Sultanahmet'i 'açık hava meyhanesi' ile karıştıran zihniyet

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye, baskıcı ‘İslamileşme’ eğilimleri (!) yüzünden Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde çok büyük bir darbe daha aldı.
Nasıl mı? Arzedelim.
17 Mayıs 2007 tarihinde 14 Alman parlamenter arkadaşı ile birlikte İstanbul turuna çıkan Berlin SDP Eyalet milletvekili bir hanımefendi, Sultanahmet’te Türkçe’si ‘Altın Boynuz’ anlamına gelen bir otelin restoranına giriyor.
Yemekte Alman arkadaşları ‘şarap’, kendisi ise Türkçe olarak ‘rakı’ siparişi veriyor.
Garson, titreyerek iki adım geri çekiliyor:
- “Üzgünüz, Türkçe konuşan yerlilere içki servisi yapmıyoruz.”

* * *

Misafirleri karşısında oldukça zor durumda kalan hanımefendi, yaşadığı bu ‘çağdışı’ (!) rezaleti kamuoyuna duyurmak için gideceği adresi çok da iyi biliyor.
‘Şişman istakoz’ düşmanı ve ‘petrus şarabı’ uzmanı Ertuğrul Özkök, hemen dokuz sütuna manşeti çekiyor:
- “Sultanahmet’te Dubai usulü”
Olayı büyük bir ‘vatan meselesi’ haline getiren Özkök, belki ‘yeni bir ekmek çıkar’ umuduyla muhabirlerini bölgeye sevk ediyor.
Ertesi gün attığı manşet aynen şöyle:
- “Tim içti, biz baktık”

* * *


Vah vah.
Bu çağda, bu kafa.
Aman ne ayıp, ne ayıp.
‘Suçluluk’ psikolojisine kapılan BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, içki servisi yapılmamasını “Densizlik” olarak nitelendiriyor.
“Eyvah, şarapçı kafayı takarsa, bütün açıklarımızı ortaya çıkarır” telaşına kapılan AKP’li Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, “Ayrımcılık doğru değil, gereğini yaparız” diyor.
Nitekim de yapıyor.
Derhal bir ekip göndererek ne ‘restoran’ ne de ‘içki’ ruhsatı bulunan oteli, 3 gün süre ile kapatıyor.

* * *


Şarapçının mantığı işte budur.
“Turistlere içki servisi yapılıyor da Türklere neden ayrımcılık yapılıyor” diye ortalığı ayağa kaldırıyor.
Ama, Sultanahmet gibi tarihe tanıklık etmiş olan bir bölgede ‘içkinin’ ne işi var sorusunu aklına dahi getirmiyor.
Zahmet edip, hanımefendiye sormuyor:
Eğer zıkkımlanmak istiyorsanız, koskocaman İstanbul’da gidebileceğiniz bir sürü mekân var.
Kumkapı, Beyoğlu, Ortaköy, Sarıyer ne güne duruyor?
Bula bula Sultanahmet’i mi buldunuz?

* * *


Sultanahmet, sıradan bir yer değil.
Nevi şahsına münhasır bir kimliği var.
Bir tarafında ‘fethin’ sembolü Ayasofya Camii...
Bir tarafında 600 yıllık bir ‘Türk-İslam imparatorluğunun’ihtişamını yansıtan Sultanahmet Camii...
Bir tarafında Topkapı Sarayı, diğer tarafında irili ufaklı camiler, türbeler, şadırvanlar, kümbetler, sebiller, mezarlar...
Her tarafından tarih fışkıran, adeta bir ‘tarih müzesini’ andıran böylesine bir alanın ‘Çiçek Pasajı’na dönüştürülmek istenmesi Türk milli kültürüne karşı açık bir saldırıdır.

* * *


Günlük ziyaretçi sayısı bazen beş milyona çıkan Sultanahmet meydanını adeta bir ‘açık hava meyhanesi’ haline getirdiler.
İç mekânlar yetmiyormuş gibi, önce kaldırımları işgal ettiler, sonra yolların ortasına masa atmaya başladılar.
Tarihi havayı teneffüs etmeye gelen insanlar, sokaklarda yürüyecek yer bulamıyorlar.
Ailesiyle birlikte sokakta yürüyen 6 yaşlarındaki bir çocuk, içi renkli bir sıvı ile dolu bir kadehi göstererek soruyor:
- “Anne, o amcanın bardağındaki ne?”
Anne, bozuntuya vermeden vaziyeti kurtarıyor:
- “Şurup evladım, şurup.”

* * *


Bir tarafta ‘Dindar Cumhurbaşkanı’ söylemi ile oy toplayan, diğer tarafta kendi belediyesi aracılığıyla tarihi bir meydanı ‘açık hava meyhanesi’ haline getiren bir iktidar...
‘Allah ile aldatmak’ altın çağını yaşıyor.
Ramazan aylarında Sultanahmet Meydanı’nı ’panayır’ yerine çevirerek, kendisine destek verenlere avanta sağladığı iddialarına muhatap olan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er’e soruyoruz:
Resimlerini duvarlara astırmayı biliyorsun da sahillerde piknik yapan vatandaşlar için birkaç ‘tuvalet’ yapmayı neden aklına getirmiyorsun?
Sultanahmet’te ruhsatı olmadığı halde içki servisi yapmalarına ‘göz yumulan’ daha kaç mekan var?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş