Spekülatif kur hareketleri kırılganlığı artırdı

Esfender KORKMAZ

Döviz kuru, bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası  cinsinden fiyatına denir. Söz gelimi bir dolar 2.15 lira. Türkiye’de 2001 yılından beri dalgalı kur sitemi uygulanıyor. Ondan önce, sabit kur sistemi uygulandı. 2000 yılında TÜFE olarak enflasyon yüzde 39 oldu, buna karşılık döviz kuru yüzde 20 artırıldı. Döviz kurları üstünde baskı oluştu. Siyasi sorunlarla üst üste gelince 2001 krizi oldu. 
Sabit kur sistemini IMF önermişti. Krizden sonra bu sistemin 180 derece tersini, dalgalı kur sistemini önerdi. Ne var ki, Türkiye’de aşırı kur hareketlerini önleyecek vadeli döviz işlemleri önceleri hiç olmadığı sonraları ise cılız olduğu için, aşırı kur hareketleri spekülatif boyutlara ulaştı. Kırılganlığı artırdı.
Aslında, kurlar dünyada da hareketli oldu. Çin’in, milli parası Yuan’ı dolara bağlı olarak tutması, başta ABD ve Avrupa Birliği tarafından tenkit edildi. Çin Yuan’ın değerlenmesi için baskı yaptılar. Çin parasını daha değerli yapmadı, çünkü Yuan değerli olsaydı Çin’in rekabet gücü düşecekti. 
Türkiye’de bazı hükümet üyeleri ve MB akıllı davranmadı. Merkez Bankası enflasyonu frenlemek için, hükümet de sıcak para gelsin diye kurların düşük kalmasına ve TL’nin aşırı değer kazanmasına dalgalı kur diyerek göz yumdular.
Türkiye ile ABD ve Euro bölgesi enflasyon farkı arttıkça ve MB ve bu fark hükümetin düşük kur politikası ile birleşince kur baskısı oluştu. Zaman zaman kur hareketleri spekülatif  boyutlara ulaştı.
Kur hareketlerini, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası  tarafından hesaplanan reel efektif döviz kuru endekslerinden anlıyoruz. Bu endeksler  “Türkiye’de fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalaması alınarak ÜFE ve TÜFE bazlı hesaplanıyor.” 
Endekste yer alan gelişmiş ülkeler; Almanya, İtalya, ABD, Fransa, İngiltere, İspanya, Belçika, Hollanda, Japonya, Kore, İsviçre, Avusturya, İsveç, Tayvan, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, İsrail, Finlandiya, Danimarka, İrlanda, Slovakya ve Portekiz’dir. Gelişmekte olan ülkeler ise; Çin, Rusya, Romanya, Polonya, Hindistan, Macaristan, Bulgaristan, Tayland, Kazakistan, İran, Suudi Arabistan, Endonezya, Malezya ve Mısır’dır.
Türkiye’de 2006 Haziran ayında kur dengede idi. Reel kur endeksi 100.24 idi. Reel kur endeksinde 100 dengeyi, 100 üstü  TL’nin değerli olduğunu, 100’ün altı ise TL’nin değer kaybettiğini  gösteriyor. 

esfender-055.jpg

Yukarıdaki tablo kurlardaki spekülatif hareketleri gösteriyor. Bugüne kadar ortalama reel kur endeksi yüzün altına düşmedi. Temmuz ayında bir dolar ortalama 2.12 lira idi. Reel kur endeksi de 109.75 idi. Demek ki Temmuz ayında da TL değerli idi. Türkiye’nin rekabet gücü kazanması için  doların en az 2.32 olması gerekiyordu. 
Kurlardaki aşırı oynama, ekonomide belirsizlik yaratıyor. Uzun dönemli yatırım hesapları yapılamıyor. Üretimde yüzde 70 oranında ara malı ve ham madde kullanıyoruz. Kurlardaki spekülatif iniş ve çıkışlar üretim maliyetlerini ve enflasyonu etkiliyor. Kur artışı halinde sanayi sektörü ithal ara malı ve ham madde stoğunu yeni kurdan değerlendiriyor. Kur düşünce fiyatlar aşağıya rijit olduğu için, fiyatları düşürmüyor. 
Sonuç olarak, kurun spekülatif düzeyde dalgalanması ekonomide istikrarsızlığı artırdı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş