Suriye ne ki

A+A-
Savaş SÜZAL

Geçende de yazdım. Çevremizde ve bizim üzerimizde oynanan ve oynatılan oyunlarda dahlim olsun istemiyorum. Gördüm ki, bu kötü senaryolar üzerinde yorum bile yapmak onların oyunlarını eylemlerini kolaylaştırmaya yarıyor. Hele hele kör kör parmağım gözüne türünden olanları hiç sormayın. Bakın geçen yazımda yazdığım gibi bir kalemde sekiz körpecik yavruyu kedi zehirler gibi feda edip ardından timsah gözyaşı dökenler unuttular bile.
Boş verin siz Suriye’yi, Kuzey Irak’ı, Kürt devletini, Türkiye parçalanıyormuş falan. Zaten bu konular sizin kapasitenizin çok çok altında. Sizler daha önemli, daha ciddi konulara bakın. Mesela bu yaz Tarkan nerede konser verecek? Galatasaray kimi transfer ediyor? Hangi şarkıcının selülitleri kimin yatında çekilen resimde daha net çıkmış. Ajda Pekkan hâlâ iyiymiş falan. Önemli olan bunlar.
Geçim derdiymiş, çocukların okul sorunuymuş, okullar imam hatipe çevriliyormuş, sağlık muayeneleri giderek pahalanıyor ve sigortalının ödediği para yükseliyormuş, yaza girmemize rağmen pazarlarda sebze ve meyve fiyatları düşmüyormuş, İstanbul’da normalde 20 günde yapılan bakımı üç ayda bitireceklerini açıklayan belediye trafiği işkenceye çeviriyormuş, oğlan güneydoğuda askerlik yapacakmış, kızı kocası sabah akşam paralıyormuş gibi öteki ve basit konuları Tayyip Bey’in dar gelirli seçmeni düşünsün. Hani yetmez ama evet diyenler.
Bir kere siz öncelikle, Tayyip, Obama’nın karşısında nasıl ayak ayaküstüne attı veya Hollanda Kraliçesi’nin yaş gününde Gül ne hediye verdi bunlar üzerinde kafa patlatın. Veya kendi halkımız açlık ve sefaletle boğuşurken IMF gibi bir kuruluşa ne kadar borç vereceğiz onu hesaplayın. Ya da Türk doktorlarına her 15 günde bir kansere çare bulduran Türk basınının yaptığı gibi Avrupa Birliği’nde vizesiz gezme kolaylıkları buldurun. Madonna’nın konserinde neler olmuş, James Bond filminde çatılarda ne yapmışlar, bakın bunlar uluslararası önemli konular.
Arkadaşlar belki benim yazılarıma kızıyorsunuz ama kusura bakmayın burada geçirdiğim her gün halkın gamsızlığı ve vurdumduymazlığına çıldırıyorum. Daha biraz önce yolda araba kullanırken gidiş geliş iki şeritli yolu ortalayarak gelen araçların sayısını hatırlamıyorum bile. Bankada veznede bir işimi hallederken, araya burnunu sokup, banka görevlisiyle birlikte benim kişisel sorunumu dinleyen ve görevliden önce yol gösteren öteki müşterileri saymıyorum bile.
Evet, bir zamanlar Almancılara kızardık nasıl araba kullanıyorlar diye. Şimdi, tüm Türkiye, o bit kadar minik arabaları ile birer rallici olmuş durumda. Adam belirli bir hızın üzerine çıkınca öten yollarda inleyen o arabaların sesinden sanki orgazm oluyor.
Gelelim gayri ciddi uçak konusuna. Bir kere sizin Çukurca’da 35 kişinin istihbaratını kimin verdiğini hâlâ tespit edememiş bir ülkenin yetkililerinin uçağın nerede ve nasıl düştüğünü belirlemesi üzerinde iyice düşünün. Suriye hava sahasına bu çocukları ölmeye kimin gönderdiğini de çözemezsiniz. Bu pilotların askeri rütbeleri dışında imam gibi bir rütbeleri de olmadığı için birileri açısından çok da önemli değil.
Ama Hillary Clinton’un itidal yerine savaş çığırtkanlığı ile İtalyan basınının Türk uçaklarının Suriyeli asilere casusluk suçlaması, ne demek istediğimi ortaya koymuyor mu? Rus donanmasının Akdeniz’deki tek limanı Lâskîye üzerinde keşif uçuşu yapan bir askeri uçağa ne olacağını zaten demin sözünü ettiğim kişiler bilemez. Onlar arasından ağzında sakız gibi NATO’nun beşinci maddesini çalıştıralım lafını duymanız da sizi şaşırtmasın. O maddenin hangi hallerde ve hangi siyasi koşullarda hangi ülkeler için kullanılacağını bilmelerini de beklemeniz sizin saflığınız.
Evet, sevgili okurlarım, iki gencecik pilot evladımızı kaybetmemizin temelde 8 öteki vatan evladını kaybetmekten hiçbir farkı yok. Çocuklarımız yabancı güçlerin çıkar ve ihtirasları uğruna toplu halde feda ediliyor. Ve işin acısı siz de oturup seyrediyor ve yalnızca ağıt yakıyorsunuz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları