Suriye’de son durum

A+A-
Ümit ÖZDAĞ

“Suriye’de son durum”u anlamak ve anlatmak olağanüstü zor bir iş. Çünkü, Suriye’de sokaklarda bir savaş sürerken belki daha büyük bir savaş dünya ve tabii Türk kamuoyunda, zihinlere yönelik olarak sürdürülüyor. Her gün Esad’ın düşmekte olduğunu, 20 ayı geçen bir süreden bu yana dinliyoruz ve okuyoruz. Örneğin 5 Aralık 2012’de Washington Post gazetesinde şu satırları okuyoruz:  “Bir Fransız görevli, ‘Uzun ve kanlı’ diyor 20 aydan beri devam eden ayaklanma için “Ancak son haftalarda dinamiklerde bir hızlanma hissediyorum. Muhaliflerin morali yükselirken, rejimin morali sürekli eriyor. Yakın bir dönemde rejimin devrilmesinin mümkün olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki haftalarda mı yoksa aylarda mı bilmiyorum.” Aslında bunları söylemek için Fransız yetkili olmaya gerek yok, Niğde’de zaman zaman televizyon seyreden yetkisiz bir vatandaş da aynı şeyleri söyleyebilir. 
 Yine iddialara göre her gün Rusya, Esad rejiminden desteğini çekiyor, ABD veya İngiltere, Esad’ı devirmek için askeri müdahale opsiyonunu devreye sokuyor veya Türkiye’ye gelen Putin’i Erdoğan ikna ediyor. Bütün bunlar savaşlarda meşru psikolojik savaş ve enformasyon savaşı eylemleridir. Önemli olan bizim bu savaşın farkında olmamız ve doğrunun ne olduğunu anlamamızdır. Bu ise ancak çok değişik kaynaklara aylarca üzerinde itina ile çalışarak ulaşılabilecek bir sonuçtur.
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi Masası Başkanı Sibel Kalemdaroğlu, Suriye krizini ilk günden bugüne kadar izlemekle kalmadı aynı zamanda yakında Kripto Yayınevi’nden çıkacak olan “Suriye İç Savaşı’nın Harp Ceridesi” adlı, çatışmaların günlüğünden oluşan çok kapsamlı bir incelemeyi de gerçekleştirdi. Kalemdaroğlu, Suriye’deki son durum ile ilgili şu temel tespitleri yapıyor:
1) Suriye’nin büyük bir bölümünde hâlâ Esad güçleri duruma hakim. Suriye’nin kuzeydoğusu, PYD’ye bırakıldı. Halep’in kırsal kesiminde  muhalifler üstün, özellikle Türkiye sınırında. İdlib’de Harem’de muhalifler üstün ama halk direniyor.Yine İdlib’de Marat El Numan muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib’de Türkiye sınırındaki bölgeler muhaliflerin kontrolünde. Golan Tepeleri’nin Suriye sınırında kalan bölgesinde muhalifler üstün. Şam’ın etrafındaki Rif Dimaşk bölgesinde muhalifler üstün. Humus’ta bazı bölgelerde çatışmalar devam ediyor. Humus, Rastan’da muhalifler üstün. Rastan, Şam’ı ülkenin kuzeyine bağlayan yolun üzerinde olduğu için önemli. Deraa’nın da bazı bölgelerinde devam ediyor çatışmalar.
Suriye’nin 14 vilayetinde devlet hakimiyeti büyük ölçüde devam ediyor. Ancak otoriter rejimlerin gücü ve var olan meşruluğu isyanlar ne kadar uzun sürer ise o kadar zayıflar. Esad rejimi de bir zayıflama süreci içinde.
2) Türkiye tarafından desteklenen Suriye Ulusal Konseyi bir geçiş hükümeti oluşturmak ve halk desteği almak konusunda büyük ölçüde başarısız oldu. Onun yerine Katar’da Suriye Devrimi Muhalefet Güçleri Koalisyonu kuruldu. Örgütün başına liberal bir din adamı getirildi. İngiltere, Fransa ve Türkiye bu örgütü Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanıdı. ABD bekliyor. Son günlerde Batı, Suriye’nin silah stoklarında bulunan kimyasal silahların hem Suriye ordusu tarafından kullanılma hem de el Kaide’nin eline geçmesi ihtimalini daha fazla vurgulamaya başladı. 
3) Suriye’de 29 örgütü bir araya getiren el Nusra diye anılan el Kaide’nin etkinliği giderek artıyor. Bu Batı’da endişe yaratıyor. ABD’nin el Nusra’yı terörist örgüt olarak tanımlayacağından bahsediliyor. el Nusra eylemlerinde çok vahşi davranıyor. Bu Suriye halkında tepki uyandırıyor. Muhalefet bünyesinde el Nusra’nın güçlü olması, muhalefete desteğinin gelişmemesine neden oluyor. 
4) Dün Suriye’nin Dostları toplantısı Fas’ta yapıldı ve El Kaide’nin güçlenmesini engellemek için ABD tarafından Esad’ın devrilme sürecini hızlandırmaktan bahsediliyor. Ancak askeri müdahalenin yarın veya öbür gün yapılacağına veya muhaliflere askeri desteğin artırılacağına dair daha önce de çok şey söylenmişti.
5) Rusya, hâlâ sarsılmaz bir şekilde Esad rejiminin arkasında durmaya devam ediyor. Moskova’da en azından henüz kimse Esad’a yer aramıyor. Aramaya başladığı zaman da bu yer büyük bir ihtimal ile Suriye dışında değil, Şam dışında bir yer olacak. Esad, Şam’da yenilir ise Lazkiye’ye Nusayri bölgesine çekilecek. Ve iç savaş Moskova ve Tahran’ın desteği ile devam edecek.
6) Tahran’ın Esad’a desteği de çok boyutlu olarak devam ediyor. Tahran bir yandan da Esad ile muhalefet arasında arabuluculuk yapmak için değişik girişimlerde bulunmayı sürdürüyor.
7) Batı hâlâ, Türkiye-Katar-Suudi Arabistan üzerinden Suriye savaşını sürdürmeye hevesli ve istekli görünüyor. Doğrudan müdahaleden uzak duruyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları