Şu 'gomonistler' kadar olamadık (mı?) (1)

A+A-
Arslan TEKİN

Vâlâ Nureddin, "Bu Dünyadan Nâzım Geçti" kitabında Nâzım Hikmet Ran'ı çok kişi gibi "tapınılası" bir varlık olarak değil, bir "insan" olarak anlatır.

"Vâ-Nû" imzasını da kullanan Vâlâ Nureddin (1901-1967), 1921'de N. Hikmet'le, Millî Mücadele'ye katılmak için gizlice İnebolu'ya çıkar. İnebolu'da, Ankara'dan izin bekledikleri sıra, Almanya'dan gelen bir sosyalist gençlik grubuyla karşılaşırlar. Komünistlik aşısı bu gençlerdendir. Ankara Hükûmeti, onları Bolu'ya Fransızca öğretmeni olarak gönderir. Onlar ise komünistliği merak etmektedirler. Moskova'ya kaçarlar. Vâlâ Nureddin, kitabında bütün bu yılları ve Moskova günlerini mizahî bir dille anlatır. 

N. Hikmet Ran (1902-1963), kendi ifadesiyle, bir komünisttir. Sovyetler güdümündeki Türkiye Komünist Partisi'nin yöneticisi idi. Bir sürü hikâye anlatacaklardır. İç çatışmaya girdi, bağımsız olmak istedi falan filan. (Eski TKP'liler Osman Rauf Alper'in "Mülteci Komünist" ve Aclan Sayılgan'ın "Türkiye'de Sol Hareketler" kitaplarına bakıla.)

N. Hikmet Ran, inançlarından asla taviz vermemiştir. Hapis yatması gerekir miydi? Bu tartışmalı.

Bir komünist olmasaydı, "tapınılası" bir kişi de olmazdı. Bunu böyle bilelim. Dünya çapında bir şair miydi? Onun türü başka... Türünün en iyisi diyebiliriz ancak. Yazdıklarına şiir değil; şiirimsi demek mümkün. Şiirimsiliği ve komünistliği bir araya getirilince, erişilmezlik sıfatı peşinen verilir.

Niye N. Hikmet Ran meselesine girdik?

Soner Yalçın, "Şu 'gomonistler' kadar olamadınız be!" başlığı altında uydurukçaya karşı çıkanlara laf sokuşturan bir yazı yazmıştı. (Sözcü, 17 Şubat 2017). yazının spotu şöyle:

"Bir yanda, solcuların dil hassasiyeti... Diğer yanda, dilimizi Araplaştırmaya çalışan Selefi Vehhabi hayranlarıyla, kendilerini ülkücü sananların işbirliği..."

Bu yazıyı okuyunca, aklıma N. Hikmet Ran'ın Türkçe hakkında görüşleri geldi. Nâzım Hikmet Ran, dilin arılaştırılmasını isteyen "gomonistlerden" değildi.

"Bu Dünyadan Nâzım Geçti" kitabını çok önce iki defa okumuştum. Vâ-Nû, N. Hikmet'in dilimize dair görüşlerini "Şair Türkçeyi Nasıl Görüyor" başlığı altında vermiştir.

Aydemir Balkan'ın "Tanıdığım Eşsiz İnsanlar" (Tarihçi Kitapevi) adlı, Atatürk, Nâzım Hikmet, Alparslan Türkeş ve Yaşar Kemal'le birebir ilişkilerini anlattığı kitabında (Atatürk'ü görmemekle beraber, daha çok babasından ve dayısından dinledikleri), iki "gomonist"in, N. Hikmet ve Yaşar Kemal'in dilimizin sadeleştirilmesine karşı fikirlerini bizzat kendi ağızlarından vermiştir.

Soner Yalçın, "gomonistler"in Türkçeyi yabancı kelimelerden temizlemekte büyük hizmet ettikleri iddiasındadır. Diyor ki:

"Türkçe konusunda titizlenenler; çoğunlukla bu ülkenin solcuları/sosyalistleri/komünistleri oldu. Türkçeye çok emek harcadılar. Türkiye'de sol rüzgarların estiği 1960'lı yıllarda; Türkiye'nin aydınlık pırıl yazarları, şairleri, gazetecileri öz Türkçe yazmaya özel önem verirdi."

Türkçenin meseleleri üzerine çok yazdım. Kitaplarımız da var. Hâliyle söz hakkımız da var. "Gomonist" N. Hikmet Ran ve Yaşar Kemal Türkçeye dair neler demiş, göreceğiz. (Yarın.)

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları