Suudiler mezhep kavgasını neden körüklüyor?

A+A-
Esfender KORKMAZ

1997 yılında, Türkmenistan’dan İstanbul Üniversitesi’ne davetli olarak bir rektör gelmişti. Rektör, Türkiye’ye ikinci gelişim diyordu. İlk gelişinden sonra Suudi Arabistan’a da gitmiş. Suudilerden bir prens,  “Türkiye’ye neden gidiyorsun? Geleceksen buraya gel”  diye tavsiyede bulunmuş.
Dün bir gazetede, Suudi Arabistan Prensi Fahad El Suud’un 36.8 milyon lira vererek (yaklaşık 20 milyon dolar) üç gün için Paris’teki Disneyland’ı kapattığı haberi yayınladı.
Merkezi New York’ta bulunan Freedom House isimli kuruluş, her yıl  bütün ülkelerde anket yaparak, siyasi haklar ve sivil özgürlükler açısından ülkelerin özgürlüğünü ölçmektedir. Söz konusu kuruluş, özgür ülkeler, kısmen özgür ülkeler ve özgür olmayan ülkeler olarak üçlü bir ayırım yapmaktadır. Ortalama fert başına gelirin yüksek olduğu ülkeler birkaç istisna dışında, demokratik açıdan, insan hakları açısından, özgür ülkeler kategorisinde yer almaktadır. Bu istisnaların başında Suudi Arabistan gelmektedir. Suudi Arabistan’da ortalama fert başına gelir 25 bin dolardır. (Türkiye de 10.504 dolardır.) Ancak Suudi Arabistan’ın karşısında  “özgür değil” diye yazılmaktadır. 
Suudi Arabistan’ın zenginliği olan petrol gelirleri Suudi kral ailesinin,  aile geliri gibidir. İngiltere’de tüm topraklar Kraliçe’nindir... Ancak bu sembolik olarak bir geleneğin devamıdır. Gerçekte İngiltere mülkiyet haklarına saygılıdır. Demek ki Suudilerin krallık olması, gelirin tamamına el koymaları anlamına gelmez. Ayrıca insan hakları ve siyasi özgürlüklerin tamamıyla askıya alınması anlamına da gelmez.
Kaldı ki Suudi ailesinin toplumun hakkı olan gelire el koyması, İslami kurallara da uymaz. Her halde kadınlara araba kullanma hakkı vermeyenlerin 100 dansöz oynatması da İslami kurallara uymaz.
Suudiler bu tür haksızlıkları ve istismarları, halkın görmesini önlemek için dini inançları ve mezhepçiliği kullanıyor. Bunun içindir ki Suudiler ve Katar, Suriye’de iç savaşa destek veriyorlar. Türkiye’yi de uzak durması gereken bir çıkmazın içine çektiler.
Suudi prensi 3 günde 20 milyon dolar harcarken, dünyada 2015 yılında 1 dolar 25 cent’lik günlük kazancın altında geliri olanların, yani resmen aç insanların, sayısı 1 milyar 282 milyon olacaktır.

 

 

Birleşmiş Milletler’e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Dünya Gıda Programı (WFP) zaman zaman Dünya Açlık Raporu’nu açıklıyor. 2012 yılı raporunda, dünyada açlık çeken insanların sayısının 2008 yılından 2012 yılı başına kadar 75 milyon arttığı kaydedildi.
Üç günde 20 milyon dolar harcayan bir Suudi prensini gören aç insanlar  “ne iyi, eğleniyor” mu diyecek; yoksa  “insanların haklarını, insanların özgürlüklerini ve petrol gelirlerini gasp ederek eğleniyor”  mu diyecektir. Suudilerin mezhep kavgasını körüklemesi, aslında bu dikkatleri dağıtmak için yapılıyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları