Söz konusu şehit olunca...

A+A-

Hürriyet gazetesinde Prof. Dr. Şükrü Kızılot’un köşesinden:        Soru: Soma’daki maden faciasında ölenlerin, geride kalan eşi ve çocukları da perişan durumda. Bu ölüm nedeniyle, ailelerine devletin ve işverenin yapacağı ölüm yardımı kaç liradır?
Cevap: Soma’da ölenler için farklı bir uygulama yok. Halk arasında “ölüm yardımı” diye bilinen, gerçek adı “cenaze ödeneği” olan ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin tutarı ise sadece 415 TL. memurlar için 1.463 TL. olarak belirlenmiş. Soma’daki maden faciası nedeniyle, (kusurlu olması dışında) işverenin ya da devletin ayrıca bir ödeme yapması söz konusu değil. 
İşin uzmanı böyle diyor ama şehit ailelerine bağlanacak aylık ve ödenecek tazminatlarla ilgili her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Uludere olayında anında hassasiyet gösteren Başbakan Recep Erdoğan ve diğer ilgili Bakanlardan da bugüne kadar yapılan herhangi bir açıklama yok.
Hatırlar mısınız?..
Uludere olayının hemen ardından daha neyin ne olduğu belli olmadan, terör örgütü ve sivil uzantılarının kopardığı yaygara ile Başbakan Recep Erdoğan “hayatını kaybeden kaçakçıların” geride kalanlarına 23 bin 100 lira, ek olarak da Başbakanlık hesaplarından 100 bin lira, toplam 123 bin 100 lira gönderileceğini ilan etmişti.
Lütfen yanlış anlaşılmasın. Bu acılı günde, ölçütü para ile olan herhangi bir mukayesenin gayesinde değilim. Sadece ve de sadece hassasiyete dikkat çekmek istedim. Ülkeyi farklılıklara gömerek saltanat kayığından inmeyenlerin gerçek yüzlerini -çok acı da olsa- faş etmek gayretim. Tüm ülke, elindeki avucundakini Soma’ya göndererek yaraları sarmak için seferber olurken, kanıma dokunan, Uludere’de gösterilen hassasiyetlerin Türkmen çocuklarından esirgenmesi. Her zaman olduğu gibi şehit yakınlarına gösterilmemesi.
Bu arada, dün YENİÇAĞ’da okuduğunuz MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, “Hayatını kaybeden madencilerin yakınları kesinlikle önlerine getirilen her evrakı imzalamasın. Mutlaka bir hukukçuya danışsınlar. Atacakları imza çok önemli. Tazminat alamayabilirler ya da eksik tazminat alabilirler. Dikkatli olmaları gerekiyor” şeklindeki önemli uyarısını tekrar hatırlatmak istiyorum. Ve bir cümle de ben kendimden ekliyorum;
Terör şehitlerimizin ailelerinin sıkça yaşadığı gibi devletten gelen “fazla ödeme yapmışız, ...... miktardaki parayı derhal geri ödeyin” diye evinize gelen bir yazı ile ikinci defa kahrolmak, ölmek istemiyorsanız mutlaka ve de mutlaka hukukçu yardımı alın.

***

Soma’da Başbakan Erdoğan’ın vatandaşları tokatlaması, danışmanın da tekmelemelerinin ardından yaşanan öfke patlamasında kurulan yeni bir AKP tezgahına da dikkatinizi çekmek isterim. 4 gün boyunca maden şirketi sahibi ve yöneticileri hakkında tek kelime etmeyen, dolaylı olarak onların kusursuz olduğu algısını yaratmaya gayret eden yandaş medya Cuma gününden itibaren polit büronun düğmeye basmasıyla taktik değiştirdi. Maden sahibi ve yöneticileri adeta aslanların önüne atıldı. Yandaşlar, Başbakan’ın üzerine yoğunlaşan öfkeden dolayı yeni bir patlama yaşanmaması için söz konusu kişileri kendi elleri ile parçalıyorlar.
Dümen iyi (!) ama yemezler!..
İnşaat çökmelerinde bile kaçma ihtimali nedeniyle anında yargı yolu açılan ve göz altına alınan müteahhitlere uygulanan muamele bu adamlara hâlâ neden uygulanmıyor?..
Ya bu adamlar yurt dışına kaçarsa diye neden düşünülmüyor?..
Deniz Feneri ve 17 Aralık’ın ardından tezgahı değiştirdiler. Kendi elleri ile dövüp toplumun biriken gazını alacaklar, ortalık iyice yatıştıktan sonra da takipsizlikle sonuçlandıracaklar.
Aslanların önüne atılmaya hazırlanılan diğer bir isim de Çalışma Bakanı Faruk Çelik. Bu söylediğimi daha iyi anlayabilmek için yandaş medyayı dikkatle takip edin. Enerji Bakanı Taner Yıldız’a övgüler diziyorlar, eleştirilere muhatap olan Çelik için tık yok. 17 Aralık operasyonundan sonra Başbakan’ın paralelci operasyonuna karşı direnç gösteren Çelik’in önümüzdeki günlerde görevden alınacağı kuvvetle konuşuluyor AKP kulislerinde.
Çankaya yokuşu çıkılırken bakılacak, gaz tamamen boşaltılamadı hâlâ grizu tehlikesi var;
Faruk Çelik’in yem edilmesi büyük ihtimal.
Hem de bir taşla iki kuş vurulacak...
Fakat aklıma yaşanmıştan bir örnek geliyor; ya maden sahibi veya Çalışma Bakanı çıkar da Erdoğan’a “sen ne talimat verdiysen ben onu yaptım” derse!..
Ama, Erdoğan Bayraktar’ın başına gelenlerin ardından bunun gerçekleşmesi çok düşük ihtimal...

Yazarın Diğer Yazıları