Suçlular

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

AKP suçludur. AKP’nin suçlu olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştır. Bazı AKP yöneticileri ve Recep Tayyip Erdoğan da suçludur; çünkü Anayasa Mahkemesi partiyi suçlu bulurken onların eylem ve sözlerine de dayanmıştır. Şu anda Türkiye, mahkeme tarafından suçu sabit görülmüş bir parti tarafından yönetilmektedir.

***

Ümraniye soruşturması “Ergenekon” iddianamesine göre Recep Tayyip Erdoğan’ın bir suçu daha vardır; Mehmet Ağar’a 60 milyon dolar rüşvet vermiştir. Bu suç, iddianamede yer alan bir suçtur; iki kişinin telefon konuşmasına dayanmaktadır; ispat ve tescil edilmemiştir. Ancak iddianamede telefon konuşmalarına dayalı suçlamalar pek çoktur. Savcıya ve yandaş basına göre telefon konuşmaları insanların suçlanması için kâfidir. Aynı mantığı kabul edersek, savcıya ve yandaş basına göre Erdoğan da rüşvet vermekten suçludur.

***

Konya’daki kaçak Kur’an kursu binasını yapanlar, ruhsat verilmişse binaya ruhsat verenler, kaçak olarak Kur’an kursu işletenler suçludur. Türkiye’de binlerce okul, yurt, kurs cemaat ve tarikatlar tarafından yönetilmektedir. Bunlar sözde meşru dernek ve vakıflarca kurulmuştur; ancak kuranlar da, oralarda okuyup barınanlar da, çevredeki esnaf ve halk da o yurdun, o okulun, o kursun filanca cemaat veya tarikata ait olduğunu bilmektedir. Kanuna hile yaptırılarak kurulan bu okul, yurt ve kursları işletenler ve yönetenler suçludur. Bunların kanuni hilelerini çözüp gerekli kovuşturmayı yapmayan yetkililer de suçludur. Türkiye’de tarikatlar yasaklanmıştır. Tarikat faaliyetinde bulunanlar ve onları kovuşturmayan yetkililer suçludur.

***

Ümraniye soruşturması “Ergenekon” davasına yayın yasağı konmuştur. Esasen soruşturmalar, TCK’nın 277 ve 288. maddelerine göre iddianame açıklanıncaya kadar gizlidir. İddianameyi açıklayan başsavcının da açıkça itiraf ve beyan ettiği gibi gizlilik ve yasak ihlâl edilmiştir. O halde gizlilik ve yasağı ihlâl edip iddiaları sızdıranlar ve yayımlayanlar suçludur. Sızdıranlar yakalanamasa bile yayımlayan basın yayın organları meydandadır. “Ergenekon” iddiası ortaya atılıp soruşturma başladığı günden itibaren her gün suç işlemişlerdir. Onlar bu suçu işlerken yetkililer seyredip bakmıştır. O halde yayın yasağına rağmen iddiaları sızdıranlar, yayımlayanlar ve onları kovuşturmayan yetkililer suçludur.
Onlar suçlu da iddianameyle itham edilenler suçlu değil mi? Evet, suçlu değil. Mahkeme kararıyla hükme bağlanmadan hiç kimse suçlu sayılamaz. Yani, mahkeme kararına kadar hiç kimse suçlu değildir; fakat karardan önce birilerini suçlu ilân edenler suçludur.

***

Hazine arazisi üzerine izinsiz gecekondu yapanlar suçludur. Kanunsuz gecekondu yapanları takip edip gereğini yerine getirmeyen yetkililer daha da suçludur. Kanunsuz gecekondulardan oluşan mahallelere yol, su, elektrik götürerek kanunsuzluğu teşvik eden ve ödüllendiren belediyeler suçludur.

***

Kanunun açık hükmüne rağmen eşlerinin üzerine “imam nikâhı” yla ikinci, üçüncü eş alanlar suçludur. Bunlara göz yumup gerekli işlemleri yapmayanlar daha da suçludur.
İhmal, vurdumduymazlık ve çıkarcılık yüzünden Türkiye bir kanunsuzluklar ülkesi haline gelmiştir. Çevremiz suçlu kaynamaktadır. Sokaklarımız, caddelerimiz, şehirlerimiz kanunsuzluklarla kirlenmiştir ve kirlenmeye devam etmektedir. O halde ilk yapılacak iş ülkede kanun hâkimiyetini sağlamaktır.
Kanunsuzluklar üzerine ne ortak akıl olur, ne de uzlaşma kurulabilir. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları