Suriye politikası yenilenmeli

Armağan KULOĞLU

Arap Baharı Suriye’ye uzandığında Türkiye, her ülkenin kendine göre bir sistemi olduğunu düşünmeden, uluslararası bağlantılarını dikkate almadan, bu ülkede de diğerleri gibi iktidarın kısa sürede yıkılacağını ve yerine demokratik bir sistemin hâkim olacağını değerlendirerek ona uygun bir politika izlemiştir.
Önce telkin ve tavsiyelerle Esad’ın reform yapacağını düşünmüş ve bundan kendine pay çıkarmaya çalışmıştır. Bunun gerçekleşmeyeceğini anlayınca da, iktidarın kısa sürede devrileceğini hesaplayarak, muhalefetin oluşturacağı yönetimle işbirliği yapmada öncelik almak için muhalefete destek vermiştir.
Ancak verilen destekte mezhepsel yaklaşımların da etkisiyle Esad’ı yıkmaya çalışan her harekete arka çıkılmıştır. Grupların tümü bu durumdan istifade etmiş ve geniş bir alanda serbest hareket etme imkânına sahip olmuştur.
Ancak desteğin esas itibariyle Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) verilmesi düşünülmüşken, radikal dinci örgütler ve Kürt gruplar, faaliyetlerini Esad’la mücadeleden, kendi idealleri yönüne çevirmiş ve mevcut kaos ortamından istifadeyle belirli noktalarda kontrol sağlamışlardır. Kürtler, PYD önderliğinde Türkiye sınırına komşu olacak şekilde, diğer Kürt hareketlerinin de desteğini alarak bir yönetim oluşturmuş ve muhatap kabul edilen bir duruma gelmiştir. el-Kaide’nin uzantısı el-Nusra ve destekçileri de Cihatçılar olarak, Türkiye-Suriye sınırına yakın bir bölgede Irak-Şam İslam Devleti kurduklarını ilan etmişlerdir.

 


***

 


Bu kapsamda Suriye’deki iç savaşın boyutları genişlemiş, Esad güçleri ÖSO ile savaşırken, Cihatçılar ve Kürtler, Suriye’de elde ettikleri konumlarını muhafaza ve birbirlerine karşı da üstünlük sağlama mücadelesine girmişlerdir. Bu gruplar mücadelelerini sürdürürken bir kısmının, Suriye’den Türkiye’ye gelen ve sayılarının 600.000’e ulaştığı söylenen mültecilerle birlikte Türkiye’ye girdikleri bilgisi mevcuttur. Ayrıca Esad’a karşı güçler için Türkiye tarafından verilen ve verilmeye devam eden lojistik, personel ve diğer destekler esnasında Türkiye’ye girip çıktıkları ve bunların kontrolünde de sıkıntılar yaşandığı ifade edilmektedir.
Gruplar, sınır ötesinde sürdürülen mücadele esnasında Türkiye sınırları içinde de mal ve can kaybına neden olmuşlar ve sınır güvenliğini de tehdit etmişlerdir. PYD ve Cihatçı grupların Suriye’de bulunmasının yanında bir kısmının da Türkiye içinde olduğu bilinmektedir. Bu gruplardan Kürtlerin, Batı’dan, Cihatçılarla mücadele için yardım talep ettikleri de söylenmektedir. Gelinen aşamanın Türkiye’de sıkıntılar yaratacağı düşünülmektedir.
Gelişen durum çerçevesinde Türkiye’nin, özellikle uluslararası ortamda, muhaliflere destek adı altında el-Kaide ve uzantısı gruplara da destek olduğu algısı gittikçe yaygınlaşmış ve bu gelişme Türkiye’yi rahatsız etmiştir. Türkiye de bu suçlamadan kurtulma arzusundadır. Bu kapsamda sınır ötesinden Türkiye toprakları içine düşen mermilere top atışıyla cevap vermiştir. Bunu da el-Kaide/İslam Devleti mevzilerinin ateş altına alınması şeklinde açıklamıştır. Ancak el-Kaide’nin hedef alındığının açıklanmasının, başka yönlerden Türkiye’ye zarar vereceğini de dikkate almakta yarar görülmektedir.
Ayrıca bölgedeki kaçakçılık faaliyetlerinde de artış gözlenmiştir. Bölgedeki hassasiyetten dolayı sınırdaki askeri gücün artması, kaçakçılığın eskiye nazaran kolay yapılamamasını da beraberinde getirmiş, bu durum kaçakçılarla askerin sık sık karşı karşıya gelmesine sebep olmuştur. Bu nedenle bölgede bir de kaçakçılıktan dolayı sıkıntı oluşmuştur.

 


***

 


Gelişmeler, Türkiye’nin konunun başından bugüne kadar sürdürdüğü Suriye politikasının yanlışlığını ve bunun sonucunda durumun kontrolden çıktığını göstermektedir. Bu durumda Türkiye’nin Suriye politikasında radikal değişiklikler yapması, önümüzdeki ay Cenevre’de yapılacak konferans için, Esad takıntısını da bir tarafa bırakıp, Suriye’deki muhaliflerin de katılımını sağlayacak ve savaşı sona erdirerek istikrarın sağlanmasına imkân yaratacak teşebbüslerde bulunması gerekli görülmektedir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş