Suriye’nin düşmanları

Savaş SÜZAL

İstanbul’da sahneye konan “Suriye’nin Düşmanları Konferansı” nda gene ABD’nin yalakalarından Washington’a yaltaklanma çıktı. Yıllarca Türk halkına demokrasi ve özgürlük nasihatleri edenler, yanlarına ne kadar diktatör, kral, prens varsa alıp başka bir diktatöre demokrasi ve özgürlük adına saldırması olabilecek en komik gelişme.
Aslında İstanbul konferansındaki en önemli nokta, isyancı denilen başıbozuk takımın Körfez’deki şeyhler, emirler ve krallar tarafından finanse edilecek olması. Maşallah maşallah tam bir demokrasi destanı gelişmeler. Yani Suriye’deki diktatörlükle savaşmak üzere başka diktatörlerin parası ile paralı askerlerden ordu kuruyorlar.
Ama en komiği, ülkesindeki tüm muhalif sesleri bastırıp hapse koyan, muhalif gazeteci, yazar, eğitimci ve emekli askerleri hapseden ve onları yargıdan önce suçlu ilan eden bizimki kalkıp bu düşmanlar konferansında özgürlük nutukları atıyor. Pes vallahi. İnşallah polisleştirdikleri asker ile Suriye’ye karşı savaş filan ilan etmezler. Bu güne kadar şan ve gurur dolu askeri tarihimize de bir şeyler olur maazallah.
Aslında buralarda Suriye ve İran’dan sonra sıranın Azerbaycan ve Türkiye’ye geleceği ileri sürülüyor. Bunun da en az bir beş sene çekeceği kaydediliyor. O tarihe kadar petrol enerji kaynağı olmaktan çıkıp dünya yeni enerjilere yönelmiş, araçlar benzin yerine başka malzemelerle çalışıyor olacak.
Ayrıca Suriye üzerinde kopartılan gürültülere karşılık İran konusunda daha etkili gelişmeler var. Bakın iki gün önce İranlılara kardeşim diyen Tayyip Bey, aldığı talimatı yerine getirdi ve topuk çakarak İran’dan yapılan petrol ithalatını azalttı.
Bu arada bu ay aslında Türk-ABD ilişkilerinde sıkıntılı günlerin yaşanacağı bir dönem. Aslında hem Türk tarafı hem de Amerikan tarafı yıllarca tekrar tekrar aynı senaryoyu sahneye koyacak. Biliyorsunuz bu ayın 20’sinde ABD Başkanı sözde Ermeni soykırımı için bir bildiri yayınlayacak. Bu bildiride gene ABD Başkanı dolaylı yoldan kirli işlerinde kullandığı bir ulusu katillikle suçlayacak. Bizim Ankara’daki politikacılarımız göstermelik bir iki laf edip gerçekte bu sene de ‘soykırımı demedi’ diye ellerini ovuşturarak mutlu olacak.
Zaten Erdoğan hükümetinin benzin, doğal gaz ve elektriğe yaptığı zam kazığı ile sarhoş olan kahraman Türk milleti, hâlâ takımlarının kupada mı yoksa ligde mi şampiyon olacağı, şike sonucu kimin küme düşeceği gibi milli ve uluslararası sorunlarla meşgul olup yediği kazığı da umursamayacak. Nasıl olsa yaz geldi, halk da üşümeyecek hem de çalışanlarla emeklilere de alay eder oranlarda zam da yapıldı en az bir sene rahatlar. Yersen.
Gelelim Tayyip Bey’in esip köpürmesine rağmen neden suratının asık olduğuna. Bence bunun iki nedeni var. Birincisi kim ne derse desin sağlık durumu... Bu surat ameliyat öncesi Erdoğan suratı değil. Söylentilere göre dış seyahatlere kızını taşıma nedeni de sağlık. İkinci neden siyasi. Bir kere Ankara’daki pasta paylaşımı kavgası saklanabilecek düzeyi geçti. Ayrıca bizim ustanın dış politika alanında tek dostu kalmadı.
Anlaşılan; herkesi önce dost ilan edip sarılıp öpüp, ardından aleyhte konuşmasından kendisi de rahatsız. Birde nereden bakarsanız bakın Müslüman olan ülkemizde din bir anlamda cüzdan değil vicdan demek. Son olarak Ahmedinecad kardeşini de kaybetti. Bakmayın, Almanlar, Fransız ve İtalyanlar ile İspanyollar tamamen devre dışı. İngilizler ABD’nin verdiği talimatlara uyduğu için şimdilik saf değiştirmedi.
Aslında Türkiye, Atatürk ve devrimlerinin çizgisinden çıktığından bu yana çöküşe doğru hızla koşuyor. Bunu görmemek için kör olmak lazım. Dışarıdan gayet parlak görünen ülkenin içi boş. İktidardaki ve muhalefetteki politikacılar sadece kendi geleceklerinin peşinde. Cumhuriyetin son izlerinden olan eğitimi de katlettiler. Artık Erdoğan ve partisine oy veren anneler mutlu ve içi rahattır. Kızlarına da kendilerinden kötü bir gelecek ve kader çizdikleri için...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş