Söz bitmez

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Son yıllarda  “Sözün bittiği yer”  deyimi moda oldu. Öyle fotoğraflar yayınlanıyor ki yorum yapmaya gerek bırakmıyor. Çoğunluk biraz da işin kolayına kaçıp sözün bittiği yer deyip çıkıveriyor işin içinden. Kerkük ve Telafer’deki katliam görüntüleri yayınlandığında bu sütunda  “Söz bitmez” başlıklı yazıyı kaleme almıştım. Gazze’deki görüntüler için de kimi meslektaşlarımız da sözün bittiğini ifade ediyor. Söz bitmiş olsa bunlar yaşanır mıydı? Söz bitmiş olsa insan insana bunu yapar mıydı? Şüphesiz İsrail’in uyguladığı soykırımın insanlıkla bağdaşması söz konusu değil. Hani  “Bunu insan yapmaz”  diye refleks gösteririz ya ama bu yapanın sonuçta insan olduğu gerçeğini de değiştirmez. Hitler’in soykırımı uyguladığı insanların, Hitler’den intikam almaya kalkışması doğru olmasa bile, gerekçesini anlamaya çalışırız. Ancak Filistinli bebeklerin katlinin açıklanması mümkün değil.
Kim ne derse desin televizyon ve gazetelerde yayınlanan minik bedenlerin görüntülerini önemsiyorum. Kendi adıma, bilgisayarımın, cep telefonumun ekranına, çalışma masamın üzerine, hatta duvarlara Filistinli çocukların cansız bedenlerinin fotoğraflarını, Hocalı ve Telafer katliamının çerçevelerinin yanına asacağım. Kendi çocuklarıma, yakınlarıma ve hatta okuyucularıma önereceğim.
Gelelim sözün bitmediği bir başka olaya. Türkiye’de suni gündem oluşturmanın ne kadar kolay olduğu bir kez daha kanıtlandı. Anayasaya aykırı olduğu biline biline başlatılan devlet eliyle Kürtçe yayın tartışılırken, Diyarbakır Belediye Başkanı  “Dil yetmez toprak da isteriz” demek cesaretini gösterirken, devletin etkili ve yetkilileri  “Sen ne diyorsun ulan” tepkisini göstermiyor. Memleket seçim sathı mailine girip de adaylar tartışılırken, oy verecek vatandaş yerine, partinin tek seçicisi genel başkanın tercihi dayatılıyor. Bütün bu garabetin arasında gündemi değiştirmek için kaçıncı dalga olduğu unutulan yeni göz altılarla yeni gündem belirleniyor.
Bırakın bir araya gelip kooperatif kurmayı, aynı apartmanda ve aynı semtte bile oturamayacak kişileri, aynı örgüte üye olmakla itham etmek de sözün bitmediğinin diğer göstergesi olsa gerek.
Birkaç emekli subay yetmez, bir iki de emekli paşa ekleyelim, üç beş profesör kesmiyor sekiz on takviye daha yapalım, gazeteci ve siyasilerle renklendirip, reytingi artırma gayretiyle düzenlenen yeni operasyon bana göre seçim sindirmesinden başka bir şey değil.
Ek iddianamenin ortada olmadığı davada
40 yeni gözaltıyla süre, bu gidişle birkaç yıl daha uzamayacak mı?
Bu kadar kişinin özel telefon konuşmalarıyla malum gazeteler haber sıkıntısından kurtulup çakma yazarlar kaç kitap basacaklar daha?
Psikolojik harp metotlarının ince ayarı, halkın Filistin’deki gelişmelere odaklanan öfkesi, suni gündem ile Ümraniye davasına yönlendirilecek öyle mi? Ne alâ memleket. Alemi aptal kendini uyanık zannedenlerin, metrekareye kaçının sığdığını görebiliyor musunuz?
Rusya doğalgazı kesmiş, asgari ücrete sadece 24 TL, emekliye yüzde 3.8 zam yapılmış, dil yetmez toprak da isteniyormuş kimin umurunda? Flaş, flaş, flaş. Son dalgada 40 gözaltı, adamlar darbe yapacaklarmış. Vay be!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş