Talana kaynak var askere, polise yok!

İsrafil K.KUMBASAR

Bozuk plak gibi her seferinde tekrarlana tekrarlana artık kulakları tırmalamaya başlayan ve millete gına getiren kaynağı belirsiz bir 'acziyetin' türküsüdür bu.

Her ne zaman sınır boylarından 'kınalı kuzuların' al bayrağa sarılı tabutları gelmeye başlasa, Ankara'nın 'yüksek rakımlı' tepelerindeki sımsıcak koltuklarına konuşlanmış olan etkili ve yetkili korodan, hep o aynı nakarat duyulur:

- "Şehitlerin kanı yerde kalmayacak."

- "Eşkıya döktüğü kanda boğulacak."

- "Hainler hak ettikleri dersi alacak."

Birilerinin 'ucuz kahramanlık' yapmaya kalkıştığı 'kuru-sıkı' hamaset gösterisi arenalarına çevrilen cenaze törenlerinde, biricik evlatlarını 'ne uğruna' şehit verdiklerinden bir türlü emin olamayan ailelerin acı dolu feryatları "Şehitler ölmez, vatan bölmez" sloganları arasında kaybolur gider.

Yalnızca 'düştüğü yeri' yakan kor gibi ateşin üzeri, 'teselli' anlamına gelen 'sihirli' bir temenni ile örtülür:

- "Vatan sağ olsun."

Sonra da her şey unutulur.

***

'Çözüm' adı altında başlatılan 'bölünme' sürecinde bölgeye yığınak yapan terör örgütünün yeniden saldırıya geçmesi üzerinde 'icra' makamında olanlar, 'timsah gözyaşları' içerisinde yeniden o klasik türküyü seslendirmeye başladılar:

- "Şehitlerin kanı yerde kalmayacak."

Dünyanın hangi ülkesinde, bir 'Başkomutan', bırakın adam gibi istihbarat paylaşmayı, hakimiyet alanındaki bölgelerden elde ettiği 'uydu görüntülerini' bile vermekten kaçınan bir ülkeye 'dost' ve 'müttefik' gözü ile bakabilir, sıradan bir hava harekâtı için 'icazet' isteyebilir?

Dünyanın hangi ülkesinde, bir 'Başbakan' veya 'Bakan', her gün en az üç vatan evladı kara toprağın bağrına düşerken, sanki 'hiçbir şey olmuyormuş' gibi yapıştığı koltuğunda rahatça oturabilir?

Dünyanın hangi ülkesinde, teröristlere 'kardeş' gözü ile bakan bir oluşum 'siyasi parti' adı altında, 'Meclis çatısı' içerisinde kendisine yer bulabilir?

Dünyanın hangi ülkesinde, 'vatanseverler' ile 'bölücüler' yan yana oturabilir?

***

Nihai hedefi Güneydoğu Anadolu bölgesini Türkiye'den kopartarak, 'Büyük Kürdistan' projesinin bir parçası haline getirmek olan bölücü terör örgütü her geçen gün biraz daha 'halk arasında' kök salıyor, taban buluyor.

'Demokratik özerklik' planı doğrultusunda bölgede 'paralel devlet' yapılanmasına giderek 'kendi güvenlik teşkilatını', 'kendi mahkemelerini', 'kendi vergi dairelerini' kuruyor.

'Pilot bölge' olarak seçtiği bir takım il ve ilçelerde 'kantonluklar' ilan etmek için halk ayaklanması çıkarmaya çalışıyor.

Türkiye hızla 'bölünmeye' gidiyor.

'Milli birlik ve bütünlük' denince 'alt kimlik/üst kimlik' ayrımı yapmaktan, 'Kürt sorununu' tanımaktan, 'Kürtçe' eğitimi kabul etmekten, 'Kürtçe' yayın yapmaktan, 'Kürtçe' Kur'an bastırmaktan başka bir şeyi aklına getirmeyenler, ne yazık ki 'oy kaybetme' korkusuyla 'köklü' projeler geliştirmekten, entegrasyonu hızlandıracak 'ekonomik', 'sosyal', 'kültürel' adımlar atmaktan kaçınıyorlar.

***

Her gün onca vatan evladı, 'erkek' gibi karşılarına çıkamayan hainlerin 'kancık' gibi kurdukları 'tuzaklarda', 'pusularda' hayatını kaybediyor.

İhalelerden, imarlardan bir gecede 'milyon dolarları' cebe indirenler, 'tuzaklara dayanıklı' araçların alınması, 'pusulara açık' karakolların 'daha güvenli' noktalara taşınması için para bulamıyorlar.

Oturdukları 'köşklerin', 'konutların', 'binaların' yenilenmesine, 'ceylan derisi' koltukların değiştirilmesine para var.

Ama güvenlik güçlerine yok.

'Mercedes', 'BMW', 'Audi' gibi birbirinden lüks makam araçlarına, 'yata', 'kata', 'uçağa', 'açığa', 'kaçağa' para var.

Ama güvenlik güçlerine yok.

'Arpalık' haline getirilen kuruluşlarda 'ne yaptıkları belirsiz' olan başkanlara, yönetim kurulu üyelerine, danışmanlara para var.

Ama güvenlik güçlerine yok.

Çocuklara 'gemicikler' satın almaya, yandaşlara 'avanta' sağlamaya para var.

Ama güvenlik güçlerine yok.

'Festivallere', 'kutlamalara' para var.

Ama güvenlik güçlerine yok.

***

Kendisi için 'saraylar' yaptıran, 'uçak-helikopter' filoları kuran, 'ultra lüks' araçlar istifleyen, kamudaki israfı 'çerez parası' olarak gören zihniyetin, sıra güvenlik güçlerine gelince her nedense eli bir türlü 'hazineye' uzanmaya gitmiyor.

'Talana', 'soyguna' kaynak var.

Ama askere ve polise yok.

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş