Srebrenica'da BM gözetimi altında yapılan insanlık dışı soykırım

İsrafil K.KUMBASAR

Tarih: 11 Temmuz 1995
Yer: Srebrenica
Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın doğusunda, Sırbistan sınırına 10 km. uzaklıkta şirin bir yerleşim birimi olan Srebrenica, çok fazla değil, yalnızca 13 yıl önce ‘yerkürenin’ tanık olduğu en vahşi en acımasız ‘katliamlarından’ birine ev sahipliği yaptı.
Büyük çoğunluğu çocuklardan ve gençlerden oluşan en az 10 bin Evlad-ı Fatihan, ‘sırf Müslüman oldukları’ için gözü dönmüş Sırp caniler tarafından hunharca katledildi.
Hemde ‘BM Barış Gücü’ gözetimi altında.
Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları ‘soykırımın’ ardından bölgeye ‘zoraki’ müdahale eden Birleşmiş Milletler’in  ‘güvenli bölge’ ilan ederek koruma altına aldığı 6 bölge arasında Srebrenica da vardı.
Savaş öncesinde 24 bin olan kentin nüfusu, diğer bölgelerden başlayan ‘mülteci akını’ nedeniyle neredeyse 60 bine dayanmıştı.
İnsanların ‘açlık’ ve ‘hastalık’ ile boğuştuğu bir ‘toplama kampına’ dönüşen Srebrenica’da, Müslümanların ellerindeki bütün silahlar, BM Barış Gücü tarafından “Sizin güvenliğinizi artık biz sağlayacağız” gerekçesi ile toplanmıştı.
Ancak, Sırplar ‘güvenli bölgelere’ her saldırdıklarında, BM yalnızca seyrediyordu.

* * *

General Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar, 1995 yılının Temmuz ayı başlarında Srebrenica’ya yönelik saldırılarını iyice sıklaştırarak ağır bir bombardımana başladılar.
Müslümanların ‘toplanan silahların’ geri verilmesi yönündeki talebi, sorumlu Hollandalı Barış Gücü komutanı tarafından reddedildi.
BM, yalnızca iki F16 uçağını Srebrenica üzerinde ‘göstermelik’ bir uçuş yaptırmakla yetindi.
Hollandalı askerler, bir gece yarısı Bosna’daki BM Barış Gücü’nün Komutanı Fransız General Bernard Janvier’den aldıkları emir doğrultusunda, ‘tek bir kurşun’ dahi atmadan kenti boşaltarak, yakındaki Potocari kampına çekildiler.
11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç, hiçbir direnişle karşılaşmadan büyük bir zafer kazanmış komutan edasıyla Srebrenica’ya girdi.
‘Silahlardan arındırılmış’ kenti ele geçirmek Sırplar için hiç de zor olmamıştı.
Daha sonra ortaya çıkan bir video kasedinde Mladiç, kenti teslim eden Hollandalı askerlerin komutanına bir hediye verirken görülecekti.
Şehrin düştüğü akşam, BM Genel Merkezi’ne bir rapor gönderen Bosna Özel Temsilcisi Yasuski Akashi, olup bitenleri çok da fazla önemsemeyen ifadeler kullanıyordu.
Oysa aynı esnada suçsuz günahsız insanlar, dağlarda ve yollarda Sırp katiller tarafından, ‘vahşi hayvanlar’ gibi kıtır kıtır doğranıyordu.
Sırp katiller, ‘kimlikleri tespit edilmesin’ diye cesetleri parçalayarak, buldozerler tarafından açılan sayıları 64 civarında olduğu tahmin edilen toplu mezarlara gömdüler.
Tam bir hafta süren katliam, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ‘insanlığa karşı’ işlenen en büyük suç olarak BM arşivlerinde yerini aldı.
Lahey Adalet Divanı, Bosna’daki katliamların ‘soykırım’ olduğuna, ancak Sırbistan’ın ‘sorumlu tutulamayacağına’ karar verdi.

* * *


Bugün Srebrenica katliamının 13’üncü yıldönümü.
Bugüne kadar ‘çağdaş medeniyetin’ beşiği olarak lanse edilen Avrupa’nın göbeğindeki Bosna’da resmi rakamlara göre 35 bini çocuk, toplam 312 bin kişi, sırf ‘Müslüman’ ve ‘Türk’ oldukları için bütün dünyanın gözleri önünde hunharca katledildi.
‘2 milyondan’ fazla kişi evini terk etti.
‘Binlerce kadın’ tecavüze uğradı.
Aradan tam 13 yıl geçmesine rağmen yaşanan acılar, her geçen gün tazeliğini muhafaza etmeye devam ediyor.
Srebrenica’da gözyaşları dinmek bilmiyor.
Evlad-ı Fatihanlar, her yıl olduğu gibi yine Srebrenica’da toplanarak, hayatını kaybeden akrabalarını ve dindaşlarını dualar ile anacak.
‘Toplu mezarlarda’ bulunan ve ancak DNA yöntemiyle ‘kimlikleri’ tespit edilebilen şehitlerin defin törenleri gerçekleştirilecek.
Binlerce kişinin katılımıyla bir yürüyüş yapılacak.
Dünyanın dört bir yanında ‘katliamlara maruz kalan’ milyonlarca soydaş ve dindaşlarımıza, bir kez daha Cenab-ı Allah’tan (c.c.) rahmet, hayatta kalan yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş