Suriye-ceset torbaları-Gülerce...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türkiye yıllardır sınır ötesinde takip harekatı yapamıyordu. Suriye sınırından geçerek tampon bölge oluşturma planı yeni değil. Uygulamaya koymak için bugünü beklemenin bedeli ağır oldu. 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin başta Rusya olmak üzere İsrail, Mısır, Suriye gibi ülkeler ile bozulan ilişkileri rayına oturtma gayretlerini küçümsemiyoruz. Ancak bu günlere gelmenin sebeplerini irdeleyip, sorumluların kamuoyuna açıklanması ve gerçek anlamda Türk Milletinden özür dilenmesi hem iktidarın hem de Cumhurbaşkanı'nın elini güçlendirmiş olacaktır. Şimdi önemli olan DEAŞ unsurlarının bölgeden uzaklaştırılması değil orada oluşturulmak istenen "Kürt Koridoru"nu kapatmaktır. Sınırı geçen Türk askerinin bölgede kalıp kalmayacağı meselesine gelince ABD ve Rusya'nın şimdilik güveni alınmış görünüyor. Fakat dengelerin değişiminden her iki ülkenin de uzun vadede rahatsız olacağı bir gerçek. 15 Temmuz kalkışması ile fena halde yıpranan asker, bu harekat ile moral bulmuş olacak. Barzani'nin Türkiye'ye gelişi sıradan bir olay değil. Irak'ın kuzeyindeki FETÖ okullarının kapatılması gibi rutin hiç değil. Sanırım Barzani uyarıldı. Türk ordusu en kısa zamanda Irak sınırını da aşarak PKK unsurlarını vuracaktır. Vurmak zorundadır. Tıpkı Suriye'de olduğu gibi muhtemel bir Irak harekatında da Barzani'nin peşmerge unsurları Türk askerine eşlik edebilir.

Bu konuda yine "çok bilmiş!"ler televizyon ekranlarına çıkıp bol keseden ahkam kesecek. Dahası harekatın televolesini oluşturacak.

***

Şimdi biz dönelim başkente ve 15 Temmuz'un izlerini sürelim. Üniformanın içine sığınan hain darbeciler kendilerine karargah olarak seçtikleri Akıncı Üssü'nde neler hazırlamış neler. Binden fazla "ceset torbası", on binlerce "plastik kelepçe..." Rakamları görünce bu kalkışmanın başarılı olması durumunda gözaltına alınacak ve öldürüleceklerin sayısı dudak uçuklatıyor. Ferasetin yanında tevekkül sahibi milletiz. Evet; Allah bu milleti korudu. Hainleri şaşırttı.

Gelelim şu itirafçılara... Her gün ekranlarda irin akıtıyorlar. 40 yıl suça iştirak edenlerin sözde pişmanlık duyarak, kandırıldıklarını iddia ederek FETÖ aleyhinde konuşmalarının ardından iyi kokular almıyorum. Psikolojik harekat yürüttükleri kanaatindeyim. Dahası gerçekleri saklamaya, darbenin izlerini silmeye, bilgileri karartmaya çalıştıklarını düşünmeye başladım.

***

Bir kısa not da Ahmet Hakan'a; Nurettin Veren'in verdiklerine nasıl katlandı bilmiyorum. Hüseyin Gülerce'den haz etmediğini biliyorum. Bir dönem PKK ile FETÖ arasında müzakereleri Yalova'daki evinden yürüten Hüseyin Gülerce, 17-25 Aralık'tan sonra FETÖ gemisini terk ederek, AKP goy goyculuğu yapıyor. Örgütün gizli-saklı işlerinden haberdar olmadığı yönünde günah çıkarmaya çalışıyor. Kızı Elif Çakır, Ankara'da FETÖ operasyonunun Turgut Özal Üniversitesi ayağından gözaltında. Soruşturmanın "Abla teşkilatı"ndan sorgulanıyor. "Bylock" kullanıcısı büyük ihtimal tutuklanacak. Ahmet Hakan, Gülerce'yi çağırıp "Hani 17-25'ten sonra uyanmıştın. Ama öz kızını neden uyandırmadın" diye sormazsa gözüm arkada kalacak!..

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları