Suç duyurusu

A+A-
Altemur KILIÇ

Buradan bütün “Cumhuriyet” savcılarına suç duyurusunda bulunuyorum: BDP yöneticileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında devletin temel ilkesi olan üniter ulus devletin “bölünmez bütünlüğünü” ve mevcut düzeni yıkmak için “demokratik özerkliği” ilan etmek ve fiilen uygulamaya geçirmekle anayasal suç işlemektedirler... Bu hareketlerinin vurucu güçleri olarak sahiplendikleri, temsil etmekle övündükleri terör örgütü PKK tarafından silahla yapılması da suçlarını ağırlaştırıyor... Anayasayı tebdil ve tagyir, mevcut devleti silahla yıkmak suçundan derhal tutuklanmaları, yargılanmaları, cezalandırılmaları gerekir... Her gün PKK’nın kanlı eylemleriyle “cürmü meşhut” halinde bulunuyorlar... Çok değil, daha dün Şemdinli’de bir düğünü basarak canlar almaları, bir öğretmen evini yakmaya teşebbüs etmeleri yeter delil değil midir?..

***


Devlete karşı ayaklananlar için “Cumhuriyet Savcıları” nın re’sen harekete geçmemeleri, Hükümetin de onlara suç duyurusunda bulunmaması anlaşılır gibi değil... O savcılar ki, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve düzeni korumak için mücadele edenleri yakalatıyorlar, içeri atıyorlar ve yıllar boyu yargılatıyorlar!.. 

***


Karineden öte delil mi istersiniz?.. BDP sözüm ona  “Türkiye partisi” ama, Güneydoğu’da yaşayan Kürtlerin partisi olduğunu saklamayıp açıkça ilan ediyor... Türkiye’yi “önce” “demokratik özerklikle” bölmek ve daha sonra da “Büyük Kürdistanı” kurmak... Bunun için didiniyorlar, bunun için yırtınıyorlar.. Bütün gayeleri, bütün dertleri bu...
İkinci büyük kongrelerinde bunlar ilan edildi... Daha düne kadar “Siyasal çözüm için bizimle görüşün, ama terörü gidin PKK ile konuşun” diye konuşan eş genel başkanları Selahattin Demirtaş, BDP kongresinde artık Türklerden ayrılma yolunda olduklarını, bu amaçlarını Öcalan’la, Demokrat Toplum Kongresi adını verdikleri bir çeşit Kürt meclisi ile gerçekleştireceklerini, ordu kuracaklarını övünerek söyledi. Bunları Kandil’le birlikte gerçekleştireceklerini, PKK’ya ve “şehitlerine” saygı duruşu yaparak, PKK marşını okuyarak ilan ettiler.

***


Artık pervaları yok... Açıkça meydan okuyorlar, tehdit ediyorlar... BDP’nin MYK toplantısında hem suçlu hem güçlü olarak şart koşmuşlar:
“PKK’ya yönelik sınır ötesi kara harekâtı olursa, 1 Ekim’de de Meclis’e gidip yemin etmek yok...” Bundan sonrası da herhalde Apo’nun iç savaş kıyameti... Sayın Savcılar bunlardan fazla suç delili mi istersiniz?!!

***


 Türkiye Cumhuriyeti’ni canları, kanları pahasına korumaya ant içmiş olanlar, suçları sabit olmadan bir takım gerekçelerle Hasdal’da yatarken, bu adam ve bu kadınları yargı huzuruna çıkarmayanlar, görevlerini ihmal etmiş olacaklar.
Ama ne var ki, iktidar ve destekçileri bu açık seçik ihanete ve suçlara rağmen, savcıları göreve davet edecekleri yerde,  BDP’lileri Meclis’e davet etmekteler!.. Kısacası bu adamlar ve bu kadınlar Türkiye Cumhuruyeti devletini yıkmaya aht etmişler... Projelerini de uygulamaya başlamışlar... Arkalarındaki PKK her gün can almaya devam ediyor... Kimi aklıevveller de onlardan hayır bekliyorlar!..

***


Bir garabet daha:
Barzani ile Talabani’den harekât için destek ve icazet beklerlerken, Apo’nun İmralı’dan İstanbul’a başka bir ceza evine nakli söz konusu olmuş... Ve söylendiğine göre Hükümet kesin olarak hayır dememiş; kapıyı açık bırakmış... Eşkıya başına af yolu mu?.. Olmaz demeyin; olmaz, olmaz!.. Kullanım tarihi açık!..

***


Gaflet, akıllara zarar!.. Başbakanımız, İsrail ve Gazze’yle, “Arap baharıyla” meşguller... Türkiye’ye sonbahar geldi ve yapraklar düşmekte... Yakında karlar yağacak ve endişem o ki, harekât başka “yalancı baharlara” kalacak!  

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları