Suriye üzerinden İslam'la hesaplaşmak!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Soğuk savaş sonrası özelde Orta Doğu ve Afrika genelde ise küresel dünya yeniden dizayn ediliyor. Küresel güçler, küresel sistemin  "ozon deliği"  olarak nitelendirdikleri bölgeyi bırakmamaya kararlıdır. Bu bağlamda küresel güçlerin bölgeleri dizayn etmekte kullandığı araçlar da  modernizm, liberalizm, demokrasi ve serbest piyasa ekonomisidir. Küresel güçler yalnızca coğrafyaları değil inançları da dizayn etme gerekliliğini duymuşlardır.

Şii-Sünni ya da medeniyet içi çatışma!

Bu bağlamda  "medeniyetler arası çatışma" dan söz edenler bunu süreç içerisinde  "medeniyet içi çatışmalara"  dönüştürmüşlerdir. Çatışmanın özde  "İslam medeniyetinin içinde olduğu"  iddiaları yoğun bir biçimde dile getirilmiştir. Bu nedenle İslam'ı  "ıslah"  etmenin veya   "ılımlı" hale getirmenin zorunlu olduğundan Pentagon stratejistleri sıkça söz etmektedir. Bu stratejistlere göre  "İslam dini yapısal olarak teröre uygun bir dindir". ABD ve müttefikleri, İslam dininin yapısal olarak teröre uygun (!) bir din olmaktan çıkarılıp, demokrasiye, liberalizme ve modernizme uygun hale getirilmesini terörü önlemenin temel şartı olarak görmektedirler. BOP ve Arap Baharı bu amaç için devreye sokulmuştur.

 "Arap Baharı"  denilen şey, özünde medeniyetler arası küresel stratejiyi medeniyet içi bölgesel stratejiye çevirme operasyonuydu. Soğuk savaş sonrası strateji değişikliğinin sebebi, Irak'a ve Afganistan'a Batı'nın yaptığı medeniyetler arası müdahalenin maliyetinin taşınamaz oluşuydu. Batıya göre; İslam medeniyetinin iç çelişkileri kullanılarak çıkarılacak bir medeniyet içi savaş bölgenin yıpranmış ve çürümüş rejimleri dönüştürülerek bölgenin küresel sisteme açılması sağlanacaktır.

Suriye değil İslam sorunu

Bu amaç için İslam ülkelerinin hem kendi içlerinde hem de birbirleri arasında (Şii-Sünni olarak)  "medeniyet içi"  çatışma imkânları sonuna kadar tahrik edildi.

Irak, Suriye ve Lübnan medeniyet içi çatışmanın laboratuvar alanları olarak belirlendi. ABD Sünni hilali, Rusya ise Şii hilali üzerinden birbirleriyle rekabet eder hale gelmişlerdir. Batı için Suriye ya da Ortadoğu sorunu bir İslam sorunudur. Sorun, İslam olarak ortaya konulunca savaşın da İslam'ın geleceğine yönelik olacağı açıktır.

"İslam'ın geleceğine yönelik savaş"

ABD'nin üst düzey stratejik akıllarından birisi bölgede meydana gelen olayları şöyle değerlendiriyor: "içinden geçilen süreç 1967-73 savaşlarından sonra Ortadoğu'daki en büyük krizdir. Bir anlamda bu İslam'ın geleceğine yönelik bir savaştır". Burada kritik olan savaşın "İslam'ın geleceğine yönelik" olduğunu tespit eden cümledir.

Bütün batılı mahfiller mülteci sorunu, Suriye'deki iç savaş, Paris olayları, IŞİD, terör vb. konularda ki açıklamaların tamamını İslam üzerinden yapmaları rastlantı değildir.

Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Milos Zeman, Türkiye'nin Müslüman bir ülke olmasından dolayı IŞİD'e karşı hoşgörülü davrandığını öne sürerek ve AB içinde yerinin olmadığını söylemiştir.

Nato Genel Sekreteri Stoltenberg, "Bu savaşta Müslümanlar ön cephede. IŞİD'e karşı savaşanların çoğu da Müslüman. "Bu savaşı Müslümanlar için yürütemeyeceğiz" şeklinde bir değerlendirmede bulunmuştur.

Slovakya, AB'nin Suriyeli göçmenlerden sadece Hristiyan olanları kabul edeceğini açıklamıştı. Ivan Metik, ülkelerinde cami olmadığını söyleyerek, bunun Müslümanların ülkeye entegre olmasını zorlaştıracağını belirtmiştir.

ABD'nin 2016 Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi parti adaylarından Donald Trump, "ABD'li temsilciler neler olduğun çözene kadar Müslümanlar için kapıların tamamen kapatılması çağrısında" bulundu.

Batılı yetkililer bölgeyle ilgili olan her olayı İslam'ı hedefe koyarak açıklıyor. Bu da bölgede vuku bulan çatışmalar üzerinden İslam'la hesaplaşıldığını göstermektedir. İslam dininin mensupları birbirlerini boğazlarken İsrail sevinç içinde ellerini ovuşturuyor. Rusya mezhepler arası itilaftan yararlanarak bölgeye kalıcı olarak yerleşiyor. NATO kendi üyesi olan Türkiye'ye "savaşı Müslümanlar için yürütmeyeceğiz" diyor. Her şey yeterince açık değil mi?

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları