Sözler bitti, hareket zamanıdır!

Altemur KILIÇ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, önce Ankara Temsilcimiz Sabahattin Önkibar’a, sonra da Uğur Dündar’a söyledikleri, bir Türk Generaline yakışan vakarlı ve “insan” bir “insana” yakışan  duygusallıkla söyledikleri, sonuçta hiç de boş sözler değildi. Bence “sözün bittiği yerde”, artık çeşitli seçenekleri bir tarafa bırakarak, Türk Devletini ve milletini tehdit eden bölücü terörün köklerini - neredelerse ve kimlerse- orada kazımak için harekete geçileceğinin işareti idi... Başbuğ iki ay sonra, filli görevi bırakacak ama “bayrağı” yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve erkânı alacak... Onların, farklı düşündüklerini sanmıyorum; bayrağı ihanet tepelerinin, karargâhlarının üzerine mutlaka dikeceklerdir. Eğer söz konusu milletin ve devletin varoluşu ise başka seçenek yoktur!

Tepkiler
Başbuğ’u dinlerken, bazı malumların nasıl tepki göstereceklerini, neler yazacaklarını adım gibi biliyordum. En basitinden, “Hiç bir demokraside, Genelkurmay Başkanı böyle konuşamaz. Vesayet bitti” diyorlar. En küstahları BDP’liler. Açıkça ve terbiyesizce, Türk Ordusunun başına, meydan okuyorlar.
Hemen söyleyeyim; bu üniter ulus devlet, demokrasiyle kurulmadı... Acıdır; TC, halkın çoğunluğunun ve mürtecilerin direnişine rağmen, Mustafa Kemal’in Ordusu ve arkadaşları tarafından kuruldu ve şimdi, “muz gibi” hangi niyetle yenecek. Meşreplere göre yorumlanan bir “Demokrasi” adına, yıkılmasına asla müsaade edilemez. Bu konuda ilk ve son savunma hattı Türk Ordusudur. Bu böyle biline! Eğer PKK temsilcilerini, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tutmak ve ihanetlerine orada devam etmelerine müsaade etmek, “demokrasi” gereği ise çekin böyle bir “demokrasinin kuyruğunu”! Bu adamlar-kadınlar, ettikleri yemine rağmen hâlâ ve hatta TBMM kürsülerinden Türkiye’nin bütünlüğüne ihanet, Türk Ordusuna hakaret edebiliyorlarsa, bu, ne gaflettir! Hâlâ köşe ve kanallarda sürdürülmekte olan budalaca önerilerin de şahikasıdır! 

Bitti... Bitti... 
Aslında söz, Erdoğan’ın “açılımıyla” çoktan bitmişti. Habur’da bitmişti! Bölücü partinin terör “Aynası”, bunu kıkır kıkır gülerek “Bitti. Bitti” diye ifade etmişti. Ne var ki,  “açılım”  teröre yeni “açılmak” ivmesi verdi. Rakamlarla sabit... Eğer Başbakan, bu “açılımında” hâlâ ısrar ederse, bundan sonra olacakların “yan gelip yatan” şehitlerin hesabı, ondan muhakkak sorulacaktır...
Başka şeylerin de. Mesela, savcısı olduğunu itiraf ettiği, “Ergenekon Kapsamının” hukuki ve insani hesapları da. Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı, bu kapsamın -iddiaların- tutuklamaların, TSK’yı, hesaplı olarak nasıl yıprattığını ve savuma gücünü zaafa uğratacağını, teröristlerin, bölücülerin bu sonu gelmez süreçten cesaret aldıklarını nasıl olur da idrak edemez!
Şu sırada, yeni iddianame ile şerefli Türk Kuvvet Komutanlarının en ağır cezalarla yargılanmaları, “Cumhuriyet” değil “2. Cumhuriyet” Savcıları tarafından isteniyor! Dünkü yazımın sonunda yazdıklarım, fantezi-farazi, değildi. Eğer bu “Ergenekon kapsamında” süreç böyle devam ederse, yakında Başbuğ, hatta eski Cumhurbaşkanları Demirel,  Sezer de tutuklanabilir ve yargılanabilirler! Hatta ölmüş olanlar da. Mustafa Muğlalı Paşayı da “post modern” yargılıyor ve mahkûm da ediyorlar ya!
Bu devleti savunmaya, korumaya ant içmiş, bu uğurda savaşmış devlet adamlarının komutanların ve aynı uğurda savaşım vermiş gazetecilerin şimdi bu devleti yıkmaya çalışanlar tarafından suçlanmaları akıllara zarar! “Yargıya saygı” adına duruşmaların sonunu beklemek ilke olarak, tamam da, sabrın da bir sonu “zaman aşımı” olmalı! Geciken adalet yüzünden hayatlar, aile ve meslek hayatları kaydı ve daha da kayacak gibi! 
Sözün bittiği yerdeyiz, ama mücadele ihanet ve gaflet bitene, TC düşmanlarının kökleri kazınana kadar bitmeyecek... Başbakan tatil yapsa da Azrail tatil yapmıyor!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş