Sykes - Picot ruhu İskenderun üzerinde

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Bu hafta Milli Düşünce Merkezi'nden Hakan Paksoy'un "Rakka'nın perde arkası" analiziyle başlıyoruz "Sizden Gelenler"e… Harita ve gazete küpürleriyle de destekli hayli uzun bir değerlendirme yapmış Paksoy; köşemiz sınırları içerisinde ben bir bölümü aktaracağım; merak edenler ilgili siteden ulaşabilirler tamamına:

"ABD, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı verilen, aslında neredeyse tamamı bölücü terör örgütünün Suriye kolu olan PYD tarafından meydana gelen güçlerle bir operasyon başlattı (24 Mayıs 2016).

(…) 2011'den bu yana iç savaşın yaşandığı Suriye'de yeni bir sürece girilmektedir. Cumhurbaşkanının "Suriye'de butik devlet kurulmak isteniyor" sözünün üzerinden sekiz ay gibi kısa bir zaman geçmiş ve gidişat bir Kürt devleti / özerk bölgesine doğrudur. Bu hedef için Fırat Nehrinin batısına geçmek mecburidir. Ve Fırat'ın batısında, denize ulaşmak için aşılması gerekecek tek engel Türkiye vardır yani asıl hedef Türkiye'dir, İskenderun Körfezidir.

(…) Eğer teröristler gerçekten gazetede yazıldığı gibi, "Suriye sınırındaki artan güvenlik sebebiyle Afrin'e geçmek için" Hassa'ya geliyorlarsa dağa çıkmadan, doğrudan Suriye'ye geçebilecek çok ama çok fazla yerleri vardır.

Amanoslar Dağları, uzun zamandan beri terörist faaliyetlerin yapıldığı ve birçok şehit verdiğimiz çok önemli bir coğrafyadır. Akdeniz'in en önemli körfezlerinden birisi olan İskenderun bu dağların eteğindedir. Buradaki faaliyetler, Suriye'nin kuzeyinde kurulmak istenen(!) Kürt devleti / özerk bölgesi için denize çıkış sahasıdır. Yani Ortadoğu için canlandığı(!) yazılmaya başlanan Sykes - Picot ruhu İskenderun üzerinde dolaşmaya başlamıştır.

(…) bu gidiş, Kıbrıs'taki müzakerelerle beraber değerlendirildiğinde Akdeniz'e çıkamaz olma ve bin yılda kazanılmış olanları 15 yılda verme istikametindedir."

 

 

 

*

 

 

HUKUKİDEN FİİLİYE: PARTİ(Lİ) (CUMHUR)BAŞKANLIĞI

Prof. Dr. Tülay Özüerman diyor ki "fiilen varım demek hukuken olmadığının ilanıdır"… Okuyalım:

"Yine bir ülke düşünün, Başbakan tayin edilen, ayağının tozu ile, Yapmamız gereken fiilî durumu yasal hâle getirmek. Bunun en iyi yolu yeni anayasa, başkanlık sistemi." açıklaması ile, hem kendisini atayanın, hem de kendi konumunun hukuki olmadığını ilan ediyor.

(…) Hukuken var olmayışın (hukuku yok saymanın) itirafıdır "fiilen varım" demek. Kendi yasası ile güç kazanma çabasının yoğunlaşacağının da ilanı.

          Gücünü ne hukuktan, ne de ulustan alıyor,  bölünük hale getirdiği halkın bir kısmı üzerinden, korku ve baskı ikliminde kurulan sandıklarla güç tazeliyor görüntüsü içinde bir taşkın iktidarla Türkiye, diğer ülkeler nezdinde sürekli güç yitiriyor.

          Sorun, parlamenter sistem değil, parlamenter sisteme tutunarak gelen iktidarın niteliği. Türkiye'de değişmesi gereken de bu.

          Ya iktidarın niteliğini değiştireceğiz, ya da bugün iktidarda olanlar fiilen baskıladıkları Cumhuriyet rejiminin niteliklerini değiştirecekleri kendi anayasalarını yapacaklar.

          Partili Cumhurbaşkanı olmaz. Partili olunca, sadece partinin başkanı olunur. Cumhur hepimiziz... Partisi üzerinde etkisini her vesile ile anlatan hepimizi temsil etmiyor demektir.

          Bu aralar herkese soruyorum. "Alman Cumhurbaşkanı'nın ismi ne?" diye... Kimse bilemiyor. Başbakan Merkel'i tanıyorlar!...

         Nedense (!) orada fiili bir durum yok. Hukuk dışına ancak, bizim gibi içeride (her an kendi içinden düşürülebilen) zayıf hükümet ve uydulaşan (sözde) muhalefetin olduğu ülkelere karşı parlamentolarına taşıdıkları yasalar ile çıkıyorlar. Kendi içlerinde hukuksal, bizim gibi kurumsallaş(a)mamış olan ülkeler için hukuk dışı yöntemlerle güçlerini koruyorlar…"

 

*

 

AHDE VEFA AYI​

Konya'ya -hadi kim gitse demeyeyim ama- gidenlerin çoğu namını duymuştur sanıyorum Ahde Vefa Turan Birliği'nin… Her biri kendi zamanlarından, hayatlarından feda ederek biriktirdikleri zaman, emek ne varsa "ihtiyaç sahipleri"ne vakfetmiş bir avuç yürekli, samimi, altına elini koyacak taş peşinde koşan cevval insan…

Malum bugün Ramazan 1.

"Dayanışma"nın her zamankinden çok dilimizde olacağına şüphe yok bu 30 gün boyunca; ama gelin dilde bırakmayalım… Karınca kararınca, elimizden geldiği, imkanımızın yettiği kadar, bu insanların "hayrına" yaptığı işin bir ucundan da biz tutalım.

Kul hakkından korkan herkes gibi ben de kefaletin ağırlığını taşımaktan korkarım genelde ama; Konya'ya her gidişimde kendi gözlerimle gördüm Ahde Vefa Turan Birliği'ne giden yardımların sahiden de muhtaç olana ulaştırıldığını. Kimi destekleriyle sağlığına kavuşmuş, kimi okuluna devam edebilmiş, kimi çocuğunun karnını doyurmuş yığınla insanla tanıştım; "minnet"lerini anlattılar uzun uzun…

O yüzden bu hafta Sizden Gelenler'de derneğin kendini anlattığı bu satırları, altına imza da atarak paylaştığımı bilmenizi isterim:

"KONYA'da bir Ülkücü STK var. RAMAZAN ayında hatırlanmak istiyor.

Adı: AHDE VEFA TURAN BİRLİĞİ SOSYAL DAYANIŞMA ve EĞİTİM DERNEĞİ.

Konya da Üniversite tahsili gören, Kafkaslardan gelerek Konya da okuyan Türk öğrencilere hamilik yapıyor. Soydaş öğrencilerin Ülkücü Dünya görüşü ve Türk Milliyetçileriyle tanışıp kaynaşmasına vesile oluyor. Bu hususta dört daire de öğrenci misafirhanesiyle hizmet veriyor.

AHDE VEFA TURAN DERNEĞİ dar gelirli Ülkücü ailelerin Üniversite de okuyan çocuklarına Öğrenim bursu veriyor. Bu amaçla elli dört öğrencinin iki yıldır Bursları ödenerek genç kardeşlerimize katkı sağlanıyor.

AHDE VEFA TURAN DERNEĞİ Konya da ikamet eden Suriye-Irak ve Afganistan kökenli Türkmen ve Özbek mültecilerin gıda, ilaç ve ev araç gereçleri noktasında ihtiyaçlarını gideren gayretler içerisinde tam Dört yüz mülteci Türk aile ile direkt ilgileniyor.

AHDE VEFA TURAN DERNEĞİ Mülteci Türkmenlerin Türk ALFABESİ öğrenmeleri ve bu sebeple Anadolu insanıyla daha iyi iletişim kurabilmesi için Mültecilere yönelik Türkçe yazıp okumak kursları tertip ediyor.

AHDE VEFA TURAN DERNEĞİ, Üniversiteye hazırlanan Lise öğrencilerine ücretsiz Matematik Kimya kursları vererek başarılı gençler yetişmesini amaçlıyor.

Ahde Vefa Turan Derneği her ay Konya da büyük bir salonda Halk'a açık olarak Milli ,Dini ,Tarihi,Siyasi ve Kültürel konferanslar tertip ederek camia içi eğitime katkı sağlamaya ve fikirlerimizin topluma yayılmasına yönelik hizmetler vermeye gayret ediyor.

Ayrıca kitaplar bastırıyor. Maturidi Yesevi inancının tanınması için çırpınıyor.

Ve daha pek çok konuda Türk Milliyetçiliği çizgisinde adımlar atmaya çalışıyor AHDE VEFA TURAN BİRLİĞİ DERNEĞİ.

Ramazan ayında zekat ve yardımlar konusunda Ülküdaşlarımızdan destek bekleyen, Özellikle mağdur ve gerçekten ihtiyaç sahibi Türkmen Mülteci soydaşlarımıza el uzatmak için Ülkücülerin AHDE VEFA TURAN DERNEĞİ Nİ Tanımalarını bekliyor.

RAMAZAN ayında yapacağımız hayırların bir kısmını da buı güzel hizmetlerin devamı için AHDE VEFA TURAN BİRLİĞİ DERNEĞİ ne yönlendirelim istiyorlar…"

Durum böyle…

Banka hesap numarası paylaşmak bir takım sakıncalar doğurabiliyor… O nedenle ben yardımda bulunmak isteyenler için irtibat kurabilecekleri adres ve telefon numaralarını vereyim; gerisini yardımsever okurlarımız dernek yöneticileriyle istişare ederek yerine getirsin:

 

Elektronik Posta : ahdevefaturan@gmail.com <mailto:ahdevefaturan@gmail.com>.

0 332 3500708. -- 0546 972 9806

Adres: Sahibiata mh. Sırçalı Medrese cad. Şimşek Apt. No 18 Meram / KONYA

 

 

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları