Srebrenitsa soykırımı bize neyi hatırlatıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Tarih: 11 Temmuz 1995
Yer: Bosna, Srebrenitsa
Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın doğusunda, Sırbistan sınırına 10 km. uzaklıkta şirin bir yerleşim birimi olan Srebrenitsa, çok fazla değil, 16 yıl önce yerkürenin tanık olduğu ‘en vahşi katliamlarından’ birine ev sahipliği yaptı.
‘8 binden fazla’ yetişkin erkek, sırf ‘Müslüman’ oldukları için, eşlerinin ve çocuklarının gözü önünde, gözü dönmüş Sırp caniler tarafından hunharca katledildi.
Hem de ‘BM’nin gözetimi/denetimi’ altında. Hani şu, bir takım gafillerin hâlâ ‘mazlumların koruyucusu’ zannedip zırt pırt kapısına koştukları, ‘adil kararlar alınmasını’ bekledikleri BM’nin.
Nasıl mı?

***


Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların başlattıkları ‘soykırımın’ ardından bölgeye ‘zoraki’ müdahale eden Birleşmiş Milletler’in ‘güvenli bölge’ ilan ederek ‘koruma altına’ aldığı 6 bölge arasında Srebrenitsa da vardı.
Savaş öncesinde 24 bin olan kentin nüfusu, Bosna’nın diğer bölgelerden başlayan ‘mülteci akını’ nedeniyle 60 bine kadar dayanmıştı. İnsanların ‘açlık’ ve ‘hastalık’ ile boğuştuğu bir ‘toplama kampına’ dönüşen Srebrenitsa’da, Müslümanların ellerindeki bütün silahlar, BM Barış Gücü tarafından  “Sizin güvenliğinizi artık biz sağlayacağız” gerekçesi ile toplanmıştı.
Ancak, Sırplar’ın ‘güvenli bölgelere’ saldırısında, BM yalnızca seyrediyordu.

***


General Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar, 1995 yılının ortalarında Srebrenitsa’ya yönelik saldırılarını artırıp, ağır silahlarla bombardımana başladılar.
Müslüman ahalinin, ‘toplanan silahların’ geri verilmesi yönündeki talebi, bölgeden sorumlu olan Hollandalı komutan tarafından reddedildi. Hollandalı askerler, bir gece yarısı Bosna’daki BM Barış Gücü’nün Komutanı Fransız General Bernard Janvier’den aldıkları emir doğrultusunda, ‘tek bir kurşun’ dahi atmadan kenti boşaltarak, yakındaki Potoçari kampına çekildiler.
Ratko Mladiç, 11 Temmuz 1995 tarihinde hiçbir direnişle karşılaşmadan büyük bir zafer kazanmış komutan edasıyla Srebrenitsa’ya girdi.

***


Şehrin düştüğü akşam, BM Genel Merkezi’ne bir rapor gönderen Bosna Özel Temsilcisi, olup bitenleri çok da fazla önemsemeyen ifadeler kullanıyordu. Oysa aynı esnada suçsuz günahsız insanlar, yollarda vahşi yaratıklar tarafından, ‘kurbanlık koyun’ gibi kıtır kıtır doğranıyordu. Caniler, ‘kimlikleri tespit edilmesin’ diye cesetleri parçalayarak, buldozerler tarafından açılan toplu mezarlara gömüyorlardı.
Tam bir hafta süren katliam, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ‘insanlığa karşı’ işlenen en büyük suç olarak BM arşivlerinde yerini aldı. Lahey Adalet Divanı, Bosna’daki katliamların bir ‘soykırım’ olduğuna, ancak ‘Sırbistan’ın sorumlu tutulamayacağına’ karar verdi.

***


‘Çağdaş medeniyetin’ beşiği olarak lanse edilen Avrupa’nın göbeğindeki Bosna’da, resmi rakamlara göre 35 bini çocuk, toplam 312 bin Evlâd-ı Fâtihan, sırf ‘Müslüman’ ve ‘Türk artığı’oldukları gerekçesiyle bütün dünyanın gözleri önünde boğazlandı.
Yüzbinlerce kadın ve çocuk tecavüze uğradı. ‘2 milyondan’ fazla insan evini terk etti.
Aradan geçen onca yıla rağmen yaşanan acılar, yüreklerde her an ‘canlılığını’ korumaya devam ediyor.
Srebrenitsa’daki vahşet,  ‘Avrupa’nın soykırımdan ne anladığının’ bir belgesidir.
Srebrenitsa’daki vahşet, ‘BM’nin içyüzünün’ aynaya yansımasıdır.
Srebrenitsa’daki vahşet, ‘insanlığın’ yüz karasıdır. Srebrenitsa, asla unutulmayacak.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş