Sultan Veled’in Türk diline hizmetleri...

Ahmet SEVGİ

Sultan Veled (1226-1312) Mevlânâ’nın büyük oğludur. Bundan 700 yıl önce yani 11 Kasım 1312 tarihinde Hakk’a yürüyen bu vefakâr evladın Türk kültürüne en büyük hizmeti Mevlevîliği bir tarikat haline getirerek teşkilatlandırmış olmasıdır. Ancak, Sultan Veled’in Türk kültür ve edebiyatına büyük bir hizmeti daha vardır ki o da “Anadolu’nun yüksek zümre sofîleri içinde ilk defa dikkate değer sayıda Türkçe şiir söylemiş olmasıdır.”
Veled Çelebi’nin, “Divân-ı Türkî-i Sultan Veled” (Matbaa-i Âmire, İst. 1341) adlı çalışmasıyla bütün olarak ortaya çıkan Sultan Veled’in Türkçe şiirleri İbtidânâme’de 76, Rebâbnâme’de 162 ve Farsça Divânı’nda 129 olmak üzere toplam 367 beyittir. Bu beyitler incelendiğinde gerek muhteva, gerek şekil bakımından sanat değeri yüksek metinler olmadığı görülür. Veled Çelebi (1869-1953): “Sultan Veled hazretlerinin Türkçe şiirleri o devrin en âlâ Türkçesi’dir. Gerek lafzında, gerek mânâsında, gerek evzânında hiç kusur görülmez” diyorsa da bunu sübjektif bir değerlendirme olarak görmek lazım. Esasen o devirde aruzla kusursuz Türkçe şiir söylemek kolay değildir. Nitekim Sultan Veled, İbtidânâme’nin sonuna doğru  “Ölmeden önce ölünüz” hadîsini Türkçe beyitlerle (76 beyit) açıklarken:
“Dile sıgmaz anun sözi iy dedem//Dek turam az ile kanâ’at idem//Türk dilin bilürmiseydüm ben //Söz ile bellü göstereydüm ben //Bildüreydüm halâyıka söz ile //Görelerdi yaratganı göz ile//Tatca aydam ne kim dilersiz siz//Bulasız kimseyi ki bulduk biz”  beyitleriyle Türkçesinin yetersizliğini ifade etmiştir. Ayrıca bu gerçeği  “Türkçe, Rumca söylemeyi bırak; çünkü o terimlerden mahrumsun. Farsça, Arapça söyle; çünkü bu iki dilde dilediğin gibi at koşturabilirsin” meâlindeki müteakip Farsça beyitlerinde de tekrarlamıştır.
Bütün bu ifadeler de gösteriyor ki Sultan Veled Farsça kadar Türkçe rahat şiir yazamıyor. Ve o günkü şartlarda bu da normaldir. Kanaatimizce Arapça özellikle de Farsça yazma geleneğinin hâkim olduğu bir ortamda azımsanamayacak miktarda Türkçe şiir söylemiş olması Sultan Veled için başlı başına bir başarı sayılmalıdır. Çünkü onun bu çabaları Türkçe şiir yazmanın önünü açmıştır. Türk şiiri 16. asırda zirveye tırmanmışsa yahut aruz vezni Mehmet Akif’in elinde bir Türk vezni haline gelmişse bunda Sultan Veled’in payı vardır. Zor olan, yol açabilmektir. Açılan yolda yürümek kolaydır. Sultan Veled ve emsali şairler Türkçe şiir yazmanın yolunu açarak zoru başarmışlardır.
Diğer taraftan Sultan Veled sadece didaktik manzumeler kaleme almamıştır. O, yazdığı Türkçe âşıkâne gazellerle hüsniyat (lâdînî:profane) şiirinin temelini de atmış oldu: “Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur//Cânum aldı gözün dakı ne aydur” matlâlı gazelini bu konuda örnek gösterebiliriz.
 Kısacası; başlamak başarmanın yarısı olduğuna göre, Anadolu’da gerek dînî, gerek hüsniyat şiirinin temelini atanlardan biri olan Sultan Veled’in Mevlevîlik kültürünün oluşmasında ve Türk dilinin gelişip güzelleşmesinde büyük katkıları olmuştur. Ölümünün 700. yıldönümünde Sultan Veled’i rahmetle anıyoruz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş