Spor Şurası'na katıldım

A+A-
Sami YAVRUCUK

Sayın okurlarım, Cumhuriyetimizin 6’ncı Spor Şurası geçen hafta içinde, Ankara’mızın M. Eğitim Bakanlığı Beşevler Şura salonlarında bine yakın delege ile tertiplendi.
Ben de, otuz yılını spora ve spor yöneticiliğine veren bir kişi olarak davetli olduğumdan üç gün süreli şuraya iştirak ettim ve konuşmamda yanlış uygulamalara örnekler göstererek, milliyetçi spor görüşümüzü savundum.
1946 yılında birincisi tertiplenen şura dışında, 1961-1980-1990 ve 1999 yıllarındaki şuralara da katılmıştım. Bu yılki şuraya, eski yeni spor bakanları ve üst düzey yöneticileri ile spor federasyonları başkanları Beden Terbiyesi İl Müdürleri, genel merkez yöneticileri, spor akademisyenleri ve spor eğitim merkezleri yöneticileri katıldı.
Ben 1970’li yılların ortalarında İstanbul Spor Müdürü iken, İETTSpor kulübünde futbol oynayan Kasımpaşalı Tayyip Erdoğan, başbakanımız olarak şurada derli toplu bir konuşma yaptı, sporla ilgili istatistikî bilgiler verdi ve benim ilk defa beğenimi kazandı. Spordan sorumlu Devlet Bakanımız deneyimli siyasetçi Murat Başesgioğlu da, spor şurasının Türk sporu için önem taşıdığını ifade ederek üç gün boyunca toplantıları takip edip, benim tenkit yüklü konuşmamı da tasvip ettiğini gösteren davranışlarda bulundu.
Üç gün süren şurada, spor teşkilatının yapılanması-spor hukuku-spor kültürü ve spor eğitimi-sporda sağlık ve sosyal güvenlik-engelliler ve spor konularında, komisyonlarca hazırlanan raporlar görüşüldü.
Ben de söz alarak, spor kültürü ile ilgili genel konularda tecrübelerime dayanarak şura üyesi yöneticilerimize bilgilerimi arz ettim ve özellikle son yıllardaki karşı olduğum uygulamaları örnekleri ile sundum.
Yurdumuz sporunda ilk defa öne çıkarılan ve uygulanan iki konu, şahsıma ait olduğu için iftihar vesilem olmuştur. Bunlardan birisi halka açık spor parkı, diğeri de yaz spor okulları uygulamasıdır.
1970’li yıllarda, Ankara Gençlik Spor İl Müdürü iken, Anıtkabir civarındaki, Milli Savunma Bakanlığına ait 55 bin metre karelik araziyi, rahmetli Genelkurmay Başkanımız Cemal Tural’ın yardımları ile satın aldık ve seyircisiz her çeşit spor tesisini içine alan Anıttepe Halka Açık Spor Parkı’nı inşa ettik. Otuz beş yıldır bazı yeniliklerle halkımızın hizmetindedir. İki gün önce spor parkımı iftiharla doya doya seyrettim.
1975 yılında İstanbul Gençlik Spor İl Müdürü iken de, yurdumuzda ilk defa uygulanan yaz spor okulları faaliyetine, Altunizade Spor Kompleksi’nde başladık. Bugün yaz aylarında yurdumuzun her köşesinde ücret karşılığı uygulamalar artarak devam etmektedir. İşte ben, bu iki spor projesini ilk uygulamaya sokan şahıs olarak, mes’ut ve mutluyum.
Spor Şurasında, spor teşekküllerimizin bazı uygulamalarını da açıkça tenkit ettim; Halkımızın beden eğitimi ve spor amaçlı sağlık ihtiyaçlarına cevap vermek için kurulan Gençlik Spor Kulüplerimiz, kuruluş gayelerinin dışına çıkmışlardır. Bir tek yabancı futbolcuya ödedikleri ücret, devletimizin Beden Terbiyesi teşkilatına ayırdığı bütçeye eşit duruma gelmiştir. Spor kulüplerimiz tüccarlara teslim edilmiş ve borç altında ezilmişlerdir. Belediye mensuplarının ve ailelerinin beden eğitimi ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile kurulan Belediye Spor teşekküllerimiz bile imkânlarını on beş-yirmi profesyonel futbolcuya harcamaktadır.
Devletimizin kaynaklarını kullanarak halkımız ve gençliğimiz her türlü spor ihtiyaçlarına ve bayram törenlerine cevap veren büyük şehir stadlarımız, son yıllarda mahallin spor kulüplerine şartsız olarak devredilmiş ve bugün hepsinin koşu pistleri tribüne dönüştürülerek, futbol arenası yapılmıştır. (Dolmabahçe’deki İnönü Stadımız, Kadıköy’deki FB Stadımız v.s.)
Sayın okurlarım, bugünkü konumuzda da, yine büyük kurtarıcımızı dinleyelim:  “Spor ve bütün beden hareketleri gençlik terbiyesinin ve milli terbiyenin vazgeçilmeyecek olan asli ve mühim bir rüknüdür. Bu sebeple Türk gençliğinde ve Türk halkında spora ve beden hareketlerine sevgi ve alaka uyandırılmalı, bunlar bir kitle hareketi, milli bir faaliyet haline getirilmelidir.”
Ve sıkıştığımız bu günlerde de, yine beklediğimiz yeni Mustafa Kemal’in özlemini giderelim.
Tanrı Türk’ü Korusun.  

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları