‘Taksim’e cami’den Taksim’e rezidansa

İsrafil K.KUMBASAR

Taksim’deki Gezi Parkı’nı ‘çevre düzenlemesi’ bahanesiyle yıkarak, yerine yandaş mama taifesine ‘yeni bir rant alanı’ açmak için dev bir ‘alışveriş merkezi’ ve ‘rezidans’ dikmek isteyen iktidar partisine karşı ‘tepki’ olarak başlayan olayların, önümüzdeki günlerde daha da büyümesi kaçınılmaz görünüyor.
Polisin iki gün boyunca göstericilere karşı kullandığı ‘orantısız güç’, olayları ‘sıradan bir çevresel tepki’olmaktan çıkartıp, bir anda ‘hükümeti istifaya davet eden’ topyekun bir sosyal patlamaya dönüştürdü.
Güvenlik güçleri, tam iki gün boyunca ‘demokratik tepki haklarını’ kullanmaktan başka bir suçları olmayan insanların üzerine durmadan ‘biber gazı’ sıkıyor.
Hiç beklenmedikleri bir müdahale ile karşılaşan birçok kişi, böcek gibi yere yığılıyor.
CNN, BBC ve El Cezire başta olmak üzere bütün dünya televizyonları, gelişmeleri ekranlara ‘birinci haber’ olarak yansıtıyor.
Ama Türkiye kamuoyu, İstanbul’un göbeğinde ne olup bittiğini bir türlü öğrenemiyor.
Zira ‘kontrol altındaki’ medyada olaylarla ilgili bir tek haber yok.

 


***

 


Taksim, “Taksim’e cami” yapma söylemi ile yola çıkarak “Taksim’e rezidans” dikmeye kalkışan iktidar sahiplerinin ayaklarına çok fena dolandı.
‘Dindarlık’ kisvesi ile milleti kandırıp ‘hırsızlığın’, ‘soygunun’, ‘yağmanın’ kitabını yazanlar, bunun hesabını elbette ki Allah’tan önce ‘millete’ verecekler.
Uzun süre olup bitenleri gizlemeye çalışanlar, artık ‘mızrağın çuvala sığmayacağını’anlayınca, dünya kamuoyunu yanıltabilmek için hemen yabancı dil bilen malum ‘servis’elemanlarını devreye soktular.
Babası bir zamanlar yazdığı ‘kışkırtıcı’ yazılar ile birçok insanın ölümüne sebep olan ‘çok demokrat’ bir yanaşma, El Cezire’de, olup bitenleri bakın nasıl çarpıtıyordu:
- “Olayların Taksim’deki bir parka AVM inşa edilmesi ile hiçbir alakası yok. Sürekli kandan beslenen ve hükümetin başlattığı barış sürecini içlerine sindiremeyen güçler, istikrar ortamını ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçtiler. Olaylara karışanlar, demokratik rejimi kesintiye uğratmak için şartların olgunlaşmasını bekleyen demokrasi dışı güçlere tetikçilik yapıyorlar.”

 


***

 


Neler olup bittiğini anlamak için Taksim’e çıktığımızda MHP’ye oy veren birçok kişinin de kalabalık arasında “Hükümet istifa” diye bağırdıklarına şahit olduk.
“Milliyetçiler orada ne arıyor?” diye soranların, cevabı önce kendilerinde, sonra da Taksim’i adeta ‘savaş meydanına’ çeviren polislerde aramaları gerekmez mi?
‘Çevre katliamına’ karşı açıklama yapmak için Taksim’e giden MHP milletvekillerine destek vermek amacıyla toplanan milliyetçiler ile önce “BDP’ye destek için mi geldiniz?” diye dalga geçen polis, daha sonra bir uyarı yapma gereği dahi duymadan üzerlerine ‘gaz bombaları’ fırlatmaya başlıyordu.

Neye uğradıklarını şaşırarak kaçışmaya başlayan kalabalığın arkasından gaz yağdırmaya devam eden polis, arkada kalan kadınları da çocuklarının gözleri önünde ‘iteklemekten’ çekinmiyordu.

Peki, bugüne kadar bölücü teröristlere bile ‘şefkat kollarını’ açan polis, birden bire neden böyle bir şiddete başvuruyordu?
Bu sorunun cevabı da bir süre önce Pennsylvania’da gerçekleşen ‘malum görüşmenin’ kısmen medyaya yansıyan ‘perde arkasında’ gizlidir.

 


***

 


Bugüne kadar, “Biz kefeni sırtımıza giyerek yola çıktık” diye böbürlenip, burnundan kıl aldırmayan sahte kabadayının ‘ciddi bir direniş’ karşısında nasıl da ‘dudaklarının titremeye başladığına’ hep birlikte şahit olduk.
‘Toplumsal muhalefeti’ görünce 180 derece çark etmek zorunda kalan hazret, yeniden ‘camiden’ bahsetmeye başladı.
Bugüne kadar AKP iktidarının ülkeyi ‘dikensiz gül bahçesi’ gibi yönetmesi için ellerinden gelen her şeyi yapanlar, birazcık ders almışlar mıdır acaba?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş