Subayları kim aşağılar?

Arslan BULUT

Bir televizyon kanalında rastladım. Ordu ilimizdeki bir meydanda sahne kurulmuş, AKP'nin şehirdeki önde gelen isimlerinden biri konuşuyor; 15 Temmuz gecesi, Tayyip Erdoğan'ın halkı meydanlara davet etmesini ve cesaretini överken "Bizim Cumhurbaşkanımız kendisinden önce gelen 11 Cumhurbaşkanı'na benzemez" diyor..

Yani ömürleri cephelerde geçmiş, savaş kahramanı olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuş Atatürk'e benzemez, İsmet İnönü'ye benzemez..

Burada, mevcut Cumhurbaşkanını överken, cumhuriyeti kuranları aşağılama var!

***

Türkiye genelinde aşağılamanın asıl hedefi ise darbe girişimini önleyen Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarıdır. Öyle ki bugün birçok subay, şu hareketli günler geçtikten sonra istifa etmeyi emekli olmayı düşünüyor. Çünkü bütün askeri birliklerin kapısında hala çöp kamyonları ve belediyelerin iaşe bedelini karşıladığı insanlar var. İktidar mensupları, yurt genelinde "darbeciler"i suçlarken hiçbir ayırım yapmadan Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin tamamını hedef alıyor! Askeri okulların kapatılması, TSK'nın emir komuta zincirinin bozulması, Genelkurmay Başkanı'nın karargâh subayı haline getirilmesi, darbe girişiminde kullanılan askeri birliklerin kapatılacağının açıklanması, Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlıklarının İçişleri'ne, kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanı'na bağlanması gibi olaylar nedir?

Bu tavırlar ve kararlar, darbe girişimini önleyen Türk ordusuna yapılmış başka bir darbedir ve Teoman Alili'nin hatırlattığı gibi Yugoslavya dağıtılmadan önce de benzer bir operasyon yapılmış, ordunun emir komuta zinciri bozulmuş, iç savaşa hazır bir ordu yapılanmasına geçilmişti.

***

AKP iktidarı, kendisine verilen olağanüstü hal yetkisini, Türkiye'nin yıkılıp kendi ideolojisine göre yeniden kurulması için kullanıyor. Bu ideolojide millet Türk Milleti değildir. Şu günlerde yazar-çizer takımlarının da ifade ettiği gibi milletten anladıkları "Müslüman millet'tir. ABD'de CIA kontrolündeki Farrakhan'ın lideri olduğu "İslâm milleti" gibi ne idüğü belirsiz, kendi kimliğini reddetmiş, siyasi bir projenin robotları haline gelmiş ve insanlık dışı her amaç için rahatlıkla kullanılabilecek bir insan yığını!

Oysa bizim milletimizi millet yapan, al bayrağa kanını veren Türklük duygusudur ve bu duyguya karşı mücadele etmek, darbe önlendikten sonra televizyonlara verilen kamu spotunda yapıldığı gibi milleti meydana getiren etnik unsurları tek tek sayıp Türklüğü de o etnik gruplardan biri gibi zikretmek, bu uğurda nefes tüketmek, yıkıcılığın ve bölücülüğün ta kendisidir..

***

Peki Atatürk ne diyordu bugünkü subaylara:

"Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini, ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce olan vazifesi budur.

Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse, bunun vebali subaylara ait olacaktır. Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılardan üzerlerine düşen vazife itibarıyla, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve felsefeleriyle, giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler. Şahsi ve hususi itibarıyla da subaylar, fedakârlar sınıflarının en önünde olmak mecburiyetindedirler. Çünkü düşmanlarımız herkesten önce onları öldürürler. Onları aşağılarlar ve hor görürler. Hayatında bir an bile olsa subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz. Onun yaşamak için bir çaresi vardır; şerefini korumak! Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına almaktır.

Dolayısıyla subaylar için 'ya istiklal, ya ölüm' vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!"

  • Yorumlar 11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş