Sussam gönül razı değil

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran irade olan Türk Milliyetçiliğini ayaklarının altına aldığını belirten Tayyip Erdoğan, Rize’de de aynı sözleri söyleyecekmiş. Bakalım Karadeniz halkı Rize’ye akıp bu haddini bilmeze demokratik bir ders verecek mi? Göreceğiz. Benim onurlu kimliğimi ayaklar altına alabilecek babayiğit doğmadı! Ya sizin?
Eline aldığı kitapçıktaki antropoloji biliminden habersiz olan Erdoğan, tevil yaparken kafasının arkasındakini öne çıkardı. Son yıllarda hedef tahtasına koyduğu İsmet Paşa’nın yanına bu defa Atatürk’ü de koydu... Ne diyelim  “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil!” Ama susmaya hiç de niyetimiz yok!..
Öncelikle antropoloji biliminin ne olduğunu öğrenmeli Erdoğan. Sonra ırkçılık yapmakla itham ettiği bu devletin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatma cesaretini kimden ve nerelerden aldığını açıklamalı. Dahası Türk milletinden derhal özür dilemeli... Bir zamanlar dilinden düşürmediği Şeyh Edebali’nin nasihatlerini yeniden okuyarak, hatadan dönmenin erdem olduğunu kabullenmeli... Gözünü bürüyen hırstan, intikam duygusundan derhal arınmalıdır. Çeyrek asır öncesine dayanan hukukumuz adına Erdoğan’a Fuzuli’nin mısralarını hatırlatmak istiyorum:
“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
Çektiğim alamı bir ben bir de Allahım bilir...”
Şiir okumayı sevdiğini bilirim Erdoğan’ın. Bir de şiir okumaktan hapse girmediğini de... Dedim ya 1991 yılının hatırına hatırlatıyorum Fuzuli’yi. Fuzuli işlerle uğraşıp fuzuli anılmasın diye... Lakin kendisini var eden, bugünlere getiren 28 Şubat ile ilgili de fuzuli işler yapılmakta... İktidara geleli on yılı geçiyor.  “On yıldır neredeydin?”  diye sormazlar mı? Hadi soramıyorlar diyelim.  “28 Şubat’ın intikamını 28 Şubat günü al”  mı dediler yoksa!.. 28 Şubat soruşturmasına ilişkin haberleri okurken aklıma nebbaş geldi. Hani ölü soyucusu derler ya... Ölülerden intikam alanlar için söylenenlere girip de konuyu uzatmak istemiyorum. Okul komutanlığımdan öte baba gibi görüp sevdiğim, anısı önünde saygı ile eğildiğim rahmetli Doğu Aktulga’ya karşı nebbaşlık girişimi canımı acıttı... 28 Şubat’ta sokağa çıkan tanklara geri dön emri veren Doğu Aktulga vefat etmemiş olsa Silivri ya da Sincan’a hapsedilirdi.
Dedik ya “Sussam gönül razı değil!”

 

Sessiz Çığlığa davet

 

Her Cumartesi İstanbul, Ankara ve Gölcük’te yapılan  “Sessiz Çığlık”  gösterileri bu hafta başkentte panel olarak devam edecek. Saat 13:00’te Sakarya Caddesindeki buluşmadan sonra sessizce yürüyüp Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne varacağız. Saat 15:00’te Müyesser Yıldız, Nihat Genç, Osman Özbek, Av.Şule Nazlıoğlu Erol ve benimle beraber tutuklu asker ailelerinden konuşmacılar olacak. Yarın görüşmek üzere.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş