabul edersek biz de Sovyet politikasını ve onun sonuçlarını kabul etmiş oluruz.
Soru: Fakat yine de onlar kendilerine Türk demiyorlar; bu durumda ne yapacağız?        
Cevap: Bir kere Özbek, Türkmen, Tatar, Kazak, Kırgız vb. isimler uydurma değildir; onların boy adlarıdır. Dolayısıyla onlara Özbek, Kazak vb. demek yanlış değildir. Ancak  “Türk”  bunların hepsini kapsayan bir üst kimliktir. Bizim de boy adımız vardı: Oğuz/Türkmen. Biz üst kimlik adımızı unutmadık, boy adımızı unuttuk. Onlar boy adlarını unutmadılar, üst kimlik adını ise unuttular. Daha doğrusu bu ad onlara unutturuldu. Şimdi sabırla, ilişkileri güçlendirerek, tarihî ve ilmî delilleri anlatarak onlara üst kimlik adları olan “Türk”ü hatırlatmalıyız.
Soru: Bir de “Türki” kelimesi var?
Cevap: Türkî, Türkçe demektir. Hem Osmanlı sahasında, hem Türkistan’da atalarımız kendi dilleri için, yani “Türkçe” anlamında “Türkî” kelimesini kullanmışlardır. El yazmalarında bunun yüzlerce örneği vardır. Bütün Türk boylarını (Sovyetlere göre milletlerini) kapsayan bir terim olarak “Türki” ise Sovyetlerin, politika ve ideolojilerinin gereği olarak icat ettikleri bir terimdir. Bu yeni terim, İngilizceye de Turkic olarak çevrilmiştir. Türkiye’de de Türki terimini kullananlar vardır. Türkiye, Sovyet hâkimiyetine girmediği için bizde bu anlamda da “Türk” kelimesi kullanılmaya devam etmiştir.
Soru: Bir de hanedan adları var, Selçuklu, Osmanlı gibi?
Cevap: Hanedan, devlet ve makam sahibi olan sülale demektir; dolayısıyla hanedan adları, millet adı değildir. Selçuklular da, Osmanlılar da Türk’tür. Saltuklular, Artuklular, Germiyanlılar da öyle. Biz daha pek çok hanedan kurduk.
Soru: Osmanlı için bazen “Türk” değil diyenler bile var?
Cevap: Osmanlı hanedanının Türk olduğunda, yerli yabancı, hiçbir ciddi tarihçinin şüphesi yoktur. Osmanlı dönemi, tarihimizin en yüksek, en büyük dönemidir. Üstelik Osmanlı hanedanı Anadolu ve Balkanlar’da Türk birliğini sağlamıştır. Elbette onların da ciddi hataları vardır; ancak bu hatalar onları  “Türk”  kavramının dışına çıkarmaz.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları